11 Ocak 2010 Pazartesi
Angola :4 Mali : 4
Angola ve Mali turnuvanın açılış maçında karşı karşıya geldiler.Terör olayının damga vurdugu turnuvaya böyle gollü bir başlangıç hem görsel açıdan hem futbol açısından güzel bir başlangıç oldu.
Angola maçta 4-0 gibi bir üstünlükle 76. dakikaya kadar getirdi.Artık bu dakikadan sonra Mali'nin çok büyük bir futbol mucizesine ihtiyacı vardı maçı çevirmek için.Olmayacak şeylerin olduğu Afrika'da bu mucizede oldu.76. dakikadan sonra Mali Keita (iki) Kanoute ve Yattabella'nın golleri ile maçı beraberliğe getirmeyi bildi.
Angola takımına büyük bir ders olmuştur dün akşam ki sonuç.Hakem son düdüğü çalmadan maç bitmez...
Eskişehirspor : 0 Fenerbahçe : 1 (Ziraat Türkiye Kupası)
Zemin futbol oynamaya müsait değil , takımlar zaten futbol oynamak için değil kendilerine verilen görevi yerine getirmek için sahaya çıkmışlar.Çok sıkıcı ve kötü bir futbol sonunda Fenerbahçe kaleci İvesa'nın hediyesi ile maçı kazanmayı bildi.
Her iki takımda devre arasında futbollarına bir katkı yapamamışlar.Belkide bize böyle görünmesinin sebeplerinden biri saha zemininin berbat olması ve pas yüzdelerinin bu nedenle düşük olması olabilir.Ama Fenerbahçe ilk yarı boyunca rakip kalede bir kez organize bir atak sonucu var olamadı.Alex'in karşı karşıya kaldığı pozisyonda İvesa'nın ayakları ile müdahale ettiği pozisyon dışında pozisyonları yoktu.Buna karşılık Eskişehir takımı Burak Yılmaz'ın pozizsyonları cömertçe harcaması ile gol bulamadı.Burak Yılmaz beceriksiz vuruşları sonrası ne kadar dövünse az.İki net pozisyonda da vurmaması gereken neresi varsa oraya vurdu.Eskişehir açısından maçın kahramanları kaleci İvesa ve Burak oldu.
Fenerbahçe takımında ikinci yarının bu ilk ciddi maçında ilk yarıya göre değişen pek birşey yok.Orta alanda Baroni al gülüm ver gülüm ile maç tamamlıyor.Emre kendisine çizdiği sınırların dışına çıkmıyor,Gökhan Gönül maç boyunca kenar bindirmelerini bir yada iki kez denedi.Böyle oluncada ileride top tutmak ve rakip sahaya oyunu yıkmaları çok zor oldu.Bir iki cümlede Bilica için söylemek lazım.Fenerbahçe'de Lugano bu yıl suskun ve hırçın değil ama Bilica Lugano'nun yerini aratmıyor.O kadar pislik bir futbolcu ki rakiplerini yıldırmak için her türlü çirkefliği yapabilecek bir oyuncu.Fenerbahçe yönetimi özelliklemi seçiyor acaba defans için böyle futbolcuları.Hakemler eğer biraz yürekli olsalar Lugano ve Bilica ikilisi maç tamamlayamazlar.
Ziraat Türkiye Kupası'nda Fenerbahçe bu galibiyeti ile gruptan çıkmayı garantiledi gibi.Eskişehirspor için ise artık çok zor görünüyor gruptan çıkmak.Fenerbahçenin her galibiyetinden sonra gazetelerin 27 yıl sonra kupa özlemini bitirmeyi hedefleyen Fenerbahçe diye cümleye başlaması ve bunu okumak ayrı tat.
Juventus : 0 Milan: 3
İtalya derbisi olarak adlandırılan Juventus-Milan maçında gülen taraf Milan oldu.Maç boyunca hiç bir etkili atağı olmayan , rakip sahada üstülük kuramayan Juve'nin maçı kazanamayacağı daha ilk dakikalarda belli olmuştu.Sezona kötü başlayan Milan ikinci devre ile birlikte Ronaldinho'nunda yükselen formu ile seri galibiyetlere başladı.
Juventus takımı dün gece öyle goller yedi ki bir takımın defansı nasıl gol yer diye ders verdiler.Üç duran top , üç korner maçı Milan'a getirdi.Bu goller olmasaydı bile Juve için maçı çevirebilecek gözü ile bakamıyorduk.Juventus için aslında ligde ikincilik açısından çok önemli bir maçtı.Milan ile çekiştikleri ikincilite ağır bir yara aldılar.Milan ise şampiyonluk yolunda İnter'i az da olsa rahatsız etmeye devam edecek gibi.Beckham ve Ronaldinho ikilisi devre sonuna kadar iyi işler yapacak gibi duruyor.Özellikle Ronaldinho Dünya kupası kadrosunda olabilmek için özellikle son iki maçta harikalar yaratıyor.Dün gece iki gol atmayı başardı hafta içinde de bir gol atan Ronaldinho estetik hareketleri ilede eski günlerini anımsattı bizlere.

Juventus açısından kayıp bir sezon daha geride kalmak üzere.Önce şampiyonlar liginden elenmesi , ligde şampiyonluktan uzaklaşması ve şimdide ikincilikten uzaklaşması onlar açısından ligin sonunun nasıl geleceği merak konusu.Şuan ki puan durumunda ikincilikleri bile zorda.Alltan gelen Napoli baskısını yaşayacaklar.Kadrosunda pek önemli futbolcusu kalmayan tek yıldızı yaşlı kurt DelPiero kalan Juventus artık yeni bir yol haritası çizmeli kendisine.Felipe Mello dün gece ki oyunu ile yılın bidonu ödülünü sonuna kadar hak eden bir futbolcu olduğunuda bir kez daha kanıtladı.Zaten taraftarda Mello'nun bu oyununu ıslıkları ve yuhalamaları ile ödüllendirdi.
Juventus teknik adamı Ferrara içinde artık yolun sonu görünüyor gibi...
10 Ocak 2010 Pazar
Afrika Uluslar Kupası

Afrika uluslar kupası Avrupalı takımlar için herzaman bir dert olmuştur.Futbolcuların 3 hafta süren turnuva boyunca yaşayabileceği sakatlıklar ve Avrupa'da önemli liglerin ikinci devrelerinin başlayacak olması Avrupalı takımları telaşlandırır.Afrika Futbol Birliği'ne turnuvanın tarih olrak başka zamanlarda oynanması gerektiği konusunda yapılan telkinler herzaman ters tepmiştir.Afrika Dünya kupasına ev sahipliği yapacak olmasından dolayı son zamanlarda ilgimizi çeken ve dikkatleri toplayan bir kıta oldu.Önce Federasyon kupası ile başlayan bu ilgi şimdi ise Afrika Uluslar kupası ile devam ediyor.Ama ne yazık ki son yaşanan terör olayı insanların futboldan daha çok Afrika'da ki can güvenliği ve sportif olayların yapılabilme durumunu bir kez daha düşünmemize neden oluyor.Gerçi Angola ile Güney Afrika arasında sosyal olarak birçok farklılık mevcut.Ama yinede insanların akıllarında bir soru işareti olarak kalıyor can güvenliği konusu.
Birçok Avrupa takımı futbolcularının can güvenliğini düşünerek futbolcularını gerekirse geri çağıracaklarını açıklamışlardı.Togo takımıda yaşadığı terör olayından sonra turnuvadan çekildiklerini açıkladı.
İnter : 4 Siena : 3
Dün akşam oynanan İnter-Siena maçı çok ilginç bir maç oldu.İnter takımı maçı son dakikalarda bulduğu 2 gol ile kazandı.
İnter için önemi çok yüksek bir maçtı.Şampiyonluk yolunda önemli iki rakibi birbiri ile oynarken İnter ligin zayıf takımlarından Siena ile oynayacaktı ve mutlak kazanmak durumundaydı.Maça atak başlayan taraf Siena oldu ve ilk golüde 18. dakikada Siena buldu.Yenilen bu golden sonra maçın daha hareketli olacağı belliydi zaten.Son iki sezonun İtalya'da flaş ismi Milito sahneye çıktı.Attığı gol ile İnter beraberliği yakaladı.Sneijder İnter takımının orta alanda en yaratıcı oyuncularından biri.Real Madrid takımından sezon başı alınan oyuncu İtalya liginde adından söz ettirecek oyun oynamaya devam ediyor.Takımını öne geçiren golü 36. dakikada atmayı başardı.
Siena beraberliği yakalamak için çok beklemedi.Bir dakika sonra beraberliği yakalayan Siena devreyide böyle bitirmeyi başardı.Maçın kritik anları son dakikalar oldu.Siena 3-2 öne geçtikten sonra İnter'in şuursuz saldırmaları ve saha kenarında Mourinho çıldırıyordu.Rakip oyuncuların vakit geçirmek için yerden kalkmadığı dakikalar başlamıştı.Hatta bir pozisyonda saha içine girecek kadar sinirlenmişti.
Neyseki Sneijder sahneye çıkıyor ve Mourinho'yu ve takımını rahatlatacak golü atıyordu.Gol görülmeye değer bir goldü.Gerçekten İnter'in bu sene en iyi transferi Sniejder diyebiliriz.Maçın böyle biteceğini sandığımız anda sahneye bu kez de Samuel çıkıyor ve başta Mourinho olmak uzere herkesi cildirtacak golu atiyordu.
Golden sonra Mourinho'nun yuz ifadesi ve hareketleri görülmeye degerdi Inter bu haftayida kayipsiz gecti ve artik şampiyonluk kupasinin bir kulbundan tuttu gibi...
9 Ocak 2010 Cumartesi
Endüstriyelleşen Futbol ve Semt Takımları
***
Ülkemiz futbolunda en büyük sorunlardan biri olan ve ne yazık ki herkes tarafından bilinip söylenmesine rağmen hiçbir şey yapılmayan sorun insanların kendi memleketinin takımına yada semtinin takımına destek olmamasıdır.Ülkenin en uç noktasında yaşayan insan bile kendi memleket takımı yerine İstanbul'un 3 büyük takımına gönül vermiştir.Halbu ki bu takımları hayatları boyunca bir yada iki kez görmek fırsatını bile yakalayamayacakken kendi memleket takımlarına sırtlarını dönmüşlerdir.
***
Günümüz bilgi çağında Avrupa'dan bir çok takımı takip etme olanağına sahip oluyoruz.Hatta bazı takımları benimseyip onları özellikle takip etmeye başlıyoruz.İstediğimiz an o takımlar ile ilgili bilgileri toplayı paylaşabiliyor,onlar ile irtibata geçip bilgi sahibi olabiliyoruz.Adlarına internet siteleri kurabiliyoruz.Bunun altında yatan nedenler aslında çoğu zaman siyasi bazen ise tribün sevdalılarının farklı yönleri keşif etme duyguları.Hayatında Livorna,St pauli gibi takımların maçlarını takip edemeyecek insanlar bu takımlara gönül verebiliyor.Ama bunun yanında kendi ülkesinde ki takımların durumlarından bir haber olabiliyor.İngiltere liglerini internet ve televizyon aracıliğı ile takip ediyoruz.Oradaki alt ligleri izlediğimizde bile insanların futbola bakış açılarının ne kadar farklı olduğunu görüyoruz.Enaz Premier Lig izleyicisi kadar izleyici tribünlerde yerlerini alıyor ve takımlarını destekliyor.Ama ülkemizde ne yazık ki bu durum tam tersi oluyor.Anadolu'da oynanan süper lig maçlarında ki ortalama ile Anadolu'ya gelen İstanbul takımlarının maç ortalamaları ne yazık ki farklı oluyor.İnsanlar oraya kendi takımlarını desteklemeye değil İstanbul'un yıldızlarını izlemeye gidiyor.
***
Ülke olarak futbola bakış açımız ne yazık ki diğer Avrupa ülkeleri gibi değil.Bizler yanlızca futbolun kazanan tarafı olmayı ve hep yukarılarda olma yönünü seviyoruz.Ama rakiplerimiz tam aksine en alttan en yukarıya tüm takımları bir şekilde destekliyor ve taraftar bilinci oluşturmayı başarabiliyor.Ülkemizde daha önce adından en çok söz ettiren ve İstanbul'un 3 büyük takımına kök söktüren takımlar şuan için var olma savaşı içindeler.Bir Göztepe , Samsunspor , Kocaelispor , Malatyaspor , Sakaryaspor gibi takımlar ne yazık ki artık farklı kulvardalar.Bu takımlara yanlızca bir avuç diyebileceğimiz futbol ve tribün sevdalısı gönül veriyor.
***
İstanbul özeline dönersek,semt takımları olarak Türk futboluna en çok takım kazandıran şehir konumunda.Daha önceleri birinci liglerde mücadele etmiş takımlar var.Bakırköyspor , Zeytinburnuspor , Karagümrükspor , Vefa gibi takımlar bu endüstri haline gelen düzene ayak uyduramadılar.Çoğu şuan faaliyetlerini sürdürse bile o eski günlerdeki gibi cazipliğini kaybetmiş durumdalar.
***
Türk futbolunu yanlızca İstanbul'un 3 takımına göre endekslemeye devam eder isek yakın zamanda Anadolu'nun şuan için var olan takımlarının çoğunu göremeyeceğiz.İstanbul demek Türkiye demek olabilir ama futbol demek İstanbul demek değil.
Maradona Televizyonu
Maradona internet ve televizyon üzerinden yayın yapacak bir kanal kuruyormuş.Maradona hayranları bu habere sevinmişlerdir.Maradona 2005 yılında bir talk show programı yapmış fakat tutmamıştı.Bu sefer ki projesi daha kapsamlı bir olay ve hayranlarını memnun edecek bir haber.Maradona biraları,maradona kilisesi derken Maradona televizyonuda gerekliydi ve artık oda var.
Guardilo En İyi Teknik Adam
Pep Guardiola 2009 yılının en iyi teknik adamı seçildi.Geçtiğimiz sezon Barca'nın başına geçen genç teknik adam bir sezon boyunca kazanılabilecek tüm kupaları kazandırdı takımına.Barca'nın bu büyük başarısında en büyük pay kendisinin.Bu emeklerinin karşılığınıda Uluslararası Futbol Tarihi ve İstatistikleri (IFFHS) tarafından yılın teknik adamı ödülü ile taçlandırdı.
Diğer aday olan teknik adamlar ve aldıkları puan ve dereceler ise şöyle ;
1. Josep Guardiola (İspanya / Barcelona) 300 puan
2. Alex Ferguson (ESC / Manchester Utd) 137
3. Jose Mourinho (POR / Inter Milan) 66
4. Alejandro Sabella (ARG / ) 54
5. Mircea Lucescu (RUM / Shakhtar Donetsk) 50
6. Arsene Wenger (FRA / Arsenal) 44
7. Guus Hiddink (Ned / Chelsea) 38
8. Laurent Blanc (FRA / Bordeaux) 34
9. Jorge Daniel Fossati (URU / LDU Quito) 16
10. Felix Magath (GER / Wolfsburg / Schalke) 15
Lucescu'nun bu sıralamada beşinci olmasıda kendisinin ne kadar başarılı olduğunun bir kanıtı.Ne yazık ki ülkemizde hak ettiği değeri görememişti.İki büyük takımımızı şampiyon yapması,imparatorların yapamadığı şampiyonlar liginde çeyrek final oynamayı onun sayesinde görmüştük.Bir dahada ülkemize gelmez herhalde.
8 Ocak 2010 Cuma
Olmadı Itır Esen...
İnsanlar çok çabuk değişebiliyormuş bir kez daha anladık.Söz konusu bir koltuksa daha çabuk oluyor bu değişim süreci.Itır Esen bir muhalifti ama şimdi Demirören'in listesinden seçime girecek.Hayırlısı olsun onun için ama taraftarın gözünde değer kaybetti.
Marca Saçmalıkları
İspanyol Marca gazetesi okuyucuları arasında bir anket yaptı.Ankette Ces Fabregas transferine karşılık Higuain takasını sordular.Ankette büyük çoğunluk %87 gibi bir oran Fabregas için Higuanin Arsenal'e geçmesi gerektiğini düşünmüş.
Bu Marca gazetesi Real Madrid'e yakın bir gazete.Hatta Real Madrid takımının resmi yayın organı gibi.Böyle anketler yapmayı ve Real Madrid'e hergün bir futbolcu getirmeyi çok seviyorlar.İspanya'nın Fotomaç'ı yada Fanatik gazetesi gibiler.
Marca gazetesi daha geçtiğimiz günlerde Lugano , Carlos ve son olarakta Dos Santos için Real'in listesindeler diye haber yapmıştı.Marca'nın haberini ciddiye alanlar ise buralarda esip gürlüyorlardı.Marca'dan ricamız lütfen Delgado içinde bir anket yapında bizimde havamız olsun biraz...
Beşiktaş'ta İflas Tartışmaları
Beşiktaş'ta yaklaşan kongre öncesi mali durum ile ilgili başkan Demirören ve başkana dayı Murat Aksu farklı açıklamalar yapıyorlar.Demirören'e göre borçlar önemsiz ve kulübün marka değeri bu borcu karşılayacak güçte.Murat Aksu'ya göre ise kulüp iflas etme derecesinde kötü bir mali tabloya sahip.
***
Ortada dolaşan farklı rakamlar var.Rakamlara aslında pek takılmamak lazım.Malum bir kalem oynatmaya bakar bazı gerçekleri saklamak.Ama bazı gerçekler var ki onları gizlemek ve değiştirmek olanaksız.Değiştirilemeyecek ve saklanamayacak olan durum Beşiktaş'ın kötü yönetildiği ve borçlar hanesinin kabarmış olduğudur.Yıldırım Demirören Ankara'da üyeler ile bir araya geldiği toplantıda "ben paramı alırım arkadaş" dedi.Borç isteyen yoktu ondan.Kulübü sadece doğru düzgün yönetmesini istedi üyeler.Ama akılsız transferler , sokağa saçılan paralar , ödenen tazminatlar vs bu durumun oluşmasına neden oldu.
***
Beşiktaş tarihinin en başarısız başkanı oldu Demirören.Her açıdan başarısız olmasına rağmen kulübü kendisine borçlandırarak başkalarının aday olmasınıda engelledi.Korkuttu diğer aday olacak insanları.Kimse bu kadar borcun altına girmeye cesaret edemedi.Şampiyonlar ligine girerek büyük bir gelir hedeflendi ama bu para bile borçlara dağıtıldı.Sırada Tigana'nın olası tazminatı var.
***
Beşiktaş iflas falan etmez ama bu gidişle Demirören takımı her branşta iflas ettirene kadar başka olmayı hedefliyor.Demirörenin Beşiktaş'a yaptığını ne Aziz Yıldırım nede Adnan Polat yapamazdı.Rakiplerinin yıkamadığı Beşiktaş'ı kendi başkanımız yıkmak üzere.
***
Eğer bir kez daha seçilirse yıldırım demirören yeter tezahüratını daha uzun zaman duyacağız gibi.Tribün klasikleri arasında yerini alacak bu beste.
Togo Milli Takımına Saldırı
Togo milli takımını taşıyan otobüse Angola'da silahlı saldırı düzenlendi.Saldırı ile ilgili farklı kaynaklar farklı bilgiler veriyor şuan için.Bazı kaynaklar otobüs şoförünün öldüğünü bazıları ise 4 yaralı olduğunu söylüyor.Manchester City yönetimi internet sitesinden yaptığı açıklamada Adebayor'un saldırıdan yara almadan kurtulduğunu açıkladı.
Dünya Kupası öncesi Afrika kıtası için ciddi bir sınavdı aslında Afrika uluslar kupası.Avrupalı bir çok takım futbolcularını turnuvaya yollamak istememişti nedenlerinden biride bu can güvenliğiydi.Korkulan oldu..
Bu olaydan sonra Afrika Uluslar Kupası oynanırmı bilinmez ama bu olaydan sonra hangi milli takım sahada var gücü ile futbol oynar.Olayın futbol ile ilgisi yok.Tamamen siyasi olan bu olayda masum kişiler saldırıya uğradı ve yaralandı.
Yılmaz Vural'dan İlginç Söz
Milli takım teknik direktörlüğü için ilgiç açıklamalar sürüyor.Yılmaz Vural'da bu kervana ilginç bir söz ile katıldı.
Yılmaz Vural ""Bu ülkede 5-10 tane antrenörün ismini torbaya atın ve çekin. Çıkacak kişi bu işi yapar diye düşünüyorum."
Alman Şampiyonu Rapid Wien !!!
Rapid Wien takımının 1940/1941 yılında Alman liginde şampiyon olduğunu biliyormuydunuz.Herşey 1938 yılında Nazi Almanyasının Avusturya'yı işgal etmesi ile başladı.Rapid takımı Alman liginde dahil edildi 1940/41 sezonunda ligde şampiyonluğa ulaştı.
Enstantane # 6
Y.D Şok Sözler

Demirören Ankara’da bürokrasi ve iş dünyasından 25 kişilik bir grup ile akşam yemeğinde bir araya geldi. Hem kongre öncesinde planlarını anlattı, hem de üyelerin sorularını yanıtladı. Başkan işte bu yemekte alacakları konusundaki soru üzerine baklayı ağzından çıkardı: "Maddi sıkıntı yaşamayız. Para sorun olmaz. Sıkışırsak nakit akışını yine ben sağlarım. Seçimi kaybedersem de paramı alırım. Hele hele seçilen kişi kötü niyetliyse kongrenin ertesi günü alırım. Yeni gelecek kişiler zaten bunu göğüsleyeceklerdir. Bu göreve soyunduklarına göre bunu karşılayacaklardır."
Bu sözler resmen tehtid gibi.Beşiktaş kulübünün paralarını sokağa attınız peki bu paraları kim ödeyecek.
Atletico Madrid ve Ceza
Atletico Madrid için işler hiç iyi gitmiyor son olarak Kral Kupası'ndan sonra belki bir ceza olarak belkide temiz havadan faydalanmak için kar altında kros çalışması yapmışlar.
Boca Juniors Alt Yapısı
Takımlarımızın yaz kamplarında saçları kazımak modadır.Ama Boca Juniorslular işi biraz abartmış.Boca takımının alt yapısından A takıma yükselen gençler böyle zorlu bir süreçten geçiyorlar.Futbolcu değilde bildiğin Sat eğitim kampı herhalde Boca'nın eğitim kampları...Allah o çocukların yardımcısı olsun...
Hafta Sonu Futbol

9 Ocak Cumartesi
14:45 Hul City-Chelsea / Spormax
17:00 Arsenal-Everton / Spormax
17:30 Denizlispor-Sivasspor / TRT 1
19:00 Valladolid-Atlético Madrid / NTV Spor
19:30 Birmingham-Man United / Spormax
20:30 Trabzonspor-Denizli Belediyespor
21:00 Sevilla-Santander / NTV
21:45 İnter-Siena / NTV Spor
10 Ocak Pazar
13:30 Orduspor-Galatasaray / TRT 1
15:30 West Ham-Wolves / Spormax
18:00 Liverpool-Tottenham / Spormax
20:00 Real Madrid-Mallorca / NTV
20:30 Eskişehirspor-Fenerbahçe / TRT 1
21:45 Juventus-AC Milan / NTV Spor
22:00 Tenerife-Barcelona / NTV
7 Ocak 2010 Perşembe
Tahkim Af Etmiş !!!
Tahkim kurulu Galatasaray'a verilen -5 puanı ve bazı yöneticiler için olan cezaların kaldırılmasını kararlaştırmış.Ama oyuncuların ve coachun cezalarında herhangi bir indirime gidilmemiş.Birçok Galatasaraylı bu Tufan görünümlü Cemal olayında takımın ligden çekilmesi gerektiğini söylerken , bu durumu Galatasaray camiasına yakıştırmazken şimdi verilen bu kararla takımı şampiyon olmuşcasına seviniyor.Alınan kararların politik olduğu ortada.Birileri birilerini yine kurtarıyor ama olayda görünürde en masun görünen oyuncular ceza alıyor.Oyuncu bir takımda her denileni yapmak zorunda.Yapmazsa takımdan ceza alacak ama illa büyük başlar kurtulacak gerisi ne olursa olsun.Basketbolcular bu olayda en suçsuz ama en ağır yarayı alanlar oldu.Galatasaray camiasıda bu kararla ismini temize çıkarmış oldu gibi.Bir kulübün adı her türlü garip olayda bu kadar mı anılır...
Karizmanın Çizildiği An
İnternet sayfalarını gezerken bulduğum bir foto.Gattuso'nun içinde olduğu pozisyon sonrası asıl önemli.Gattuso gibi sert mizaçlı bir futbolcunun bu hale geldikten sonra o rakibi maçı nasıl tamamladı.Gattuso ile karşılaşmamak için hocasından oyundan çıkmak istediğini mi söyledi acaba.Mısırlı oyuncunun Gattuso'ya bakışı felaket olmuş...
Messi Arda'yı Tanımıyormuş !!!
Messi ve Arda kıyaslaması aldı başını gidiyor.Messi Hürriyet gazetesinden birine açıklama yapmış sözde.Haber tam bomba olmuş.Yok bilmem kimin yiğeninin karısı Messi'ye telefonda ulaşmış ve Arda'yı sormuş cevap olarakta Arda'yı tanımıyorum olmuş.Güler misin ağlar mısın yoksa işini sabaha mı bırakırsın cinsinden bir haber olmuş.
Verilen haber aynen aşağıda ki gibi...
"O, herkesin sevdiği sempatik bir futbolcu..
Ve O, dünyanın en büyük takımlarından biri olan Barcelona'nın yıldızı..
Onun adı; Lionel Messi..
Şu günlerde Türkiye'de bir tartışma var;
Ve bu tartışmanın odak noktasında da Messi ile Galatasaray'ın yıldızı Arda Turan var..
Kimine göre Messi, Arda'dan yüz kat daha iyi oyuncu..
Kimine göreyse Arda ile Messi aynı değerde.."
Böyle bir kıyaslamaya girmeye ne gerek var.Arda Türkiye'nin yıldız adayı Messi Dünya'nın en iyisi.Arda'yı bu kıyaslamalar içine sokmak yarardan çok zarar verecek cinsten.
Sonra haber devam ediyor ,
"Ünlü gazeteci Hıncal Uluç ise bu tartışmayı daha ileri bir seviyeye taşıyarak, Barcelona'nın Arda için Galatasaray'a üste 50 milyon dolar vermesi gerektiğini iddia ediyor.."
Artık belli bir yaştan sonra böyle yorumlar gayet yerinde.Allah'tan Messi için o futbolcu değil hatta futboldan ne alıyor ki gibilerinden sallamamış birilerinin büyük üstad dediği kişi...Malum Rijkaard için hoca değil hatta Galatasaray'ı oynatamıyor demişti.
"Bir dönem Türkiye'de de gazetecilik yapan ve daha sonra Fenerbahçe'nin eski oyuncusu Moldovan'ın kuzeni ile evlenip İsviçre'nin Zürih kentine yerleşen Yasemin Akduman Pelosi, hurriyet.com.tr adına FIFA'nın ödül töreninde tanıştığı Barcelonalı Messi'ye 0034634......... nolu cep telefonundan ulaştı.."
Haberin en bomba kısmı burası işte.Bizene röportajı yapanın öz geçmişinden.Daha inandırıcı olsun diye mi bunu yazmışlar acaba.Messi'ye acaba ödemeli çağrı mı atmış , kaç dakika konuşmuşlar bunlarda haberde yer almalıydı aslında.
"Ve ona ''Türkiye'de seni Galatasaraylı Arda Turan ile kıyaslıyorlar.. Spor adamları ikiye bölünmüş durumda. Bu konuda sen ne düşünüyorsun?'' diye sordu.."
İşte beklenen soru geliyor.Messi işi gücü bıraktı ve Türkiye'deki muhteremler acaba ne düşüyorlar benim hakkımda diye kafa yoruyordu.Allah'tan Moldavan'ın kuzeninin karısı yetişti ve beklenen soruyu sordu.
Ünlü yıldızın bu konuda gülerek verdiği ilk cevap ''Gerçekten mi?'' demek oluyor ve devam ediyor;
-''Açık söyleyeyim Arda'yı tanımıyorum.. Türk Milli Takımı hakkında fazla bir bilgim yok. Sadece Güiza'nın Türkiye'de oynadığını biliyorum. Bir de Manchester United'e 3 gol atan Tuncay vardı, onu biliyorum.. Ben bu konuda birşey söylemek istemem. Herkes sahada kimin ne olduğunu
görüyor..''
Messi için çok zor bir cevap olmasa gerek.Sanki yurt dışında tanınan çok futbolcumuz varmış gibi sanki bir futbol yıldızı fabrikası gibi çalışıyoruz da Messi bizden birini tanımıyormuş.Vah vah ne hallere geldi Türk futbolu Messi Arda'yı tanımıyor...
Cristiano Ronaldo'nun İlk Lisansı
Şuan dünyanın en pahalı futbolcusu ünvanına sahip Ronaldo'nun futbola başladığı ilk günlerde Andorinha kulübünde çıkan lisansı.Nerden nereye.Acaba o günlerde aklına gelirmiydi bir gün dünyanın en pahalı ve en popüler futbolcusu olacağı.
Mahalle Aralarında Futbol
Fotograf karesi Afganistan'dan.Futbolun en saf halini gösteren bir kare.Çoğumuz çocukluğumuzda mahalle aralarında oynadığımız futbolu özler olduk.Mahalle aralarında oynanan futbolun tartışmaları kavgaları bir başka güzeldi.Şimdi yapılan tartışmalar bir çıkar için yapılıyor.Futbolun o en güzel anları top taşın üstünden gitti yada bel üstüydü gol sayılmaz tartışmalarıydı.Bu atışmalar daha da ilerlediğinde mahallenin abilerinden biri çıkar ve duruma el koyardı.Kimsede ses çıkarmazdı.Akşam saatleri yaklaştıkça her camdan , her kapıdan bir ses 'geç oldu hadi artık eve'...
İnsan bazen o günleri özlüyor.Şimdi tribünlerden , televizyon ekranlarından takip ettiğimiz futbolu böyle çirkinlikler içinde görmek bir futbol sever olarak bizleri üzüyor.Futbolun içinde olması gereken romantizim , sadelik ve saflık ne yazık ki artık günümüzde yok.Endüstri haline gelen futbol artık o eski günlerde ki gibi bir eğlence , bir spor aracı değil ne yazık ki..
Dönemin en popüler futbolcuları olurduk.Metin , Ali , Feyyaz , Tanju , Rıdvan olurduk.O zamanlar vakit kaybı olarak görülürdü futbol oynamak.Aileler çocuklarını futbol oynamasına kızardı.Ama şimdi aileler bile değişti.Artık belli yaşa gelen her çocuk babasının elinden tutup doğru bir takımın alt yapı seçmelerine yada yaz kurslarına gönderiliyor.Aileler artık futbolu bir spordan daha çok bir gelecek kurtarma olrak görüyor.Daha çocuk yaşta bu mantalite ile futbola başlayan çocuklar günümüzde ise milyon dolarların içinde , büyük şehirlerin cazibesi içinde kaybolup gidiyor.
Bounanotte'den Sevindirici Haber
Arjantinli orta saha oyuncusu Diego Buonanotte için hastane önünde bekleyen hayranlarına doktorları iyi haberler vermeye devam ediyor.Geçirdiği trafik kazası sonucu ağır yaralanan ve yanında bulunan 3 arkadaşını kaybedeb Bounanotte taburcu olmaya hazırlanıyor.Doktorları yapılan ameliyların iyi geçtiğini ve artık işin psikolojik olrak halledileceğini söyledi.Kazada 3 arkadaşını kaybede Bounanotte için bir soruşturma çaılığ açılmayacağı daha belli değil.
Milan : 5 Genoa : 2
İtalya'da devre arası bitti ve lig kaldığı yerden devam etti.Dün oynanan maçlar İtalya liginin alışık olduğumuz o kısır maç sonuçlarının aksine bol gollü geçti.Milan-Genoa maçıda bol gollü geçen malardan biriydi.Milan takımında gözler ikinci kez kiralık olarak takıma dönen Beckham üzerindeydi.İlk maçında formayı kaptı.Milan takımı aslında sahada ilk devrede oynadığı futboldan ayrı bir futbol oynamadı.Beckham'ın takım üzerinde ki etkisini görmek için bir kaç maç daha beklememiz gerekecek.Ronaldinho eski günlerine nazire yaaprcasına estetik ve güzel hareketleri ve gollü ile maçın adamı oldu.Kazandırdığı penaltı biraz tartışmalı olsada yinede Ronaldinho'nun gecesi oldu diyebiliriz.
Geona takımı sahaya tek forvet ile çıktı ve maçıda o şekilde tamamladı.Skor olrak geriye düştükleri anda bile forvet sayısını arttırmadılar ve böylece ilerde tehlikeli sayılacak pozisyon bulamadılar.İlk yarı 2-1 bitmişti ve ikinci yarının başında bulacakalrı gol belki maçı farklı bir noktaya çekecekti ama hemen ikinci yarıda yedikleri gol moral olarakta Genoa takımını dağıttı.Bu dakikadan sonra forvet hattına Crespo gibi tecrübeli bir forvet oyuncusunu sokması gerekirken son 10 dakikada forma verdi Genoa teknik heyeti.Bir nevi yenilgiyi kendileri hazırladı.
Huntelaar sezon başında Real Madrid takınından transfer edilmişti.Ama şuana kadar Milan takımının aradığı bir forvet olmadığı anlaşıldı.İsmi şu aralar transfer söylentileri arasında geçiyor.Dzeko'yu transfer etmek isteyen Milan takımı Huntelaar+25 milyon euor gibi bir ücret karşılığında Alman takımına teklifte bulunmaya hazırlanıyor.Huntelaar Hollada liginde gol kralı olmuş ve Real Madrid'in geçen sene yaşadığı forvet sıkıntısına çare olarak alınmıştı.Ama Huntelaar ne İspanya'da nede İtalya'da bekleneni veremedi.Takımlar Hollandalı golcüleri transfer ederken bir kez daha düşünecek bundan sonra.
Shaktar'a Yeni Bir Yıldız Adayı
Shakhtar Donetsk ara transferde takımı güçlendirmek için Brezilya'nın Gremio takımında oynayan Douglas Costa ile anlaşmaya vardı.Gremio takımında orta sahada oynayan Costa için Shaktar Donetsk 6,5 milyon euro ödeyecek.Lucescu'nun transfer hamlelerinin ne kadar isabetli olduğu düşünüldüğünde bu transferinde başarılı olacağını düşünmek gerekiyor.5 yıllık anlaşma yapılan Costa'nın kulübü Gremio'ya bir transfer halinde %20 pay verilecek.
6 Ocak 2010 Çarşamba
Tolunay Kafkas'tan Yılın Sözü
Veron Yeniden Avrupa'ya Döner mi ?
Veron ismi Avrupalı takımlar için önemli bir isimdir.İtalya ve İngiltere'de saygın bir isime sahiptir Veron.34 yaşında olmasına rağmen oyun zekası ve tekniğinden pek birşey kaybetmeyen Veron'u en son Dünya Kulüpler Şampiyonası'nda izleme fırsatı bulmuştuk.Orada da görüldü ki Veron hala bu yaşta futbol adına en iyiyi yapmak için çabalıyor ve yarışmacı ruhundan birşey kaybetmemiş.
Veron ismi Avrupa'da bu aralar yeniden gündeme geldi.İngiliz takımı M.City ile anlaştıktan sonra transfer çalışmalarına hız veren Mancini'nin Veron'u kadrosuna katmak gibi bir düşüncesi olduğu konuşuluyor.Veron için Avrupa'da oynamak artık uzak bir ihtimalde olsa 34 yaşına gelmiş bir futbolcunun halen daha Avrupa'da br piyasası olması ve istenilen oyuncu olması dikkat çekici bir durum.Dubai'deki organizasyondan sonra yıldızı sanki yeniden parladı Veron'un.
