19 Kasım 2010 Cuma

Anti- İstanbul'dan Anti-Anadolu'ya

Anadolu takımları arasında düne kadar olan İstanbul takımlarına karşı birlik hareketi artık çatırdamaya başladı.Geçen sezon Bursaspor'un kazandığı şampiyonluk sonrası diğer Anadolu takımlarıda artık şampiyonluk ve en azından Avrupa lupası hedefi koymaya başaladılar.Eskiden hedefleri olmayan ve ligi nerede bitirdikleri pek önemli olmayan bazı takımlar bile artık kendilerine bir hedef seçmiş durumda.Ama bu gelişen duruma karşı hazırlıksız yakalandılar gibi.Artık aralarında oluşan Anti-İstanbul durumları yavaş yavaş çatlamaya ve dolayısı ile kendi aralarında bozuşmaya başladılar.

En son Bursa-Trabzon maçında görüldü ki aslında Anadolu takımlarıda kendi aralarında pastadan en büyük payı kapma derdindeler.Taraftarları , kulüp yöneticileri tıpkı şöhrete alışamayan ve abuk sabuk hareketler yapan 3.sınıf pavyon şarkıcıları gibiler.Birbirlerini yiyecekler yakında.

Bursa maçında sahaya giren seyirciler yüzünden herkes Bursa'nın saha kapama cezası almasını bekliyordu.Ama sonuç beklenen gibi çıkmadı.Eskiden böyle bir durumda tüm Anadolu takımlarının taraftarları bu konuda ağzı birliği etmiş gibi konuşur ve Bursa'yı haklı çıkaracak bir neden aramaya çalışırdı.Ama şimdi neden saha kapanmadı diye yakınıyorlar.Haklı olarak kendilerine rakip olarak gördükleri bir takımın saha kapama ile daha zor duruma düşeceğinden bunu kullanmak istiyorlar.Eğer aynı durum bir İstanbul takımının başına gelseydi ve verilen ceza aynı olsaydı işte o zaman durum farklı olurdu.Herkesin ortak fikri Bizans oyunları oynanmaya başlandı olurdu. Ama işte devran ddeğişti artık.

Futbol Aşkı Bambaşka




Boş bir sahada başka ne yapılabilir ki ?

TV'de Futbol (20-21 Kasım 2010)




20 Kasım Cumartesi
14:00 Altay-Mersin İY / TRT 1
14:30 Kasımpaşa-Gençlerbirliği / Digi Kanal
14:45 Arsenal-Tottenham / Spormax & PL TV
16:00 Manisaspor-Bursaspor / Lig TV
16:30 Schalke 04-W.Bremen / TRT 3 & TRT HD
17:00 Birmingham-Chelsea & M.United-Wigan / Spormax & PL TV
17:00 Sivasspor-K.Karabükspor / Digi Kanal
19:00 Beşiktaş-Konyaspor / Lig TV
19:30 Liverpool-West Ham / Spormax & PL TV
19:30 Leverkusen-Bayern / TRT 3 & TRT HD
21:00 Almeria-Barcelona / NTV Spor
21:45 Milan-Fiorentina / TV8 & Spormax
21:45 Ajax-PSV / Beyaz TV
22:00 Nice-Montpellier / Kanal A
23:00 Real Madrid-A.Bilbao / NTV Spor

21 Kasım Pazar
13:30 Orduspor-Tavşanlı Linyit / TRT 3
13:30 Genoa-Juventus / TV8
14:00 Denizlispor-Diyarbakırspor / TRT 1
14:30 MP Antalyaspor-Gaziantepspor / Digi Kanal
15:30 Groningen-Feyenoord / Beyaz TV
15:30 Blackburn-Aston Villa / PL TV
16:00 Chievo-Inter / TV8
16:00 Trabzonspor-Eskişehirspor / Lig TV
16:30 Stuttgart-Koln / TRT 3 & TRT HD
17:00 Ankaragücü-İBB / Digi Kanal
18:00 Fulham-M.City / Spormax & PL TV
18:00 Lille-Monaco / Kanal A
18:30 St Pauli-Wolfsburg / TRT 3 & TRT HD
19:00 Kayserispor-Galatasaray / Lig TV
19:30 Olympiakos-PAOK / ERT World
19:30 Ç.Rizespor-Boluspor / TRT 1
21:45 Napoli-Bologna / Spormax
22:00 Lens-Lyon / Kanal A
22:00 Real Sociedad-A.Madrid / NTV Spor

Futbol Aşkı

18 Kasım 2010 Perşembe

Bayramda Trivela

Bayramda;

Sinema severler ,yeni vizyona giren “Newyork’da 5 Minareyi” konuşurken,

Spor severler ise “İstanbul’da 3 Cenazeyi” konuştu.

Beşiktaş,F.Bahçe ve G.Saray son yıllarda görülmemiş derecede yerlerde.


Bayramda;

3 Büyükler ilk kez futbol konuşamadı.

El öpme ziyaretlerinde havadan-sudan,koyundan-kuzudan,oradan-buradan konuşuldu.

Top bahsi, hiç açılmadı. Kimse kimseye laf sokamadı.

Herkes kendini arka direkte unutturdu.


Bayramda;

Muhabbetin tıkandığı anlarda TV zaplandı.

Spor haberleri başladığında ise kapının önünde bi sigara içmeye kaçıldı.

-Sen sigara içiyormuydun ya Ahmet?

-Bayramdan bayrama abi.

-Alkol var mı ?

-Akşamdan akşama abi !


Bayramda;

Futbol konuşmak isteyende oldu elbette.

Biri,diğerine “Yav bu Guti’de kurtaramadı sizi” der gibi oldu;

Diğeri,ötekine “sizin Aykut’un da guti kocaman, kocaman …deyiverdi.

Oda da bulunan 3.tekil aslan ise “Sabote edenin anasını” diyerek,olay yerini terk etti.


Bayramda;

Konuşması gerekenler sustu.

Büyük ve küçük baş kurbanlıklar konuştu.

Beşiktaş seninle ölmeye geldik…


Ve Bayramda Trivela;


Mesaj alıp,cevap yazmayanlara.

İşçisini Bayramda bile izinsiz çalıştıran yavşak patronlara.

Zile basan çocuklara,kapı açmayanlara.

Veletleri harçlıksız bırakanlara.

Parası olupda yoksulu doyurmayanlara.

Bayram da paraya kurban olanlara.

Kurbanlık danasına sahip çıkamayan sığırlara.

Yollarda hatalı sollayanlara.

Akrabaların Bayramını Facebook’da kutlayanlara.

Twitter’da, adak adayanlara.

Msn’de sabahlayıp,çevrimdışı takılanlara.

Bayram kutlamak için bile ödemeli arayanlara.

Yani bu Bayramda da,

Alayına Trivela…


ERDEM ULUS

Milli Devrim

Dün akşam ki maçta milliler ilk defa birbirleri ile oynayan bir takım olarak iyi bir performans gösterdiler.Hollanda karşısında oynanan futbol diğer oynadığımız maçalrdan farklı olmasada yinede sahada yeni yüzler görmek adına güzeldi.Burak ve Umut ikilisi şuan için ligimizin en iyi ileri uç ikilisi olmalarının avantajını milli forma ile de gösterdiler.Hiddink'in alınan yenilgiler sonrası ani bir karar ile yeni bir takım oluşturma sevdası bizi belki 2012 hedefinden uzaklaştırabilir ama yinede bu denenmelidir.Sahada yeni yüzler görmek insanı heyecanlandırıyor.

Eskiler içinde ise Servet'in nasıl bir forma garantisi var ise artık hiç çıkarmayacak gibi üstünde ki formayı.Kendi takımında dökülen ve performansı ile kendi taraftarlarından bile ağır sözler duymaya başlayan Servet milli takım denilince ilk isim oluyor.Halbuki dün akşam oynanan maçta sahaya Ersan ile çıkılmalıydı.Ersan son haftaların en formda oyuncusu.Hem milli takım seçiminde bizleri sevindirecek bir karar ile Türk milli takımını seçti ama dün akşam ki maçta sahada yoktu.

Sahada olan tek Beşiktaşlı İsmail için ise ne yazık ki söylenebilecek tek olumlu bir söz yok.İsmail artık bir karar vermeli ya büyük bir futbolcu olacak yada silinip gidecek.Kendisi ile aynı mevkide oynayan ve takım kaptanlığını yapan İbrahim abisinden öğrenecek çok şeyi var.Onu kendisine örnek alsın.Yoksa İsmail bu oyun ile silinip giden futbolcular kervanına katılacak.

Son olarak sahada Tuncay , Emre , Aurello , Ayhan vs gibi oyuncuları görmeden ve milli maç izlemek ayrı bir keyifmiş.İnşallah bu isimler uzun bir süre daha o formadan uzak kalırlar.

17 Kasım 2010 Çarşamba

Oylar Hamit Altıntop'a

Hamit Altıntop Kazakistan  maçında attığı gol  ile The FIFA Puskás Award'da aday. Oylarımız Hamit Altıntop'a.


http://www.fifa.com/ballondor/news/newsid=1335638/index.html


12 Kasım 2010 Cuma

Sevindiren Sakatlık

Nihat dün akşam ki maçta sakatlanıp oyundan çıkmıştı.Nihat sahalardan iki ay uzak kalacakmış.Nihat'ın bu sakatlığı iyi oldu.Tribünde kendisine artık tahammülü kalmayan binlerce insanı sevindiren bir haber oldu.Aman Nihat tam iyileşmeden sahalara dönme.Mümkünse sene sonununa kadar tedavinle ilgilen.Aldığın parayı zaten hak etmiyordun oynayarak , en azından artık bir bahanen olacak ve sakatım diyeceksin.

Temennimiz bu tip uzun süreli sakatlıkların Holosko , Tabata , Bobo gibi sahada varlıkları bile sıkıntı olan ruhsuzları bulması.İdmanlarda felan zaten bir hal etmediğiniz belli o yüzden oradan pek umudumuz yok o yüzden  maçlarda rakip futbolculardan istediğimiz bu tip elemanlara sert girin ve sahalardan uzak tutun.

TV'de Futbol (12-16 Kasım 2010)



12 Kasım Cuma
20:00 Konyaspor-Kayserispor / Lig TV
21:30 Dortmund-Hamburg / TRT 3 & TRT HD

13 Kasım Cumartesi
12:00 Mugan-Neftchi Baku / Idman TV
13:00 Seongnam Chunma-Zobahan / Eurosport 2
14:00 FK Baku-Karabağ / Idman TV
14:00 Adanaspor-Orduspor / TRT 1 & TRT 6
14:30 Bucaspor-Ankaragücü / Digi Kanal
14:45 Aston Villa-Manchester United / Premier League TV &
16:00 Bursaspor-Trabzonspor / Lig TV
16:30 Wolfsburg-Schalke 04 / TRT HD
17:00 Tottenham-Blackburn & M.City-Birmingham / Spormax & PL TV
19:00 Eskişehirspor-Antalyaspor / Digi Kanal
19:00 Gaziantepspor-Fenerbahçe / Lig TV
19:00 A.Bilbao-Almeria / NTV Spor
19:30 Mainz-Hannover / TRT 3 & TRT HD
19:30 Stoke City-Liverpool / Spormax & Idman TV & PL TV
19:30 PAOK-AEK / (Yunan Ligi)
19:45 PSV-Excelsior / Beyaz TV
21:00 A.Madrid-Osasuna / Idman TV
21:45 NAC Breda-Twente / Beyaz TV
21:45 Juventus-Roma / TV8
22:00 Caen-Lille / Kanal A
23:00 Barcelona-Villareal / NTV Spor & Idman TV
23:30 Corinthians-Cruzeiro / Spormax

14 Kasım Pazar
13:30 Lazio-Napoli / TV8
14:00 Boluspor-Gaziantep BB / TRT 1
14:30 Kasımpaşa-Sivasspor / Digi Kanal
15:30 AZ Alkmaar-Ajax / Beyaz TV
16:00 Palermo-Catania / TV8
16:00 Genclerbirliği-Beşiktaş / Lig TV
16:00 Everton-Arsenal / Spormax & Idman TV
16:30 Hoffenheim-Freiburg / TRT HD
17:00 İBB-Karabükspor / Digi Kanal
18:00 Lorient-PSG / Kanal A
18:10 Chelsea-Sunderland / Spormax & PL TV & Idman TV
18:30 Bayern Munih-Nuremberg / TRT 3 & TRT HD
19:00 Samsunspor-Denizlispor / TRT 1
19:00 Galatasaray-Manisaspor / Lig TV
20:00 Sporting Gijon-Real Madrid / NTV Spor & Idman TV
21:00 Vasco de Gama-Sao Paulo / Spormax
21:45 Inter-Milan / TV8
22:00 Lyon-Nice / Kanal A
22:00 Valencia-Getafe / NTV Spor & Idman TV
23:30 Fluminense-Goias / Spormax

11 Kasım 2010 Perşembe

Sıkıntı Var

On tane İsmail Köybaşı bir tane İbrahim Üzülmez etmez.

On tane Tabata bir tane Gunti etmez.

On tane Bobo bir tane İlhan Mansız etmez.

Takımda ki ruhsuzları toplasan bir takım etmez.

Bmyle olunca da bu takımdan bir halt olmaz.

Sahada ne iş yaptıklarını bilmeyen bir topluluk (takım denmez çünkü bunlara) iki adım öteye pas atamayan soytarılar artık silkelenin ve kendinize gelin.

Bu sefer işler tam tersi olmalı.Bu sefer kötü netice sonrası hoca yada yönetim gitmemeli devre arası beklenmeden yada en geç devre arasında bazıları yollanmalı.Beşiktaş'ın evladı gibi saçma sapan bir lafın ardına saklanmadan bu gitmesi gerekn Nihat bile olsa gitmeli.Yeter artık.

Beşiktaş maçlarını izlerken televizyon başında uyuklayacak duruma geliyoruz.En ufak bir organizsayon yok sahada bizleri heyecanlandıracak bir durum yok.Sahada koşan pres yapan da yok.Birader siz bunları yapmıyorsanız ne işiniz var bu kulüpte.


5 Kasım 2010 Cuma

İlker Yasin'in OnBiri

Nihat

Nihat -------Nihat-----Nihat-----Nihat

--Nihat----Nihat-------Nihat----Nihat

----Nihat---------Nihat.


Maçı anlatan yada anlatmaya çalışan İlker Yasin dün akşam pot üstüne pot kırdı.Beşiktaş formalı her oyuncuya Nihat diyecek kadar ileri gidecekti.Oyunda olmayan Hulk pozisyona girdi İlker Yasin'nin gözünde.
Artık bırakın bu işleride başkalarını görelim o koltuklarda.Öyle iki metreden adamı görmeden isim sallayacaksın sonra kalemi eline alıp ona buna sallayacaksın.


Porto : 1 Beşiktaş : 1

Dün gece sahada iki farklı Beşiktaş vardı.İlk yarıda rakibi karşısında vasatı aşamayan ve pozisyon bulamayan bir Beşiktaş , ikinci yarıda ise daga dirençli ve ne yaptığını bilen , pozisyona giren bir Beşiktaş vardı.Oyunun genelinde yine Porto'nun oyuna hakimiyeti ve pozisyon bolluğu vardı aslında.İlk maça göre bizleri biraz olsun umutlandıran ise gol bulmamız ve golden sonra rakip sahada sanki daha fazla kalıyormuşuz gibi gözükmemiz oldu.Direklerden dönen toplarımız gol olsaydı şuan daha farklı duygular içinde olacaktık.Bu gün medyamıza baktığımızda Beşiktaş'ı öven ve yerlere göklere sığdıramayan başlıklar atmışlar.Halbu ki bu Beşiktaş ilk maçtan farklı değildi bir çok anlamda.Pozisyonları bulan Porto'ydu , net gollleri kaçıran Porto'ydu ama işte skor yazarı olan medyamız bu görüntüsü ile bile Beşiktaş'ı övebiliyor.

Maçın adamı hiç şüphe yok ki Ersan'dı.Yerinde müdaheleleri ve çizgiden çıkardığı pozisyon ile maçın ve Beşiktaş'ın kaderini değiştiren futbolcu oldu.Ersan kaptığı formayı kolay kolay kaptırmayacak gibi.İnşallah sezon sonuna kadar bu performans ile gider.Maçın aslında önemli bir anıda golü Nihat'ın atmasıydı.Maç boyunca yaptığı abuk sabuk pas hatalarından sonra attığı gol ile bir anda tekrar manşetlerde oldu.Bu gol kendisine moral vermiştir ve inşallah devamı gelir.


3 Kasım 2010 Çarşamba

Garip Futbol Ülkesi

Çok garip bir ülkeyiz.Bardağın dolu tarafına bakmak yerine her zaman boş kısmını kendimize dert edinir ve oradan hareket ile sorunları büyütürüz.Kendimize pay çıkarmayıda severiz.Herşeyi bilen bizler birilerine akıl vermekten geri kalmayız.Hayatımızın her alanında çoğunlukla bu durum böyledir.

Ülke insanı olarak spor konusunda da sorunluyuz.Hiçbir şeye tahammül edemeyiz,şampiyonluk harici her durumu memlekete meselesi gibi görür büyütürüz.Halbu ki yapılan işlerden ortaya çıkan durumdan zevk almayı beceremeyiz.Elbette her kişi tuttuğu takımın başarısını ister , her daim önde olsun ister ama bunun bir müsabaka olduğunu unutmamamk kaydı ile.

Ülkemiz son yıllarda Avrupa'da kariyeri çok parlak olan yabancı oyuncu ve yabancı teknik adamların tercih ettiği bir ülke oldu.Avrupa futbolunda pek söz sahibi olamasakta tanınırlık açısından bizler için olumlu bir durum.

Ülkemize gelen yabancı ve kariyeri asla tartışılmayacak hocaların açıkları arayıp duruyoruz.Onların Türk futboluna verebileceği , katabileceği şeyleri düşünmeden hakaret ediyoruz.Rijkaard en son canlı örnek olarak bu ülkeden kovaladığımız bir teknik adam.Rijkaard kariyer ve başarı anlamında dolu bir teknik adamdı.Futbol anlayışı bizler için ileri bir düzeyde olduğundan ve bizim yorumcu zırvalarının beyinleri bunu almadığından el birliği ile ülkeden gönderdik.

Şimdi sırada Schuster var gibi.Alınan yenilgiler ve memnun etmeyen futboldan sonra hedef tahtasında bu sefer Schuster  var.Oynanan son Sivas maçından sonra F.Tekke ile yaşanan olay basının eline büüyk bir koz daha vermiş oldu.Futbol öyle bir oyun ki Schuster   gibi bir adam için bile ne yapmış ki kariyeri ne ki dedirtebiliyor. Hemde bu sözleri söyleyenler iki kuruşluk futbol zekası olmayan insanlar.

Bursa'dan Bu kadar



Bursaspor'un sahasında ki ikinci şampiyonlar ligi maçıydı dün akşam ki maç.Şuana kadar gol ve puan ile tanışamayan Bursaspor dün akşamda sahadan boynu bükük ayrıldı.

Maç başlamadan önce Bursaspor'un rakibi zorlayacak , rakibe pres yapacak bir oyun oynayacağını ve maçın çetin bir mücadele şeklinde geçeceğini düşünüyorduk.Ama tüm beklentilerin aksine sahaya tek forvet Sercan ile çıkıldı ve rakip arasında kaybolup gitti.Bursaspor için aslında her maçtan sonra tecrübe kazanıyoruz klişesi artık yerini yanlışları görmeye bırakmalı.Ertuğrul Sağlam'ın Türkiye ligleri için tutan sağlamcı taktiği ne yazık ki Avrupa arenasında pek tutmuyor.Bunu Beşiktaş'ın başındayken de görüyorduk.

Türk futbolcu ile Avrupalı futbolcu arasında bariz farklar var.Avrupalının en sıradan oyuncusu bile eline geçirdiği fırsatı dğerlendirmek için çabalarken bizim oyuncularımız ise pek oralı olmuyorlar.Turgay'ın pozisyonunun bir kopyası gibi duran pozisyonda M.United golü buldu.

Tribünler ve şehir için güzel bir akşamdı.Tribünler maçın çoğunluğunda sahada iyi işler yapan M.United'ı izlemekle vakit geçirdi.Maçın skorunun değişmeyeceğini anladıkları esnadan itibaren ise artık show yapmaya başladılar.Tribünler herzaman cephe aldıkları Beşiktaş'ın bestelerinden ve tribün showlarından bolca örnekler vererek bizleri ekran başında memnun ettiler.Demek ki öğretebilmişiz birşeyleri.

2 Kasım 2010 Salı

Bülent Başgannn



Futbol Federasyonu Bülent Uygun , Murat Şahin ve Koray Avcı'yı talimatlara aykırı olarak menajerlik faaliyetinde bulundukları gerekçesi ile tedbirli olarak disiplin kuruluna sevk etti.

Bülent Uygun gördüğü her kameraya uzatılan her mikrofona ahlak ve insanlık dersi vermeye kalkıyordu.Sezon başında Bucaspor'a ile anlaştı ama yarı yolda bırakarak dümeni Eskişehir'e kırmıştı.Artık bu olaydan sonrada oralarda da fazla kalamaz herhalde.Bu talimatlara aykırı biçimde menajerlik faaliyetinde bulunmanın cezası ağır olacak kendisi için.

İddaa Tahminleri

Bursaspor - Manchester Utd : 2 = 1,5

Benfica - Lyon : ALT = 1,55

Tottenham - İnter : 2 = 2,3

Werder Bremen - Twente : ÜST = 1,4

1 Kasım 2010 Pazartesi

Shaquille O'Neal, Beyonce Olursa



Cadılar bayramı için kendisine kostüm olarak Beyonce gibi giyinmeyi tercih eden O'Neal bu görüntüsü ile gerçek bir cadı gibi olmuş.

Beşiktaş : 2 Sivasspor : 1

Dün akşam ki maçta yine kalp hastalığı olanlar yeni bir krizin eşiğinden döndü yada araöıza yeni kalp hastaları eklendi.Beşiktaş senelerdir var olan taraftarına rahat maç izlettirmeme durumunu devam ettirdi.İlk dakikalarda gelen gol ile aslında keyifli ve bol gollü bir maç izleyeceğimizi sanıyorduk.İlk yarıda oynanan futbol aslında yine vasatın altında bir oyun olmasına rağmen uzun haftalardır galip gelemeyen bir takım için ilk dakikalarda atılan gol moral açısından çok iyi bir olaydı.Ne yazık ki takımda bariz şekilde göze batan ve sahada varlıkları bile sorgulanacak oyuncuların olduğu bir takım bu moralli başlayan geceyi stresli bir şekilde bitirdi.

Beşiktaş takımı Guti ve Q7'ye endeksli bir takım oldu.Bu aslında kimsenin kabul etmeyeceğği bir durum ama görünen durum bu.Guti dün akşam yine kendi adına yakışır bir oyun oynadı.Atılan ilk golde ki pası harikaydı.O pasa ilerlemiş yaşına rağmen depar atarak orta yapan kaptan İbrahim Üzülmez'i es geçmemek lazım.Guti sahada varlığı ile hem tribünlere hem takım arkadaşlarına güven veren bir isim.Ama tek beklenti onun atacağı derin paslara , uzun paslara bağlı olunca sıkıntı oluyor.Takımda büyük beklentiler içinde olduğumuz ama ne yazık ki hayal kırıklığı olan Holosko , Tabata gibi oyuncular Guti'nin bu büyük eforuna karşlılık veremiyor.

Dün akşam bir kez daha görüldü ki devre arasında bu takımda yine büyük değişiklik olacak.Bazı oyuncular ile yollar ayrılacak.Şimdiden kendilerine takım aramaya başlaması gereken bazı futbolcular var.Holosko , Tabata ve hatta Nihat gibi.Nihat bu takıma geldiği günden beri gözle görülür hiç bir iş yapmadı.Altın tepside sunulan gol fırsatlarını bile cömertçe harcadı.Artık taraftar olarak bizlerinde kendisine kredimiz tükendi.

Sonuç olarak Beşiktaş uzun haftalar sonra kazandı ama yine oyun olarak ligin ilk haftalarında ki güven veren oyunundan uzaktı.Bu futbol ile lig maratonunda işimiz çok zor.Ligin devre arasında kadar yakalanacak bir seri ile lig yarışından kopmamak lazım.Yoksa ikinci yarıda bu takım farklı hedefler peşinde koşar.

26 Ekim 2010 Salı

Schuster'i Yedirmeyeceğiz


Beşiktaş için sezon başında dökülen metiyeler yerini karamsar sözcüklere bıraktı.Sezon öncesinde herkesin ortak fikri kağıt üzerinde ligin en iyi takımını Beşiktaş'ın oluşturduğu yönündeydi.Haftalar ilerledikçe alınan yenilgiler ve bu yenilgilerin peş peşe olması sebebi ile karamsarlık diz boyu oldu.Aslında bakıldığında daha ligin yeni yeni şekillenebileceği haftalardayız.Lig uzun maraton klişesi sanırım bu ligde bazı renkliler için geçerli.Eğer geride kalan Beşiktaş ise lig bitmiş ve takım havlu atmış gibi gösterilmeye çalışılıyor.Bernd Schuster'i yeme kampanyası medyada bazı renkli kalemler ve futbolcu eskileri tarafından başlatıldı bile.Ama daha durun beyler lig uzun maraton diyen sizler değilmiydiniz.Bu sefer sizleirn istediği olmayacak , bu sefer tribünleri etkileyemeyeceksiz , bu sefer gerçekten bir istikrar olacak ve Bernd Schuster bu takımda kalıcı olacak...

25 Ekim 2010 Pazartesi

Iverson'da Kartal Oldu



Ülkemizin spor tarihinde yapılan en büyük transfer.Iverson sonunda Kartal oldu.Ülkemize çok yıldız sporcu geldi , önemli isimler geldi geçti birçok spor dalında.Ama Iverson bu isimlerden kat ve kat daha önemli ve süper star kategorisinde bir isim.Hayırlı olsun Kartal'a.Artık basketbol salonları dolup taşacak.Iverson'u izlemek için eskiden sabahları bekleyen basketbol severler kendisini ülkemizin spor salonlarında görecek.Yetmez Demirören yetmez devamı gelsin ....