12 Ocak 2010 Salı

Serena Williams




Buz torbasının orada ne işi var ???

Gölge Oyunu

NTVSPOR (Spor Servisi)



NTVSPOR'da her sabah Fuat Akdağ ve Mehmet Demirkol'un sunduğu Spor Servisi isimli bir program var.Gazetelerde yer alan haberlere getirdikleri yorumlar ile aslında güzel bir program.Ama son zamanlarda bu programı izlemek artık bir işkence gibi olmaya başladı.Program Fenerbahçe ile başlıyor yarım saati aşkın bir süre hangi gazetede Fenerbahçe ile ilgili ne kadar haber varsa okunuyor.Diğer takımlara kalan vakit az oluyor ve üstün körü ciddiyetten uzak yorumlarla vakit dolduruluyor.

Program sanki Fenerbahçe bülteni gibi geçmeye başladı.Gazetelerin ufacık bir karede verdikleri ve büyük ihtimal ile gerçek olmayan haberler bile dakikalarca konuşuluyor.Adı Spor Servisi ama içerigi Fenerbahçe servisi..

İzlemesekte olur artık bu programı.

Tıpın Çare Bulamadığı Hastalık

11 Ocak 2010 Pazartesi

Kazanan Beşiktaş Oldu



Beşiktaş için devre arası hazırlık kampı son oynanan Hamburg maçı ile bitti.Takım İstanbul'a döndü ve yarın ki Kasımpaşa maçı için kampa girecekler.Beşiktaş açısından hazırlık dönemi gayet başarılı geçmiş durumda.Oynanan iki ciddi maç ve kazanılan iki genç yetenek ile bu dönemi karlı geçiren takım oldu.

Necip Uysal 12 yaşından beri Beşiktaş alt yapısında oynayan ve defalarca milli olmuş bir futbolcu.Saha içinde top sürüşleri,driplinleri ve attığı paslar ile sahada kendine güvenen ve ne yapmak istediğini bilen bir futbolcu izlenimi verdi bizlere.Necip için artık A2 dönemi bitmeli ve A takım ile sahada olmalı.Enazından kısa zamanlarda da olsa bu formayı taşımalı.Kendisi Frank Lampard'ı örnek aldığını söylüyor bir çok yerde.Futbol stilide biraz ona benziyor.Ama Necip için yolun daha başlangıcı eksik kaldığı yerleride geliştirmek elinde.Frank Lampard gibi sert sutlarınıda görmek isteriz Necip'in.İkinci yarıda Necip Uysal bu takımda forma giyecektir ve Beşiktaş bir futbolcu kazanmış olacaktır.Mustafa Denizli hocada kendisine güvenmese zaten kamp kadrosuna almazdı.

Diğer bir kazanç ise Rıdvan Şimşek oldu.Sezon başında Karşıyaka'dan transfer edilen Rıdvan ilk yarıda çok az oynama şansı yakaladı.Ama devre arası kampında izlediğimiz Rıdvan , Necip gibi bu takımın bir parçası olabilir.Sağ kanattan bindirmeleri ve kendine güveni,top tekniği üst seviyede olan Rıdvan ikinci yarıda sahada daha fazla kalabilir.Genç futbolcular için eskiden en iyi kulüp olan Beşiktaş bu iki futbolcuyu kullanmalı ve yarınlarına güven ile bakmalı.

Batuhan'dan ne köy olur ne kasaba artık.Salın ipinide gitsin.Şişirilmiş bir futbolcu.Aslında daha futbolcu olmadan adına futbolcu dedirtmeyi başardı.O ukala tavırlarını Beşiktaş gibi efendiliği ile ünlü alt yapısından kazanmamıştır.Ama Eskişehirspor mu yoksa Fizanspor mu alır bilemeyiz ama daha yolun başında yolunu şaşıran bu gençten ümitlenmek hayalcilik.

İkinci devre Beşiktaş için inşallah geçen seneki ikinci devre gibi olur.Mustafa Hoca'ya güvenimiz var ve biz bu senede kupayı alacağız...

Diyarbakırspor'dan İngiltere Açılımı



Diyarbakırspor İngiltere'de Tottenham takımı ile alt yapı gelişimi için bir dizi görüşmeler yapmış ve karşılıklı görüşmelerde sözler alınmış.Tottenham kulübü Diyarbakırspor'a destek vermekten gurur duyacağını söylemiş.Ülkemizde açılım olurda bunun yurt dışı ayağı olmaz mı.Tottenham takımıda İngiltere'de yaşayan kürt gençleri takıma kazandırmak için çabalayacaklarmış.Ulen sövermisin yoksa sabaha mı bırakırsın.Kendi alt yapını oluşturamayacaksan gidip ingilizden yardım istersin sonra.Elinde forma ile dilenci gibi dolaşırsın kapı kapı aman yardım edin diye.Acaba Tottenham takımına söylemişler mi biz sene başı onlarca adam aldık ama beş kuruş para vermedik,sıkıştığımızda ligden çekiliriz dedik ama yemedi çekilmedik bunlarıda söylemişler mi?

Bochum Savcılığı ve Türk Futbolu

Son günlerde ortalık Almanya'dan gelen haberler ile sarsılıyor.Hergün bir takımın ismi her gün bir futbolcunun adı bahis skandalı ile anılıyor.Son olarak Kayserisporlu Bilaz Aziz'in bu çete ile olan bağlantıları ve Eskişehir maçının sonucuna etki etmeye çalıştıkları anlaşıldı.Bu duruma gelene kadar bizim federasyonumuz ne yaptı acaba.Bochum savcısının elinde acaba daha hangi takımların ve hangi futbolcuların isimleri var.Geçen haftadan beri Milliyet gazetesinin yazı dizisi halindE verdiği bahis skandalı haberlerinin normal bir ülkede ilk haber olması ve üzerine gidilmesi gerekirken bizim ülkemizde nedense vay be neler olmuş , yalan haberdir deyip geçiştirerek olayın üstüne gidilmedi.

***

Bahis oyunları ülkemizde de oynanıyor.Daha önceleri yasal olmayan yollardan oynanan bahis şimdi devlet eliyle yasal olarak oynanıyor.Bahis skandalı ile tanışmamız Gökdeniz olayı ile başladı.Bu olayında bir araştırma ile değil bir futbolcunun ihbarı ile ortaya çıktığınıda unutmayalım.O olaydan sonra ceza alan Gökdeniz nedense daha sonra af edilerek yeniden futbol oynaması sağlandı.Acaba avrupa ülkelerinde bu durum böylemi olurdu.O günlerde Gökdeniz ve olaylara karışan diğer kişiler gerekli cezaları alsaydı en azından caydırıcı etkisi olurdu.Bir suç var ise cezasıda vardır.Ama biz suçu milli forma ile ödüllendirdik.Daha sonra İstanbulsporlu futbolcuların karıştığı bir bahis skandalı daha ortaya çıktı.O futbolcular belli süreler ceza aldı.Ama eğer onlarda milli forma seviyesinde oyuncular olsaydı bu cezaları alırlarmıydı.

***

Bochum savcısının elinde olanları şuan için hiç kimse bilmiyor.Türkiye dahil bir çok avrupa ülkesi savcının iddanamesini bitirdikten sonra öğrenecek futbollarının ne kadar kirli olduğunu.Ülkemizde bir cezası olmayan şike ve teşviklerin artık bu olaydan sonra bir cezasının olması gerektiğinin farkına geç vardık.Sürekli olrak basında şikenin bir suç olması için yönetmelik hazırlanacağı ve çalışmaların olduğu haberleri okuyorduk.İlla birinin çıkıpta bunu kanıtlaması gerekiyordu herhalde bunun farkına varmamız için.

***

İlhan Cavcav'ın bu şike ile ilgili sözleride bir yere not edilmeli.Kırk yıldır futbolun içinde olan Cavcav şike ile olarak ben ne gördüm ne duydum demiş.Buna ancak kargalar güler.İlhan Cavcav'ın artık bu işlerden çekilip kenardan seyretmesi vakti gelmiş.İlhan Cavcav'a göre ülke futbolumuz çok temiz ama Bochum savcısına göre pisliğin içine batmış durumda.

***

Bahis oyunlarını ortadan kaldırmak çok zor.Ama bu oyunların kontrol mekanizmasının daha iyi ayarlanması ve kontrollerinin daha iyi yapılması lazım.Aksi takdirde ülke futbolumuz bu pisliğin içine daha çok çekilecek ve artık futbol birilerinin rant sağladığı , futbolcuların ek iş olarak kupon doldurdukları bir sektör olacak.

Juventus Taraftarlarından Protesto



Diego'dan Ronaldinho'ya Tebrik



Diego'dan Ronaldinho'yu tebrik ederken ilginç bir görüntü oluşmuş...

Angola :4 Mali : 4



Angola ve Mali turnuvanın açılış maçında karşı karşıya geldiler.Terör olayının damga vurdugu turnuvaya böyle gollü bir başlangıç hem görsel açıdan hem futbol açısından güzel bir başlangıç oldu.

Angola maçta 4-0 gibi bir üstünlükle 76. dakikaya kadar getirdi.Artık bu dakikadan sonra Mali'nin çok büyük bir futbol mucizesine ihtiyacı vardı maçı çevirmek için.Olmayacak şeylerin olduğu Afrika'da bu mucizede oldu.76. dakikadan sonra Mali Keita (iki) Kanoute ve Yattabella'nın golleri ile maçı beraberliğe getirmeyi bildi.



Angola takımına büyük bir ders olmuştur dün akşam ki sonuç.Hakem son düdüğü çalmadan maç bitmez...

Sabine Lisicki




İtalyan tenisçi Sabine Lisicki'nin bir vuruş sonrası hali...

Eskişehirspor : 0 Fenerbahçe : 1 (Ziraat Türkiye Kupası)



Zemin futbol oynamaya müsait değil , takımlar zaten futbol oynamak için değil kendilerine verilen görevi yerine getirmek için sahaya çıkmışlar.Çok sıkıcı ve kötü bir futbol sonunda Fenerbahçe kaleci İvesa'nın hediyesi ile maçı kazanmayı bildi.

Her iki takımda devre arasında futbollarına bir katkı yapamamışlar.Belkide bize böyle görünmesinin sebeplerinden biri saha zemininin berbat olması ve pas yüzdelerinin bu nedenle düşük olması olabilir.Ama Fenerbahçe ilk yarı boyunca rakip kalede bir kez organize bir atak sonucu var olamadı.Alex'in karşı karşıya kaldığı pozisyonda İvesa'nın ayakları ile müdahale ettiği pozisyon dışında pozisyonları yoktu.Buna karşılık Eskişehir takımı Burak Yılmaz'ın pozizsyonları cömertçe harcaması ile gol bulamadı.Burak Yılmaz beceriksiz vuruşları sonrası ne kadar dövünse az.İki net pozisyonda da vurmaması gereken neresi varsa oraya vurdu.Eskişehir açısından maçın kahramanları kaleci İvesa ve Burak oldu.

Fenerbahçe takımında ikinci yarının bu ilk ciddi maçında ilk yarıya göre değişen pek birşey yok.Orta alanda Baroni al gülüm ver gülüm ile maç tamamlıyor.Emre kendisine çizdiği sınırların dışına çıkmıyor,Gökhan Gönül maç boyunca kenar bindirmelerini bir yada iki kez denedi.Böyle oluncada ileride top tutmak ve rakip sahaya oyunu yıkmaları çok zor oldu.Bir iki cümlede Bilica için söylemek lazım.Fenerbahçe'de Lugano bu yıl suskun ve hırçın değil ama Bilica Lugano'nun yerini aratmıyor.O kadar pislik bir futbolcu ki rakiplerini yıldırmak için her türlü çirkefliği yapabilecek bir oyuncu.Fenerbahçe yönetimi özelliklemi seçiyor acaba defans için böyle futbolcuları.Hakemler eğer biraz yürekli olsalar Lugano ve Bilica ikilisi maç tamamlayamazlar.

Ziraat Türkiye Kupası'nda Fenerbahçe bu galibiyeti ile gruptan çıkmayı garantiledi gibi.Eskişehirspor için ise artık çok zor görünüyor gruptan çıkmak.Fenerbahçenin her galibiyetinden sonra gazetelerin 27 yıl sonra kupa özlemini bitirmeyi hedefleyen Fenerbahçe diye cümleye başlaması ve bunu okumak ayrı tat.

Juventus : 0 Milan: 3



İtalya derbisi olarak adlandırılan Juventus-Milan maçında gülen taraf Milan oldu.Maç boyunca hiç bir etkili atağı olmayan , rakip sahada üstülük kuramayan Juve'nin maçı kazanamayacağı daha ilk dakikalarda belli olmuştu.Sezona kötü başlayan Milan ikinci devre ile birlikte Ronaldinho'nunda yükselen formu ile seri galibiyetlere başladı.

Juventus takımı dün gece öyle goller yedi ki bir takımın defansı nasıl gol yer diye ders verdiler.Üç duran top , üç korner maçı Milan'a getirdi.Bu goller olmasaydı bile Juve için maçı çevirebilecek gözü ile bakamıyorduk.Juventus için aslında ligde ikincilik açısından çok önemli bir maçtı.Milan ile çekiştikleri ikincilite ağır bir yara aldılar.Milan ise şampiyonluk yolunda İnter'i az da olsa rahatsız etmeye devam edecek gibi.Beckham ve Ronaldinho ikilisi devre sonuna kadar iyi işler yapacak gibi duruyor.Özellikle Ronaldinho Dünya kupası kadrosunda olabilmek için özellikle son iki maçta harikalar yaratıyor.Dün gece iki gol atmayı başardı hafta içinde de bir gol atan Ronaldinho estetik hareketleri ilede eski günlerini anımsattı bizlere.



Juventus açısından kayıp bir sezon daha geride kalmak üzere.Önce şampiyonlar liginden elenmesi , ligde şampiyonluktan uzaklaşması ve şimdide ikincilikten uzaklaşması onlar açısından ligin sonunun nasıl geleceği merak konusu.Şuan ki puan durumunda ikincilikleri bile zorda.Alltan gelen Napoli baskısını yaşayacaklar.Kadrosunda pek önemli futbolcusu kalmayan tek yıldızı yaşlı kurt DelPiero kalan Juventus artık yeni bir yol haritası çizmeli kendisine.Felipe Mello dün gece ki oyunu ile yılın bidonu ödülünü sonuna kadar hak eden bir futbolcu olduğunuda bir kez daha kanıtladı.Zaten taraftarda Mello'nun bu oyununu ıslıkları ve yuhalamaları ile ödüllendirdi.

Juventus teknik adamı Ferrara içinde artık yolun sonu görünüyor gibi...

10 Ocak 2010 Pazar

Afrika Uluslar Kupası


Afrika uluslar kupası Avrupalı takımlar için herzaman bir dert olmuştur.Futbolcuların 3 hafta süren turnuva boyunca yaşayabileceği sakatlıklar ve Avrupa'da önemli liglerin ikinci devrelerinin başlayacak olması Avrupalı takımları telaşlandırır.Afrika Futbol Birliği'ne turnuvanın tarih olrak başka zamanlarda oynanması gerektiği konusunda yapılan telkinler herzaman ters tepmiştir.Afrika Dünya kupasına ev sahipliği yapacak olmasından dolayı son zamanlarda ilgimizi çeken ve dikkatleri toplayan bir kıta oldu.Önce Federasyon kupası ile başlayan bu ilgi şimdi ise Afrika Uluslar kupası ile devam ediyor.Ama ne yazık ki son yaşanan terör olayı insanların futboldan daha çok Afrika'da ki can güvenliği ve sportif olayların yapılabilme durumunu bir kez daha düşünmemize neden oluyor.Gerçi Angola ile Güney Afrika arasında sosyal olarak birçok farklılık mevcut.Ama yinede insanların akıllarında bir soru işareti olarak kalıyor can güvenliği konusu.



Birçok Avrupa takımı futbolcularının can güvenliğini düşünerek futbolcularını gerekirse geri çağıracaklarını açıklamışlardı.Togo takımıda yaşadığı terör olayından sonra turnuvadan çekildiklerini açıkladı.

Günün Karesi

İnter : 4 Siena : 3


Dün akşam oynanan İnter-Siena maçı çok ilginç bir maç oldu.İnter takımı maçı son dakikalarda bulduğu 2 gol ile kazandı.

İnter için önemi çok yüksek bir maçtı.Şampiyonluk yolunda önemli iki rakibi birbiri ile oynarken İnter ligin zayıf takımlarından Siena ile oynayacaktı ve mutlak kazanmak durumundaydı.Maça atak başlayan taraf Siena oldu ve ilk golüde 18. dakikada Siena buldu.Yenilen bu golden sonra maçın daha hareketli olacağı belliydi zaten.Son iki sezonun İtalya'da flaş ismi Milito sahneye çıktı.Attığı gol ile İnter beraberliği yakaladı.Sneijder İnter takımının orta alanda en yaratıcı oyuncularından biri.Real Madrid takımından sezon başı alınan oyuncu İtalya liginde adından söz ettirecek oyun oynamaya devam ediyor.Takımını öne geçiren golü 36. dakikada atmayı başardı.

Siena beraberliği yakalamak için çok beklemedi.Bir dakika sonra beraberliği yakalayan Siena devreyide böyle bitirmeyi başardı.Maçın kritik anları son dakikalar oldu.Siena 3-2 öne geçtikten sonra İnter'in şuursuz saldırmaları ve saha kenarında Mourinho çıldırıyordu.Rakip oyuncuların vakit geçirmek için yerden kalkmadığı dakikalar başlamıştı.Hatta bir pozisyonda saha içine girecek kadar sinirlenmişti.



Neyseki Sneijder sahneye çıkıyor ve Mourinho'yu ve takımını rahatlatacak golü atıyordu.Gol görülmeye değer bir goldü.Gerçekten İnter'in bu sene en iyi transferi Sniejder diyebiliriz.Maçın böyle biteceğini sandığımız anda sahneye bu kez de Samuel çıkıyor ve başta Mourinho olmak uzere herkesi cildirtacak golu atiyordu.

Golden sonra Mourinho'nun yuz ifadesi ve hareketleri görülmeye degerdi Inter bu haftayida kayipsiz gecti ve artik şampiyonluk kupasinin bir kulbundan tuttu gibi...

9 Ocak 2010 Cumartesi

Endüstriyelleşen Futbol ve Semt Takımları

Futbolun bir endüstri halini aldığı günümüzde ne yazık ki semt takımlarının isimlerini duyamaz olduk.Eskiden Türk futboluna bir çok yıldız oyuncu kazandıran ve tarihleri başarılar ile dolu olan bu takımlar artık unutululmuş durumdalar.Türk futbolununda 100 yıllık bir geçmişe sahip çok az takım var.İstanbul'un 3 büyük takımı haricinde Ankaragücü ve şuan artık amatör kümelerde mücadele eden Vefaspor ve Üsküdar Anadolu takımları.
***


Ülkemiz futbolunda en büyük sorunlardan biri olan ve ne yazık ki herkes tarafından bilinip söylenmesine rağmen hiçbir şey yapılmayan sorun insanların kendi memleketinin takımına yada semtinin takımına destek olmamasıdır.Ülkenin en uç noktasında yaşayan insan bile kendi memleket takımı yerine İstanbul'un 3 büyük takımına gönül vermiştir.Halbu ki bu takımları hayatları boyunca bir yada iki kez görmek fırsatını bile yakalayamayacakken kendi memleket takımlarına sırtlarını dönmüşlerdir.
***
Günümüz bilgi çağında Avrupa'dan bir çok takımı takip etme olanağına sahip oluyoruz.Hatta bazı takımları benimseyip onları özellikle takip etmeye başlıyoruz.İstediğimiz an o takımlar ile ilgili bilgileri toplayı paylaşabiliyor,onlar ile irtibata geçip bilgi sahibi olabiliyoruz.Adlarına internet siteleri kurabiliyoruz.Bunun altında yatan nedenler aslında çoğu zaman siyasi bazen ise tribün sevdalılarının farklı yönleri keşif etme duyguları.Hayatında Livorna,St pauli gibi takımların maçlarını takip edemeyecek insanlar bu takımlara gönül verebiliyor.Ama bunun yanında kendi ülkesinde ki takımların durumlarından bir haber olabiliyor.İngiltere liglerini internet ve televizyon aracıliğı ile takip ediyoruz.Oradaki alt ligleri izlediğimizde bile insanların futbola bakış açılarının ne kadar farklı olduğunu görüyoruz.Enaz Premier Lig izleyicisi kadar izleyici tribünlerde yerlerini alıyor ve takımlarını destekliyor.Ama ülkemizde ne yazık ki bu durum tam tersi oluyor.Anadolu'da oynanan süper lig maçlarında ki ortalama ile Anadolu'ya gelen İstanbul takımlarının maç ortalamaları ne yazık ki farklı oluyor.İnsanlar oraya kendi takımlarını desteklemeye değil İstanbul'un yıldızlarını izlemeye gidiyor.
***


Ülke olarak futbola bakış açımız ne yazık ki diğer Avrupa ülkeleri gibi değil.Bizler yanlızca futbolun kazanan tarafı olmayı ve hep yukarılarda olma yönünü seviyoruz.Ama rakiplerimiz tam aksine en alttan en yukarıya tüm takımları bir şekilde destekliyor ve taraftar bilinci oluşturmayı başarabiliyor.Ülkemizde daha önce adından en çok söz ettiren ve İstanbul'un 3 büyük takımına kök söktüren takımlar şuan için var olma savaşı içindeler.Bir Göztepe , Samsunspor , Kocaelispor , Malatyaspor , Sakaryaspor gibi takımlar ne yazık ki artık farklı kulvardalar.Bu takımlara yanlızca bir avuç diyebileceğimiz futbol ve tribün sevdalısı gönül veriyor.
***
İstanbul özeline dönersek,semt takımları olarak Türk futboluna en çok takım kazandıran şehir konumunda.Daha önceleri birinci liglerde mücadele etmiş takımlar var.Bakırköyspor , Zeytinburnuspor , Karagümrükspor , Vefa gibi takımlar bu endüstri haline gelen düzene ayak uyduramadılar.Çoğu şuan faaliyetlerini sürdürse bile o eski günlerdeki gibi cazipliğini kaybetmiş durumdalar.
***
Türk futbolunu yanlızca İstanbul'un 3 takımına göre endekslemeye devam eder isek yakın zamanda Anadolu'nun şuan için var olan takımlarının çoğunu göremeyeceğiz.İstanbul demek Türkiye demek olabilir ama futbol demek İstanbul demek değil.

Elvis Presley ve Boks

Maradona Televizyonu


Maradona internet ve televizyon üzerinden yayın yapacak bir kanal kuruyormuş.Maradona hayranları bu habere sevinmişlerdir.Maradona 2005 yılında bir talk show programı yapmış fakat tutmamıştı.Bu sefer ki projesi daha kapsamlı bir olay ve hayranlarını memnun edecek bir haber.Maradona biraları,maradona kilisesi derken Maradona televizyonuda gerekliydi ve artık oda var.

Guardilo En İyi Teknik Adam




Pep Guardiola 2009 yılının en iyi teknik adamı seçildi.Geçtiğimiz sezon Barca'nın başına geçen genç teknik adam bir sezon boyunca kazanılabilecek tüm kupaları kazandırdı takımına.Barca'nın bu büyük başarısında en büyük pay kendisinin.Bu emeklerinin karşılığınıda Uluslararası Futbol Tarihi ve İstatistikleri (IFFHS) tarafından yılın teknik adamı ödülü ile taçlandırdı.

Diğer aday olan teknik adamlar ve aldıkları puan ve dereceler ise şöyle ;

1. Josep Guardiola (İspanya / Barcelona) 300 puan
2. Alex Ferguson (ESC / Manchester Utd) 137
3. Jose Mourinho (POR / Inter Milan) 66
4. Alejandro Sabella (ARG / ) 54
5. Mircea Lucescu (RUM / Shakhtar Donetsk) 50
6. Arsene Wenger (FRA / Arsenal) 44
7. Guus Hiddink (Ned / Chelsea) 38
8. Laurent Blanc (FRA / Bordeaux) 34
9. Jorge Daniel Fossati (URU / LDU Quito) 16
10. Felix Magath (GER / Wolfsburg / Schalke) 15

Lucescu'nun bu sıralamada beşinci olmasıda kendisinin ne kadar başarılı olduğunun bir kanıtı.Ne yazık ki ülkemizde hak ettiği değeri görememişti.İki büyük takımımızı şampiyon yapması,imparatorların yapamadığı şampiyonlar liginde çeyrek final oynamayı onun sayesinde görmüştük.Bir dahada ülkemize gelmez herhalde.