14 Aralık 2009 Pazartesi

Tv'de Futbol(15-21 Aralık)



15 Aralık Salı
18:00 Pohang-Estudiantes / NTV Spor (FİFA Dünya Kulüpler Kupası Yarı Final)
22:00 Man United-Wolves / Spormax

16 Aralık Çarşamba
18:00 Atlante-Barcelona / NTV Spor (FİFA Dünya Kulüpler Kupası Yarı Final)
20:00 Montpellier-Bordeaux / Kanal A
20:00 Basel-Fulham / Futbol Smart
20:00 S.Graz-Galatasaray / Euro Futbol & Star TV
21:45 Chelsea-Portsmouth / Spormax
21:45 Burnley-Arsenal / Spormax
21:45 Liverpool-Wigan / Spormax
21:45 Tottenham-Man City / Spormax 4 MAÇ DÖNÜŞÜMLÜ
22:00 Paris Saint Germain-Lens / Kanal A
22:05 S.Prag-Kopenhag / Futbol Smart

17 Aralık Perşembe
22:05 Fenerbahçe-Sheriff / Euro Futbol

18 Aralık Cuma
13:00 UEFA Şampiyonlar Ligi Kura Çekimi / Eurosport
14:00 UEFA Avrupa Ligi Kura Çekimi / Eurosport
20:00 Beşiktaş-Bursaspor / Lig TV
21:30 Schalke 04-Mainz / TRT 3

19 Aralık Cumartesi
13:30 Kayserispor-Antalyaspor / Lig TV
13:30 Konyaspor-Altay / D Spor
14:45 Portsmouth-Liverpool / Spormax
16:30 Bayern Münih-Hertha Berlin / TRT 3
17:00 Fulham-Man United / Spormax
17:00 Rangers-Motherwell / Futbol Smart
18:00 FİFA Dünya Kulüpler Kupası Final
19:20 Nottingham F.-Preston / Futbol Smart
19:30 Stuttgart-Hoffenheim / TRT 3
19:30 Arsenal-Hull City / Spormax
20:00 Bordeaux-Lorient veya Rennes-Paris / Kanal A
20:00 Galatasaray-Gençlerbirliği / Lig TV
21:45 Fiorentina-Milan / NTV Spor
22:00 Saint Etienne-Marseille / Kanal A
23:00 Real Madrid-Zaragoza / NTV

20 Aralık Pazar
13:30 K.Erciyesspor-Bucaspor / D Spor
14:30 Hearts-Celtic / Euro Futbol
15:30 Wolves-Burnley / Spormax
15:30 Ultrecht-Twente / Futbol Smart
16:00 Juventus-Catania / NTV Spor
17:30 Roda-PSV / Futbol Smart
18:00 West Ham-Chelsea / Spormax
18:00 Auxerre-Toulouse veya Lille-Le Mans / Kanal A
18:30 Köln-Nuremberg / TRT 3
20:00 Trabzonspor-Fenerbahçe / Lig TV
21:45 İnter-Lazio / NTV Spor
22:00 Monaco-Lyon / Kanal A
22:00 Deportivo-Valencia / NTV ?
22:15 Benfica-Porto / Futbol Smart

21 Aralık Pazartesi
20:00 Karabükspor-Adanaspor / D Spor
22:00 Wigan-Bolton / Spormax


Tümer Metin Yunanistan'da çoştu


Yunanistan'ın Larissa takımında oynayan Tümer Metin bu hafta attığı iki golle takımının sahadan bir puan ile ayrılmasını sağladı.Bu sezon ki 4.golüne ulaşan Tümer takımının ligin alt sıralarında biraz nefes almasını sağladı.

Avrupa Liglerinde Geçen Hafta


İngiltere Premier Ligi ile başlayalım bu yazımıza.İngilrete'de haftanın maçı Liverpool-Arsenal maçıydı.Arsenal Arshavin'in golüyle Liverpoolu yenmeyi başardı ve Liverpool'u ateşin içine attı.Gçen sene oynanan maçta dört gol atarak Liverpoolu yıkan Rus oyuncu bu sene ki maçtada golünü atarak Liverpool'un bir anlamada belalısı oldu.

Haftanın en ilginç maçlarından biride Manchester United ile Aston Villa arasında arasında oynandı.17 maç aradan sonra Villa deplasmanda Manchester'ı yenmeyi başardı.1-0 lık sonuçla şeytanın bacağını kırmış oldu.

Chelsea ise sahasında Everton ile 3-3 berabere kaldı.Bu maçta kaleci Chech'in hataları maçın sonucunu bellirledi.Ancelotti yönetiminde ki Chelsea ligde liderliğini devam ettirirken en büyük rakibi Manchester'ın puan kaybettiği haftada kazanabilse liderlikte daha rahat bir konuma oturacaktı.

Bizim için İngiltere liginde önemli olaylardan biriside Tuncay Şanlı'nın golü oldu.Takımında sürekli onbirde oynama şansı bulamayan Tuncay bu hafta attığı gol ile moral olarak kendisini toparlamıştır umarız.Hocasıyla yaşadığı sorunları çözen ve bu sezon ikinci defa sahaya ilk onbirde çıkan Tuncay attığı gollün devamını getirir diye umut ediyoruz.Stoke City-Wigan maçında ilginç anlarda oldu.Stok City kalecisi kurtardığı penaltıyla kahraman olacakken orta sahadan yediği gol ile takımını üç puandan etti.Wigan'ın attığı gol ise Premier Lig'de yılın golüne aday bir goldü.

Premier ligde haftanın diğer sonuçları ise şöyle ;

Stoke City - Wigan 2 - 2

Bolton - M.City 3 - 3

Chelsea - Everton 3 - 3

Tottenham - Wolves 0 - 1

Sunderland - Portsmouth 1 - 1

Birmingham - West Ham 1 - 0

Burnley - Fulham 1 - 1

Hull - Blackburn 0 - 0

M.United - Aston Villa 0 - 1

Liverpool - Arsenal 1 - 2




İspanya 'da ise hafta sonu oynanan maçlarda pek süpriz sonuçlar olmadı.Bizimde yaptığımız tahminlerin büyük çogunluğu tuttu.Barcelona'nın yenilmezlik serisini devam ettirdiği bu haftayı 1-0 lık Espanyol galibiyetiyle geçirdi.Gerçek bir derbi görünümünde ki maçın sonucunu bellrileyen golü İbrahimoviç bellirledi.Madrid'in zorlu Valencia maçından puan kaybıyla dönme ihtimalinin olduğu bu haftayıda kayıpsız geçen Barca yoluna emin adımlarla devam ediyor.Hafta içinde Dünya Kulüpler Şampiyonası'nda boy gösterecek Barca bu kupayıda alarak 6'da 6 yapıp bir dünya rekoruna sahip olmak isteyecektir.

Madrid ise bu hafta zorlu Valencia deplasmanındaydı.Maçın favorisi yoktu aslında.Ama yıldız oyuncularından yoksun olarak sahada olan Madrid bu zorlu maçı kayıpsız geçmeyi bildi.Her ne kadar Ronaldosuz çıktığı maçlarda zorlanan ve puan kayıpları yaşayan Madrid ekibi Valencia maçını Ronaldosuz kazanmayı bildi.

İspanya'da zirvenin iddalı bir diğer takımı olan Sevilla ise haftayı Sporting deplasmanından 1 -0 lık galibiyetle döndü ve zirve yarışına devam dedi.Maçtan önce her iki takım taraftarları arasında çıkan olaylar insanları üzsede maçın sonunda sevinen Sevilla oldu.

İspanya liginde haftanın diğer sonuçları söyle ;

Zaragoza - A.Bilbao 1 - 2

Barcelona - Espanyol 1 - 0

Valencia - R. Madrid 2 - 3

Osasuna - Mallorca 0 - 1

Valladolid - Malaga 1 - 1

Santander - Xerez 3 - 2

Getafe - Tenerife 2 - 1

Almeria - Deportivo 1 - 1

Atletico Madrid - Villarreal 1 - 2

Sporting Gijon - Sevilla 0 - 1






 





Seri A bu hafta bol süprizli sonuçlara sahne oldu.Lig lideri İnter'in Atalanta deplasmanından berabere ayrılması haftanın en süpriz maçı oldu.Her iki takımın teknik direktörlerinin cezası nedeniyle maçı tribünden takip ettiği maçta takımlar bir puana razı oldu.Zirve yarışında diğer rakiplerinin puan kaybetmesini bu hafta iyi değerlendiremedi İnter.Maçta öne geçmesinin avantajını iyi kullanamadı.

Zirvenin bir diğer büyük adayı Milan'da bu haftayı puansız geçiren bir diğer takım oldu.Lig başında aldığı sonuçlar ile alt sıralara kadar inen ama daha sonra bit yükseliş grafiği çizerek zirveye yaklaşan Milan bu hafta puansız ayrıldı sahadan.İnter'in zirvede en büyük rakibi konumundaki Milano ekibi Palerma'ya sahasında 2-0 gibi net bir skorla yenildi.

Zirve yarışında iddalı ama aldığı sonuçlar ile bunun uzağında kalan bir diğer takım da Juventus.İnişli çıkışlı bir grafik çizen Torino ekibi bu haftada sahadan boynu bükük ayrıldı.Hafta içinde Bayern'den fark yiyen Juve hafta sonuda kendi liginde Bari karşısında tutunamadı ve sahadan puansız ayrıldı.

İtalya liginde haftanın diğer sonuçları ;

Cagliari - Napoli 3 - 3

AS Bari - Juventus 3 - 1

Atalanta - İnter 1 - 1

Milan - Palermo 0 - 2

Chievo - Fiorentina 2 - 1

Parma - Bologna 2 - 1

Lazio - Genoa 1 - 0

Siena - Udinese 2 - 1

Catania - Livorno 0 - 1

Sampdoria - Roma 0 - 0






Berlusconi'ye dayak




Dünya güzellerinin Afrika ziyareti

Atalanta : 1 İnter : 1


Her iki takımında teknik adamlarının cezalarından dolayı tribünde olduğu maçta puanlar paylaşıldı.İtalya ligini domin eden İnter bu maçla rakipleriyle arayı açma fırsatını kaçırmış oldu.Juventus ve Milan'ın puan kaybı yaşadığı bu hafta İnter için çok daha fazla kazançlı olabilirdi.

İnter formda oyuncusu Milito ile öne geçti ama devamı gelmedi.Milito bu kadar formdayken Eto için işler pek iyi değil görünüyor.Eto İspanya liginde olduğu kadar aktif değil İtalyan liginde.Kendisini daha alıştıramadı sanırım.Eto demek gol demek ama bizler daha Eto'nun adını İnter formasıyla gollerini sıraladığını göremedik.

Jose Mourinho yine maç sonunda gazetecilerle tartıştı.Bunu kendine adet edindi Mourinho.Gazetecilerle arası iyi değil zaten.Her fırsatta onlarla didişmeyi laf sokmak için fırsat kollar gibi.Bu durumda gazetecilere malzeme çıkmasına neden oluyor.İnter kulubü maç sonunda yaşanan olaydan dolayı gazetecilerden özür dilemeyide ihmal etmemiş.Yönetim kurulunda sanırım gazetecilerden özür dileme birimi oluşmuştur İnter kulubü için.

Avrupa'da hafta sonu futbol kareleri









13 Aralık 2009 Pazar

Sporting Gijon ve Sevilla meydan savaşı


Sporting Gijon - Sevilla maçı öncesi iki takım taraftarları arasında meydan savaşı çıktı.İspanya'da pek alışık olunmayan taraftar olayları bu maçta ortaya çıktı.İki yüz kadar taraftar birbirlerine zincir , sopa ile birbirlerine girmiş.Holiganlar etrafataki mağazalara , dükkanlarada zarar vermiş olaylar esnasında.

Manisaspor :1 Beşiktaş :1


Beşiktaş yeni bir seri yakalama peşinde herhalde.Geçen hafta ki Diyarbakır beraberliği şimdi ise Manisa beraberliği.8 hafta üst üste kazanan takım iki haftadır durdu.Bu hafta yenilen golle ise 8 maçtır gol yememe serisi bozuldu.

Maç ortadaydı aslında.Manisaspor'da iki yarıdaki oyunuyla maçı alabilirdi.Nihat'ın gereksiz hırsından kaçan goller maçın sonucunu bellirledi.Nihat demişken artık kendisini toparlama vakti geldi de geçiyor.Artık sahada bir Nihat olduğunu göstermeli herkese.Sahada bir Nihat varmı yokmu belli değil.Şut çekmeyi mi unuttu acaba.Biz Nihat'ı sert şutları ve isabetli sutlarıyla tanırdık.Nihat malesef artık eski Nihat değil ve bu takımı kötü yönde etkiliyor.Sezon başı askerlik bahaneleri olabilir ama bu bahanede komik olur.Nihat gibi üst düzey bir futbolcunun bu kadar ruhsuz olmasını kabul edemiyor taraftar.Umarız sezonun ikinci yarısı kendisini toparlar.

Maçın ilgin yönlerinden biride Beşiktaş adına sahaya gol atamayan golcü Nobre'nin oyuna girmesi , kurtarıcı diye sahaya Uğur'un girmesi.Beşiktaş gibi üst düzey bir takımda kurtarıcı diye bu iki oyuncu sahaya giriyorsa vay o takımın haline.Gol atabilecek pozisyona girecek oyuncu eksikliği sezon başından beri ortada.Ama Mustafa Hoca bu eksikliği Nobre ile gidereceğini sanıyorsa çok fena yanılıyor.Geçen sene Mart ayından beri gol atamayan bir oyuncudan daha ne beklenir.

Tabata diye bir oyuncusu var Beşiktaş'ın.Artık yedek listesinin gediklisi oldu 8 milyon euroluk bu oyuncu.Acaba yedek kulubesi zengin görünsün diye mi alındı.Bu takımın oyuncusu olamayacak kadar alt seviyelerde bir oyuncu için bu kadar maliyet ve sonrası koca bir hiç.Bu transferi yapanlar acaba neyi düşünerek aldı bu oyuncuyu.Yedek kulubesinde Mustafa Hoca ile beraber maç izlemesi için alınan bir oyuncu herhalde.Takıma bir katkısı yok.Bu takım Delgado'yu arayacak hale geldi.Kaptan dönerse belki orta sahada yaratıcı oyuncu eksikliği giderilir.Ama Delgado aranacak hale geldiyse gerçekten işler kötü demektir.

Gol atamadan nasıl maç kazanacak bu takım.Ligin en az gol atan takımı konumunda Beşiktaş.Kasımpaşa bile daha fazla gol atmış.Forvet hattı yetersiz bir takım ligde ileriye nasıl umutla bakacak.Sıkışan maçlarda nasıl gol bulup skoru çevirecek.Bu soruların cevaplarını Mustafa Hoca biliyordur elbette.Bakalım devre arasında ne gibi tedbirler alınacak.

Sahadaki sıkıcı maça birde Afrika'da gördüğümüz ve hayatımıza giren vuvuzela Manisa tribünlerindeydi.Bizim tribünler için yabancı olan bu madde tribünleri gerçekten çok itici yapıyor.Sahada ki maça konsantre olamıyor televizyon başındakiler.Umarız bir daha bu yabancı madde tribünlerde olmaz.Bizim tribün kültürümüzde davul var vuzuzele yok.Madem farklı birşeyler olacak geçen hafta ki Eskişehir tribünleri gibi orkestra olabilir ama vuzuzela asla.

Günün Fotoları 3

Çinli Jia Chaofeng'ın 5000 m koşusundan sonra ki hali


Pepe'nin zor anları


Taylandlı taraftarlar

Bank Asya 1.Lig


Bank Asya 1.Lig 16.Hafta sonuçları
BOLUSPOR 1 - 1 KARABÜKSPOR
SAMSUNSPOR 2 - 0 KARTALSPOR
BUCASPOR 6 - 1 ÇAYKUR RİZESPOR
HACETTEPE  4 - 1 KARŞIYAKA
GİRESUNSPOR 3 - 2 KONYASPOR
GAZİANTEP  BLD.SPOR 3 - 0 KAYSERİ ERCİYESSPOR
KOCAELİSPOR 1 - 0 MERSİN İDMAN YURDU
ALTAY 3 - 2 DARDANELSPOR 
ADANASPOR A.Ş. 2- 0 ORDUSPOR


Pepe 6 ay sahalardan uzak




Pepe önce bu tekmeyle 10 maç ceza almıştı.Aslında lisansı yırtılıp kasaplık lisansı verilmeliydi ama ucuz yırttı.Şimdide dün akşam oynanan Valencia maçında sakatlandı ve sahalardan 6 ay uzak kalacak.


Roberto Carlos'tan veda.


Dün akşam oynanan Ankaragücü maçından sonra Carlos Türkiye'den ayrılacağını açıkladı.Aylardır ha kaldı ha gitti , devre arası gidecek yok sezon sonu gidecek diye gündem baya meşgul olmuştu.Ama Carlos nihayi kararını vermiş olacak ki böyle bir açıklama yapmış.

Gelmesi bir olay oldu gitmesi ise aylardır gazetelerin , televizyonların spor haberlerinin gündemine oturmuştu.Geldiği günlerde dünya yıldızı bir marka olarak manşetlerdeydi şimdi giderken ise Fenerbahçe'de oynadığı oyun , sol kanatta vurdum duymaz tavırları nedeniyle eleştirilir olarak gidicek.

Aslında Carlos'un ülkemize gelmesi ve burda futbol oynaması bizler için çok artı bir durumdu.Ülke futbolunda yetişecek futbolculara bir katkısı olabilirdi.Ama biz ülkemize gelen bir değeri hemen maddi anlamda daha bir değerli olmaya zorladığımız için bazen işin bu yönleri unutuluyor.Carlos'un etinden sütünden yaralandı Fenerbahçe ama futbolculuğundan yaralanabildi mi ? Kaç kere bir paf takım oyuncusuyla yan yana geldi ve onla futbol konuştu,futbol sahasında sadece izlemek yerine onunla aynı ortamda bulunup ondan birşeyler öğrendi.Kuluplerimiz futbolun endüstiriyelleştiği bir ortamda ilk etepta getirdikleri yıldız futbolcuların kombine kart satışı , forma satışı , reklam parası derdine düşüyorlar.Madem gelen bu kişi bir futbolcu neden onun futbolculuğundan yararlanmıyorlar.

Bizim ülkemizden bir Hagi fırtınası geçti gitti.Hagi'nin bu ülkede futbol oynamaya meraklı gençlere verdikleri ortadadır.Onların futbol mantalitelerini futbol düşüncelerini değiştirmiştir.En azından bir Emre Belözoğlu'nun bu günlere gelmesinde Hagi'nin katkısı vardır.O zaman ki gazetelerde her zaman yazılan birşey vardı Emre ve Hagi idman sonrası beraber idman yaptı diye.Bu bile bir yıldız futbolcudan yaralanabilmeyi gösteriyor.

Carlos geldi ve gidiyor.Yolu açık olsun.Etinden sütünden yararlanan Fenerbahçe kulubü Carlos'a yakışır bir veda yaparmı bilemeyiz ama imza gününü statda yapan bir takım vedasınıda görkemli yapar diye düşünüyoruz.

Carlos'lu Fenerbahçe pek bir başarı yakalayamadı ülkemizde.Carlos bu duruma alışamadı belkide.Kariyeri başarılarla dolu bir adamın başarısız geçmiş iki buçuk sezonu var.Emekliliğine az kalan Carlos bunu başarısız yıllarıda milyon dolarlarla telafi etti.Artık ülkesinde kral mı olur yoksa malulen emekli mi olur bilemeyiz ama Ronaldo bu habere çok sevinmiştir.

Ronalda ve Carlos yeniden birbirine kavuşuyor.Güle güle Carlos...

Fenerbahçe : 3 Ankaragücü : 2


Fenerbahçe haftalar sonra galip gelmeyi bildi.Maç aslında her iki taraf içinde geldi gitti.Ama Alex farkı yine ortaya çıktı.Maçın sonucunu değiştiren adam yine Alex oldu.
Ankaragücü takımı maçta öne geçmesine rağmen bu üstünlüğü maç sonuna taşıyamadı.Burdada ortaya lider oyuncu eksikliği çıktı.Aslında her iki takım içinde yükselişe geçmek için önemli bir maçtı.Ankara ekibi alt sıralardan yükselmek için bu maçı fırsat bilmişti.Rakibinin cezası nedeniyle tarafsız oynanan bu maç onlar için bir fırsat olabilirdi.Ayrıca haftalardır kazanamayan bir takıma karşı oyuna iyi başlayıp psikolojik olarak rakibine üsütnlük kurabilirdi.

Öte yandan Fenerbahçede ise haftaların stresi gözle görülür biçimde ortadaydı.Kaybedilecek bir üç puandan sonra orta çaplı bir operasyon yapılabilirdi takım içinde.Zaten hafta içinde Aykut Kocaman'ın yaptığı toplantıda bunun sinyalleri verildi gibi.Devre arasında Fenerbahçe'de bir operasyon beklenebilir.

Maça tekrar dönersek , maçın bir çok kırılma pozisyonları vardı.Ankaragücü'nün kaçırdığı goller,hakemin vermediği bir golüde eklersek aslında maç Ankara ekibi için hak edilmiş bir maçtı.Ama geçen hafta Aziz Başkan tarafından hakemlere karşı okunan hodri meydan bu hafta meyvasını vermiş gibi oldu.Bu maçtan sonra herkesin beklediği tıpkı geçen hafta ki gibi bu ligin bu hakemlerle yürüyemeyeceğinin söylenmesiydi.Ama bu saate kadar böyle bir açıklama gelmedi.Eğer geçen hafta ki konuşmasından sonra kendisini haklı olarak gören bir başkan bu hafta susuyorsa bu işte bir iş var demektir.

Ankara ekibi henüz çözemediği teknik adam sorununu sanırım ileri bir tarihte çözmeyi düşünüyor.En azından devre arasına kadar bu teknik kadroyla gidilecek gibi görülüyor.Dileriz 100.yılında daha üst sıralarda bir Ankaragücü izleriz ligin ikinci devresinde.Gökçeklerin eli şu zamana kadar sihirli olamadı takım üstünde.Şişkin olan takım kadrosuda azaltılır düşüncesindeyiz.

12 Aralık 2009 Cumartesi

Tuncay golle tanıştı.

Tuncay nihayet golle tanıştı.Sezon başından beri ikinci kez ilk onbirde sahaya çıkan Tuncay bu maçta golle buluştu.Ama attığı gol galibiyete yetmedi.Wigan'ın attığı ikinci gol ise İngiltere'de yılın gollerine şimdiden aday olacak cinsten bir gol oldu.


Dean Ashton'dan erken emeklilik

Erken emeklilik.

Dean Ashton henüz 26 yaşında futbola veda etmek zorunda kaldı.Bileğinden geçirdiği sakatlığı düzelmeyen genç futbolcu futbolu bırakma kararı aldı.Westham United'lı futbolcu milli takım kampında geçirdiği sakatlığından sonra bir sezon futbol oynayamamıştı.Daha sonra bu saktlığı düzelen futbolcu yine aynı bölgeden sakatlanınca doktorlar futbolcunun futbolu bırakması gerektiğini söyledi.Şimdi merak edilen konu futbolcunun federasyona dava açıp açmayacağı.Dean Ashton Norwich City'den transfer edilmişti.

LA LİGA TAHMİNLERİ


Zaragoza - A.Bilbao : 2
Barcelona - Espanyol : 1
Valencia - R. Madrid : Üst
Osasuna - Mallorca : 0-1
Valladolid - Malaga : 0-1
Santander - Xerez : 1
Getafe - Tenerife : 1
Almeria - Deportivo : 0-2
Atletico Madrid - Villarreal : 0
Sporting Gijon - Sevilla : 2

Yılmaz Vural


Yılmaz Vural kendine has tarzıyla Türk futbolunda ayrı bir yeri olan teknik adam.Kimine göre bir showmen kimine göre hakkı yenmiş bir teknikdirektör.Kim ne derse desin Türk futbolunun sempatik teknşk adamı ve cesaretli bir hocası.Kimin başı sıkışsa,hangi takımda işler ters gitmeye başlasa akla ilk gelen adam.Hızır gibi yetişen bir adam.

Almanya'da futbol eğitimini almış olan Yılmaz Vural Türkiye'de kendisine pek şans verilmemesinden yakınır durur.Büyük takımların başına geçmek gibi bir hayalin peşinde olan teknik adam.Aslında bir dönem Trabzonspor'un başına geçen ve başarılı bir dönem geçiren teknik adam burdan ayrılmak zorunda kaldı.

Yılmaz Vural'ın sürekli söylediği bir söz var yabancı hocalara tanınan şanslar bize tanınmıyor diye.Aslında bu söyleminde çokta haksız sayılmaz.Yerli hocaların en büyük sorunuda bu aslında.İşsiz kalma korkusuyla önlerine sunulan her teklifi her sözleşmeyi imzalıyorlar.Ama yabancı bir teknik adam bir sözleşme imzalarken yanlarında bir çok avukatı oluyor ve yaptırımları ağır sözleşmeler imzalıyorlar.

Yılmaz Vural kariyeri boyunca düşme potasında yer alan takımların başında yer aldı.Bir çoğu düştü belki ama yinede o takıma bir Yılmaz Vural imzası atılmış oldu.Sezon başı takım alamamak aslında Yılmaz Hoca'nın en büyük sıkıntılarından biri.Bu senede aynısı oldu ve sezonun altıncı haftası Kasımpaşa ile anlaştı.O'nun gelişi ile bir yükselme gösterdi Kasımpaşa takımı.

Kasımpaşa'nın sezon sonu nerede olacağını bilemeyiz ama şimdiden ligin dişli bir takımı oldular.Üst üste büyük takımlarla yaptıkları maçlardan puan çıkarmayı başaran Kasımpaşa bu ligde kalıcı olabilirler.

Yılmaz Vural'ın bu hafta içinde Daum ile ilgili sözleri medyamızda yer aldı.O'na dahi diyenleri topa tuttu Yılmaz Hoca.Yine bilindik kendisine has sözleriyle eleştirdi Daum nezdinde tüm yabancı hocaları.Haklı olduğu bu davasında O'nu dikkate alan varmıdır bilinmez ama futbol camiasında yerini sağlama alıyor bu sözleriyle.Belki Don Kişot gibi yel değirmenlerine saldırıyor ama bu savaşı umarım bir gün yerli hocalar adına Yılmaz Hoca kazanır.

Geçenlerde söylediği bir söz ile bitirmek istiyorum bu yazımı , Telegol programında telefon konuşmasında söylediği söz gerçekleri ortaya koyuyordu.'ölülerin bile mezar taşlarına profösör yazan bir memleketiz.Ölen adamın ünvanımı olur' gibilerinden bir söz söylemişti.Sevdik bu sözünden dolayı seni Yılmaz Hoca.

Barcelona - Espanyol


İşte yine futbolun dışına çıkılmış bir maç.Futbol bazı takımlar için sadece sahada oynanan bir oyun değil.Birbirlerine karşı üstünlük kurma,birbirini ezmek için bir fırsat aslında.Bunun bir başka örneği bu akşam oynanacak olan Barcelona - Espanyol maçı.

Her ikiside Katalan bölgesinin takımları ama birbirlerini sevmeyen iki takım.Espanyolun tam adı Reial Espanyol de Barcelona.Kral tarafından verilen bu Reail ünvanı Barcelona halkı tarafından Espanyolun daha itici bir hal almasına sebeb oluyor.İspanya bayraklarının dalgalandığı tek yer olarak Espanyol bölgesidir.

Kendilerini bir Katalan olarak değilde bir İspanyol olarak görürler.İşte bu nedenlerden dolayı bu maç sadece bir futbol mücadelesi değildir.Aynı şehrin takımları olması dolayısıyla bir derbi mücadelesi olmasının dışında siyasi bir durumda söz konusudur.

Ama birde futbolun gerçekleri var.Her ne kadar Espanyol İspanyo futbolunun altıncı büyük takımı olarak gösterilsede son zamanlarda bu büyüklükten eser kalmamıştır.Birde Barca gerçeği var.Son iki sezondur oynadığı futbolla başak diyarların insanları gibi görünen Barcalı futbolcular için çok zor olacak bir maç değil gibi.Futbolcular için bu maç sadece bir futbol maçı olarak görünür mü bilemeyiz ama zaten Barcalılar sahada canları ne isterse onu yapıyorlar,ne zaman gol atmak isterlerse o zaman gol yapıyorlar,Rakipleri karşısında ezici bir pas yüzdesi sağlıyorlar.Bu durumlarda göz önüne alındığında bu maç biz izleyenler olarak güzel ve bol gollü bir maç olacağa benziyor.

Antalyaspor: 2 Galatasaray: 3



Dün akşam çok enteresan bir maç oynandı.Galatasaray defansının akıl almaz ofsaty taktikleri , Antalyaspor'un bir anda 2-0 öne geçmesi , direkten dönen toplar derken baya ilginç bir maç oldu.

Galatasaray sezon başında oynadığı futbolu bir türlü oynayamıyor.Defans bölgesinde Servet'in yanına ona ayak uydurabilecek bir oyuncu bulamamanın sıkıntısı çekiliyor gibi.Gökhan'ın transferiyle bu sorun belki çözülebilirdi ama unutmamak lazım ki müzmin sakat Gökhan bir hafta varsa üç hafta yoktu.Malum yine sakatlandı ve uzun süre yok.Defans bölgesinden topu orta alana ve hücuma düzgün pas trafigi ile aktarabilen bir oyuncusu yok Galatasaray'ın.Buda Rijkaard'ın belkide en çok kafa yordugu ve taktiğini buna göre bellirlediği bir durum.

Dün akşam yenilen iki goldede defansın acemice hataları vardı.Bu hatalara birde kaleci hataları eklenince durum vahim bir hal aldı.Bir takımın bu şekilde ofsayt taktiği yapması gerçekten ilginç.Eğer bu taktik 90 yıllarda ve daha öncesinde yapılsa anlaşılabilir ama artık böyle bir ofsaty taktiği yok.

Kaleci demişken Leo Franco'ya bir değinmek lazım.İspanya'da oynamış deneyimli bir kaleci denilebilir ama görüldü ki Galatasary kalesi için bu adam yeterli değil.Yediği bir çok golde çok acemice hataları var.Yer tutmada bazı sorunları var gibi.Galatasaray geçen seneye göre fazla gol yemiş.Bunda elbet defans sorunlarının payı büyük ama kaleciyi de atlamamak lazım.

Antalyaspor için dramatik bir gece oldu.Aslında onlar bu flimi geçen sene başında yine kendi sahalarında görmüşlerdi.İki farklı öne geçip Beşiktaş'a maçı vermişlerdi.Yine aynı senaryo ile karşılaştılar.Kaçırdıkları goller pahalıya patladı kendilerine.Şifo Hoca'nın bunda yapacağı pek birşey yok aslında.Kısıtlı imkanlar ve kısıtlı kadrosuyla bu ligde güzel şeyler yapmayı becerdiler iki sezondur.Yine büyük bir ihtimalle bu ligde kalacaklar ama artık bu kadronun daha iyi oyunculardan kurulması lazım.Futbolcu eskisi Necati , Veysel gibi golcüler yerine daha atletik ve genç oyuncular kadroda olmalı.

Gelelim Antalya belediye başkanına.Kendi şehrinin takımının gollerinde bu kadar ateşli bir şekilde alkış tufanı yapmayan başkan şehrine rakip olmuş bir takımın golünde çoşuveriyor.İçinde ki aslan sana böyle yap demiş olabilir ama sana oy veren seni o makama oturtan insanları üzmemeniz gerekirdi.

Belediye başkanı içinde acaba Antalyalı taraftarla beste yaparmı mesela; başkan olsana başkan olsana Galatasaray'a başkan olsana gibi....