turkcell süper lig etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
turkcell süper lig etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Mart 2010 Pazar

Mehmet'in Uğuru




Dün akşam ki maç bizler için stresi yüksek bir maç oldu.Maç sonunda kaybetmiş olsaydık çok üzülecek , sağa sola bahaneler bulacak , birilerini şimdiden gönderip yerine birilerini getirecek muhabbetler yapacaktık.Ama Mehmet için dün aşkam çok özeldi.O'nun gülen yüzü sanki takıma bir işaret verdi ve maçta muhteşem bir geri dönüş yaşadık.Mehmet yakalandığı amansız hastalığa rağmen aklından çıkarmadığı Beşiktaş'ını dün akşam İnönü'de izleme şansını buldu.Gülen yüzü ile sahaya çıktı.Tribünde takımı için destek verdi.Eğer dün akşam ki maçtan yenik ayrılsaydık buna en çok Mehmet üzülürdü.Ama dün akşam O'nun gülen yüzü takımın fitilini ateşledi.Şimdi tüm dualarımız senin ile Mehmet , bu amansız hastalığı yeneceksin inşallah.Pes etme Kartal , daha görecek çok güzel günler var.

26 Mart 2010 Cuma

Bursa'da Belediye Çukuruna Düştü


İ.B.Belediyespor'un şampiyonluk yolunda çelmeleri devam ediyor.İki sezon önce Beşiktaş , geçen sezon Sivasspor ve şimdi Bursaspor.Bu takımın şampiyon olacak takımlara karşı ayrı bir hırsı var galiba.Bu tip önemli maçlara çıkarken içlerinde ayrı bir hırs ile oynamaları herkesi şaşırtıyor.Bursaspor'u belki şampiyonluktan etmediler ama yinede moral olarak bozdular.Şimdi Bursaspor'un yükü iki kat arttı.Bugün görüldü ki futbolcular üzerinde stres çok fazla.Bu yükü kaldırabilecekler mi ? Bu haftadan sonra sahalarında 4 maçları var.İçerde oynayacakları maçlar kaderlerini bellirleyecek.Ama bugün ki maçın sonucuna rağmen hala şampiyonluğun en güçlü adayı Bursaspor

Ezeli Rekabet


Pazar günü oynanacak derbi maçın bu sefer diğer derbilerden farklı geçeceği düşünülüyor.Özhan Canaydın'ın vefatından sonra oluşan centilmen havanın pazar günüde hem sahada hem tribünde olacağı fikri hakim insanlarda.Bu centilmenlik havasının ne kadar süreceği maçın gidişatına bağlı.Aslında her zaman olması gereken bu durum nedense bu hafta daha bir hatırlanır oldu.İnşallah maçın ardından yanlızca maç konuşulur.Ne tribün olayları nede başka bir durum bu derbinin üstüne çıkmaz.

Maça gelince ; maçın tam bir beraberlik havasında geçeceğini düşünüyorum.Hem cuma günü Olimpiyat Stadı'ndan gelecek haber hem cumartesi İnönü'deki maçtan sonra ki durum her iki takınında stratejisini bellirleyecektir..İlk hedef hem rakibine puan kaptırmamak hemde bu ezeli rekabette bir yenilgi almamak olacaktır.Ligin sonuna yaklaştığımı bu haftalarda her iki camiada sezon öncesi büyük hedefler koymuşlardı.Ama şuan görünen her ikisininde şampiyonluk yolunda pek şansı olmadığı.Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım'ın sezon öncesi 3 sene üst üste şampiyonluk sözü bu sene itibari ile hayal olacak.Bu maçtan sonra ise olası bir yenilgide büyük gürültüler kopacaktır Fenerbahçe cephesinde.

23 Mart 2010 Salı

Neden Olmasın

Bursaspor adım adım şampiyonluğa koşuyor.Rakiplerine göre çok daha avantajlı girdiği şu son haftalarda İstanbul takımlarının kaybedeceği puanlar ile erken bir dönemde bile şampiyonluğunu ilan edebilir.Şuan için ikinci ile 5 puan fark yaptı birde buna Ankaraspor'dan gelecek 3 puan eklenince fark bir anda 8 olacak.Bu durumda rakiplerin kazanması bile yetmeyecek.Bursaspor kendi eli ile vermez ise artık kimse şampiyonluğu onlardan alamaz.

İşin bir diğer tarafı ise son hafta oynanacak olan Bursaspor-Beşiktaş maçı.Bu maç gerçekten çok ilginç bir maç olacak.O son haftaya kadar belki Bursaspor şampiyonluğunu ilan etmiş olacak yada rakiplerinden biri olan Beşiktaş ile şampiyonluk maçına çıkacak.Her iki durumda da izlemesi muhteşem bir maç olacaktır.İki takım arasında var olan husumeti bitirmek için aslında güzel bir fırsat.Öyle bir fırsat ki arada ki buzları eritmek için başka bir ortam olsa bu kadar etkili olamaz.Avrupa liglerinde şampiyon olan takımı alkışlamak gibi bir gelenek var.Bunu İngiltere liglerinde , İspanya liglerinde görebiliyoruz.Neden kendi ligimizde böyle güzel bir görüntü olmasın.Sahaya ilk çıkan takım Beşiktaş olur ve rakibini başarısından dolayı alkışlayarak ödüllendirir.Ama bu davranışın ülkemizde ne yazık ki başka yerlere çekilmesi ve sanki intikam duygularını biraz daha kabartan bir olay olmaması içinde samimi olmak gerekir.

İşte bu karede görüldüğü gibi bir ortamın olması hem futbolumuzda farklı bir dönem başlatabilir hem iki rakip arasında ki buzların erimesine olanak sağlar.

Fazla hayalci bir yaklaşım olarak gelebilir belki ama bu güzel görüntülerinde artık ligimizde olması gerekiyor.

21 Mart 2010 Pazar

Sivaspor'un Hali


Geçen iki sezonda bir şekilde bu ligde şampiyonluk kovalayan ve her ikisinde de tecrübesizliğinden dolayı bu yarışı zirvede tamamlayamayan Sivaspor'un bu sene ki hedefi ligde kalabilmek.Bu gün aldıkları yenilgi ile düşme hattına girdiler ve işleri gerçekten çok zor.Bir takım ne oldu da bu şekilde bir sezonda böyle bir sert düşüş yaşadı.Sezon öncesi kısa bir Avrupa macerası yaşayan takım o günlerden bu güne kadar futbolunda pek bir farklılık yaratamadı.Kendi sahasında zor bir takım olan ve rakiplerine puan vermeyen bir takımdan artık kendi sahasında bile puanları dağıtan bir takıma dönüştü.Takımın bu hale gelmesinde belli etkenler mevcut.En başta yapılan yanlış transferler ve takımdan gönderilen oyuncular.Takımdan gönderilen ve geçen sene ligin iyileri arasında gösterilen Bilica Sivas'ta yıldızdı.Defans anlayışında önemli bir isimdi.Takımdan ayrılışının ardından yerine gelen Yasin ne yazık ki kötü bir sezon sezon geçiriyor.Sivas ekibinde yapılan yanlış transferlerin etkisi ligin ilerleyen zamanlarında daha çok hissedildi.Şampiyonluğa oynayan bir ekip neden kurulu düzenini bozar ve herşeye yeniden başlar.Anadolu takımlarının bu felsefesi kendilerinin büyük düşünmelerini engelliyor.Sivas'ın şuan bu durumda olmasının en büyük sebebi küçük düşünmeleri olmuştur.



Teknik direktör değişikliğinden sonra aslında Muhsin Hoca'dan beklentiler büyüktü.Enazından şahsi fikrim Muhsin Hoca'nın bu takıma farklı bir görüntü vereceği şeklindeydi.Ne yazık ki kendiside çare olamadı takımın bu kötü haline.Muhsin Hoca Afrika kıtasını çok iyi bilen ve Afrika futbolunun içinden gelen birisi olarak yapacağı futbolcu transferleri ile Sivasspor'un hem bu gününü hem ilerki zamanlarını kurtarabilir diye düşünüyorduk.Ama ne yazık ki şuan ki yabancı oyuncular içinde farklılık gösteremediler.

Önümüzde ki sezon süper lige devam edebilecekler mi kalan haftalarda göreceğiz.Ama şuan ki futbolları ile bu işlerinin pek kolay olmadığını görebiliyoruz.Ayrıca ligde kalmaları halinde bile yeni bir yapılanma şart.Bu oyuncu kadrosu ile önümüzde ki sezon içinde bir ışık gözükmüyor.Muhsin Hoca'nın ise takımda kalabilmek adına önümüzde ki haftalar bellirleyici olacaktır.Kendisi içinde zor haftalar başladı.Bakalım son iki sezonun zirvedeki takımı bu sezon ligde kalabilecek mi?

20 Mart 2010 Cumartesi

Azalan Umutlar



Son haftaların kötü futbolu Kasımpaşa maçında patladı.Geçen hafta ite kaka aldığımız maçtan sonra her hangi birşey değişmemiş takımda.Takım yeterli gol pozisyonuna girdi ama bu seferde alışık olmadığımız akdar pozisyon verdik.Sonuçta iki bireysel hatadan golleri kalemizde gördük.Rüştü maçın en iyisi olduysa bu takım bu maçta pek birşey yapmamış demektir.Çıkardığı pozisyonlar , Kasımpaşa'nın beceriksizlikten içeri sokamadğı toplar var.Maçlarda en güvendiğimiz yer olan defansımız malesef bu maç bizleri çok fazlası ile yanılttı.Defans kurgusunda Sivok çıkana kadar aslında en azından bir direniş vardı.Ama İbrahim Kaş'ın pozisyon ve hamle hatasından yediğimiz ikinci golün hiç bir açıklaması yok.Böyle bir golü yemek bizim meşhur defansımıza yakışmadı.

Orta alanda oyuna giren Tabata oyunun şeklini değiştiren isim oldu.İlk golde ki pası ve dirplingi ile oyuna hareketlilik getirdi.İnsan bazen düşünmedene demiyor.Acaba Tabata'da ısrar edilse iyi işler olur mu diye?Ama hocamız kendisini yedek kulübesine mahkum etti.Ayrıca merak edilen bir başka husus ise Yusuf'un sene başından beri ilk kez sahada 90 dakika kalması.Yusuf kilidi açan oyuncu olarak son yarım saatlerde yorulan defansa karşı daha fazla iş yapabiliyor ama bu sefer kendisi çok fazla yoruldu.

Bu sonuç ile aslında zirve ile aramızda var olan fark biraz daha açılacak.Bursaspor'un Denizlispor galibiyeti ile hesaplar liderlik için değil ikincilik için yapılacaktır.Ligde kalan mesafe azaldıkça işimiz daha zor olmaya başladı.Kasımpaşaspor'a kaptırılan 2 puan telafisi olmayan ve bizi yaralayan bir kayıp oldu.

istanbul'da oynadığımız maçlarda kaybettiğimiz maçlar bizim bu sene başarısız olduğumuzu gösteriyor.
İBB-Beşiktaş: 1-1
Beşiktaş-Gaziantepspor: 0-0
Galatasaray-Beşiktaş: 3-0
Beşiktaş-Kayserispor: 0-1
Beşiktaş-Diyabakırspor: 0-0
Beşiktaş-Bursaspor: 2-3
Beşiktaş-Galatasaray: 1-1
Kasımpaşa-Beşiktaş: 2-2

15 Mart 2010 Pazartesi

Federasyon Göreve

Yine Diyarbakırspor yine olaylı bir maç.İki haftadır gündemi meşgul eden olayların merkezinde bir takım , herkes pür dikkat acaba bu maçta bir olay çıkar mı beklentisi içinde.Diyarbakırspor için iyi niyetli insanlar birşeyler yapmak istiyor.İnsanlar o bölge için iyi birşeyler olsun diye adım attıkça yine kendileri kendi iplerini çekiyor.Diyarbakırspor'un şuan içinde bulunduğu durumdan vazife çıkarmaya çalışanlar ise ekranlarda polyanacılık oynuyorlar.Hakem eskileri durumdan vazife çıkarıp maçın tamamlanması gerektiğini söylüyor.Diyarbakırspor'un oynayacağı hiçbir maç artık bir futbol maçı gibi olmayacak.Altından sürekli birileri çıkacak ve işleri pisletecek.Diyarbakırspor başkanı iki haftadır kanalların aradığı bir başkan.Gündem de kimin şampiyon olacağından daha çok acaba Diyarbakırspor ne olacak diye konuşuluyor.Devletin isteği ve sağduyulu Diyarbakırlıların isteği takımın ligde kalması ancak bazılarıda Diyarbakırspor'un bu durumundan yaralanıp kendilerine durum çıkarma peşinde.

Eski devlet adamlarımızdan birisi yasalar bir kere delinse ne olacak demişti , benim memurum işini bilir demişti işte aynı durum.Diyarbakırspor özelinde özel kararlar verilecek şimdi.Devletin valisi bir spor programında hakemi suçlayabilicek durumda kalıyor.Aslında orada sorulması gereken o kadar insanın sahaya inmesine olanak sağlayan güvenlik durumu.Geçen hafta ki olaylı maçtan sonra verilen ceza gerçekten çok hafif bir cezaydı.Bu cezanın daha ağır olması gerekmekteydi.Şimdi ise iki haftadır maçları tamamlanmayan bir takım var ortada.Burada futbolcular en günahsız kesim.Sezon başından beri alın terleri birileri yüzünden heba oluyor.

Kaos ortamlarında işini iyi yapan insanlar , bu durumu en iyi şekilde yöneten insanlar gerçek yöneticilerdir.Ama ne yazık ki bizler hala yönetici kavramını kavrayamamış bir toplumuz.İlk maçın üstünden çok zaman geçti üstüne ikinci bir maç oldu.Eğer ceza ilk maçın hemen akabinde verilseydi belki bu açıklanacak ceza caydırıcı olabilecekti.Ama cesaretli bir yönetim ve yönetici olmayınca ikinci bir vakaa olabiliyor.

Futbol federasyonu bir teknik adam için aylarca bekledi şimdi bu iki maçın kararını vermek için ne kadar bekleyecek.

13 Mart 2010 Cumartesi

Abdullah Avcı'nın Küfürleri


Abdullah Avcı son oynanan maçta ağzından çıkanlara hakim olamadı.Önce herkes o küfürlerin maçın hakemine yönelik olduğunu düşündü.Ama daha sonra kendisi itiraf etti ve o küfürlerin hakeme değil Tello'ya yönelik olduğunu söyledi.Özrü kabahatinden büyük bir davranıştı bu.Abdullah Avcı kendisi için yapılan tezahüratların ne için yapıldığını aslında anlamamazlıktan geliyor.Abdullah Avcı'nın savunması da bir garip oldu.Kendi çocuğunun Beşiktaş futbol okullarından birinde futbol oynadığını söyledi.Böyle bir savunmada çocuğunu kullanması ve bir şekilde bakın bende sizden sayılırım demek mi istedi acaba.

Aslında futbol camiasında efendi kişiliği ve doğru duruşu ile ön plana çıkan Abdullah Avcı önce Trabzonsporlu Engin Baytar için bir kaç kelam etti ardından Tello'ya küfürleri saydırdı.Engin içinde aslında bir teknik direktörün söylememesi gereken laflar sarf etmişti.Engin konusunda bir teknik direktörün tercihi olabilir ve o tarz futbol oynayan biri ile birlikte olmak istemeyebilir ama Tello'ya ettiği küfürlerin hiç bir açıklaması ve mazur görülen bir kısmı olamaz.

Abdullah Avcı şimdiden bir daha ki sezon oynanacak maçlara hazırlıklı olmalı ve şimdiden bahaneler bulmaya başlamalı.Kendisi bu ateşe su dökmek yerine benzin ile müdahale etti ve ateş daha çok alev aldı. 

12 Mart 2010 Cuma

Turkcell Süper Açılım Ligi

Diyarbakırspor'un cezası belli oldu.Diyarbakırspor'a 3 maç seyircisiz ve tarafsız sahada oynama cezası bunun yanı sıra 40bin lira para cezası verildi.Şimdi bu cezanın kimine göre hafif kimine göre ağır olduğu tartışılacaktır.Diyarbakırspor'a konumu nedeni ile özel bir uygulama yapıldığı açık.Devletin yaptığı açılımın futbol versiyonu Diyarbakırspor üzerinden uygulanmaya çabalanıyor.

Diyarbakır'da ki olayların futbol ile alakası olmadığını düşünenlerden biriyim.Oradaki olayların çıkmasında taraftardan daha çok bazı kesimlerin (bu kesimin ne olduğu belli)işine yarayacağı belliydi.Bütün şehir aslında bu maça kilitlenmişti.Ama her ne olursa olsun sahada hiç bir suçu olmayan futbolculara taşlar atmak , onları yaralayacak hareketlerde bulunmanın da cezası bu kadar hafif olmamalıdır.

Türkiye liglerinde her şehirde bizim bilmediğimiz televizyon ekrenlarından veya gazetelerden okuma şansımızın olmadığı bir çok maçta olaylar olabiliyor.Verilen cezalara baktığımızda ise bu ceza ile uzaktan yakından ilgisi yok.Galatasaray-Fenerbahçe maçından sonra Galaatsaray'a 5 maç ceza , İnönü'deki bir maçta sahaya atılan bir kar topu yüzünden sahanın kapanması veya bazen toplasanız süresi bir dakika bile olmayacak küfürlü tezahürat karşısında verilen ağır para cezaları gibi cezaları verende bu yönetim Diyarbakırspor'a 3 maç ceza verende bu yönetim.Kararlarının neye göre alındığı belli değil.Ama bu durumda Diyarbakırspor'un cezasının hafifleyeceği ve itiraz ile belkide 2 'ye inme ihtimali var.

Maç biteli neredeyse bir hafta gibi bir süre olacak.Bu kadar zaman içinde maç ile ilgili bir karar neden verilmez.Federasyonun birinci gündemi olması gereken bir maç ile ilgili karar bu kadar süre içinde verilmeliydi.Uefa ve Fifa kendi organizsayonlarında yapılan hatalar için cezaları maçın üzerinden 48 saat geçtikten sonra bile verirken bizim federasyonumuz sanki olayları görmemiş gibi bir tavırla sadece olan biteni seyrediyor.Ortalıkta çıkması muhtemel kararların dolaştığı ve insanların kafalarının karışmasına neden olacak haberlerin dolaştığı bir ortamda daha erken karar vermeleri gerekiyor.

10 Mart 2010 Çarşamba

GE-Lİ-YO-RUZ


Belediye sendorumunu bu gece üstümüzden attık.Maç öncesinde aslında çekindiğimiz bir maçtı.Belediyenin bizden güçlü olduğundan değil ama herzaman bize ters gelen bir takım olmasından dolayı.Belediye karşısında orta sahada Ersnt'siz bir orta sahanın ne yapacağını merak ediyorduk.Ama genç Necip , Fink ve Toraman bu işi iyi götürdüler.Orta sahada yaratıcı bir oyuncumuz olmadığı için ilk yarıda belli zamanlarda sıkıntı çektik.Belediyenin kilidini açmak için 43. dakikaya kadar bekledik.Bobo'nun alıştığımız gol vuruşu ile öne geçtik.İlk yarıda ve son dakikalarda bu golü bulmamız ikinci yarıda Belediye defansının biraz daha önce çıkması ve maçın daha tempolu geçeceğinin bir işareti oldu.Belediye ekibi eğer ilk yarıda o golü yemeseydi direnci devam edecek ve belkide daha sıkıntılı bir maç olacaktı bizim açımızdan.

İkinci yarıda aslında yine çok fazla gol pozisyonu bulamadık ama Ferrari'nin yerinde müdahalesi ve Holosko'nun usta vuruşu ile fark ikiye çıktı.Holosko gol vuruşunda riskli bir vuruş yaptı , daha garanti bir vuruş yapabilirdi.Golde kaleci Hasagiç pozisyon alamadan şutu görünce kımıldayamadı.Aslında bu dakikadan sonra farkı açarız diye tahmin ediyordum.Müthiş bir taraftar gücü vardı bugün İnönü'de.Hafta içi olmasına karşılık yine tribünler doluydu ve muhteşem bir koro vardı.Bu inanış ve bu güç bizi hedefe götürecek gibi duruyor.

Beşiktaş - İ.B.Belediye



Ligin ikinci yarısında ilk hafta oynanması gereken maç bu akşam oynanacak.Belediye takımı bize herzaman ters gelen bir takım.Onlara karşı ne içerde ne Olimpiyatta bir üstünlüğümüz yok.Başka bir maç olsa insan biraz rahat oluyor ama bu maç sanki stresi biraz daha arttırıyor.Bu akşam ki maç bizim açımızdan çok önemli.Alacağımız 3 puan ile ligin zirvesinden kopmayacağız ve puan farkını biraz daha azaltacağız.

Ernst'in bu maçta oynamayacağı söyleniyor.Bu maçta Ernst'in görevini büyük bir ihtimal ile genç Necip yapacaktır.Necip içinde iyi bir sınav olacak ve inşallah başarılı olacaktır.

9 Mart 2010 Salı

Süper Ligde Zirve Yarışı

Süper ligde 24.haftayı geride bıraktık.İkinci yarı başlamadan önce herkesin hem fikir olduğu ve fikstür avatanjı ile ikinci yarıda zirvede olmasını beklediği Fenerbahçe şuan ligin 3.sırasında.Ligimiz ikinci yarı ile birlikte geçen sene ki gibi birbirine yakın puanlara sahip takımların çekişmesi içinde geçecek gibi.Fikstür avantajı elinde olan Fenerbahçe üst üste puan kaybı yaşayınca hesapları bir anda değişti.Hiç hesapta olmayan yenilgiler ve beraberlikler sıralamada geriye itti.Aslında Galatasaray hiç beklemediği bir anda liderliği eline geçirdi.İnönü'deki beraberlikten sonra Galatasaray kendisini şanslı hissetti ama bu hafta ki puan kaybı onlarıda bir strese sokacaktır.Beşiktaş ise aslında bir çok futbolsever ve Beşiktaşlılar tarafından bile ikinci yarı yarıştan kopar düşüncesindeydi.Ama şuan ki puan tablosunda bir kopma yok aslına erteleme maçında alınacak bir üç puan üst sıralarda ki takımlar üzerinde stres yaratabilir.Mustafa Denizli'nin herkesi şaşırtan hesaplamaları ikinci yarı ile birlikte böyle giderse tutabilir.Çünkü üst sıralarda ki takımlar stresi daha çok hissediyor ve puan kayıpları yaşayabiliyor.

Bursaspor gerçeğini unutmamak lazım.Şuan iki maçları eksik olmasına rağmen ligin zirvesindeler.Kasımpaşa maçından büyük bir ihtimal ile alınacak bir 3 puan ve Diyarbakırspor maçında sonra federasyonun büyük ihtimal ile vereceği 3-0 hükmen galip kararı ile ligimizin yeni lideri olacaktır.Bursaspor için tarihi bir olay olacak liderlik.Fikstür avantajı her ne kadar boş bir laf olsada yinede Bursaspor avantajlı bir konumda.Sahasında oynayacağı son maç olan Beşiktaş maçı gerçekten çok ilginç olacak.Eğer iki takımda son haftaya kadar yarıştan kopmaz ve bir hedef için oynarlarsa gerçekten son yılların en güzel maçı olmaya aday.

Ligimizin marka değeri üzerine çok yazılar yazılıyor.Ligin marka değeri bir tarafa çekişmeli bir lig olması aslında herkesin istediği birşey.Ligimizde şuan ilk altı basamakta ki tüm takımların şampiyonluk şansı var.Matematiksel olarak bu şans devam ettikçe ligin zirvesinde heyecan daha çok artacaktır.Son haftalara doğru ise bu stresli ve zor günleri en iyi şekilde yönetenler karlı çıkacaktır.

Alt sıralarda ise bu hafta ile birlikte düşen diğer takım Diyarbakırspor olacak gibi.Kendi sahasında oynamayacak veya seyircisiz oynayacak büyük bir ihitmal ile.Ve bu olayların kendilerine zarar verdiğini o günlerde daha iyi anlayacaklardır.Denizlispor şansını sürdürmeye devam ediyor.Son 4 haftadır biri hükmen galip sayılmak üzere yenilgi yüzü görmediler.Topladıkları 10 puan morallerini arttırmış ve rakiplerinin puan kayıpları şanslarını arttırmış olabilir ama çok geç kaldılar toparlanmak için.Bu saatten sonra ligde kalmaları zor görünüyor.Eğer ligde kalmayı başarırlar ise gerçekten büyük bir mucize yapmış olacaklardır.

7 Mart 2010 Pazar

2-0 ' ın Uğursuzluğu


Kasımpaşaspor ikinci devre oynadığı maçlarda 2-0 öne geçmesine rağmen bu skoru bir türlü koruyamadı.Dün oynanan maçta Kayserispor'a karşıda yine aynı olay oldu ve son dakika golü ile berabere kaldılar.Maçın ilk dakikasında ve son dakikasında gol oldu.Atılan ilk gol ligimizin bu sene atılan en erken golü oldu.Kasımpaşaspor maçın genelinde çok üstündü aslında maçın skoru daha farklı olabilirdi ama 2-0'dan sonra bir türlü topu kaleye sokamadılar.Kayserispor ligin ilk yarısında liderlik koltuğuna oturmuş ve iyide top oynayan bir takımdı.İlk yarıda sahasında oynadığı Antalyaspor maçından sonra bir düşüş içine girdiler.Kolay gol yemeyen bir takım olmalarına karşın defansta işler pek iyi gitmiyor.Ali Turan'ın olmayışı defans kurgusunu olumsuz etkilediği görülüyor.

Maçın son dakikalarında hakemin verdiği yanlış bir karar ile maç berabere bitti.Golden önce ve sonra Yılmaz Vural'ın tepkileri alışık olduğumuz Yılmaz Vural hareketleriydi.Sahaya girmeye çalıştı , yerinde duramadı ve sonunda da göz yaşlarına hakim olamadı.Aslında Yılmaz Vural verdiği tepkilerde çok haklıydı bir haftanın emeği ve alınteri bir yanlış hakem hatası ile heba olmuştu.Kasımpaşa alacağı 3 puan ile ligde çok daha rahat bir konumda olabilirdi.

6 Mart 2010 Cumartesi

Artık Çektirin Gidin


Diyarbakırspor - Bursaspor maçı çıkan olaylardan dolayı tatil edildi.Tribünlere gelenler maç izlemek için gelmemiş resmen savaşa gelmişler.Maç öncesi milli marşımızı ıslıklamak ile işe başladılar.Amaçlarını en baştan belli etmişlerdi.Diyarbakırspor için artık bu lig bitmiştir.Artık gelecek sene bank asya liginde birbirlerini yesinler dursunlar.Hatta bu kulübün kapısına kilit vurulsun.Bu lige yakışmayan takımların en başında gelen takım Diyarbakırspor.İlk yarıda Fenerbahçe maçında da vukuatları vardı.

Kendileri ligin ilk yarısında ligden çekiliriz tehtidi yapmışlardı artık bir zahmet çekilin.

4 Mart 2010 Perşembe

Yasak Şehirler

Tribünlerde bazen istenmeyen olaylar olabiliyor.Bazen maçın heyecanı ile bazen ise tahrik edilen insanlar yüzünden bir takım olaylar çıkabiliyor.Bunun sonucunda ise cezalar veriliyor.Ama cezalar nedense toplu halde veriliyor.Olayları çıkaran veya tahrik edenlere değilde nedense suçu olmayan ve tek amacı maç izlemek olan insanlarda arada cezaya maruz kalıyor.

Ülkemizde bazı tribünlerin birbirleri ile geçinemedi hatta varlıklarından bile hiç hoşnut olmadıkları durumlar oluyor.Yöneticiler çareyi deplasmana taraftar götürmeyerek bulup geçiştiriyorlar.Örneğin Bursaspor taraftarı yıllardır İnönü'ye gelemiyor Bşiktaş taraftarıda aynı şekilde Bursa'ya gidemiyor.Koskoca şehri yöneten insanlar o maçlara gelecek ikibin kişiyi koruyamamaktan bahsediyor.Güvenlik tedbirleri alınırken katı davranılıyor ve kestirme yollardan taraftarlara yasaklar konuyor.Bir insanın seyahat etme hakkı insan haklarında bile ilk maddeler arasında yer alırken bir şehire gitmesi yasaklanan taraftar bu şekilde bir sonraki maça daha bir hırs ile hazırlanıyor.

Son olarak Bursaspor taraftarına Diyarbakır deplasmanı valilik kararı ile yasaklanmış.Nedeni ise olay çıkması ve can güvenliği zırvalığı.Sanırsınız ki Diyarbakır güllük gülüstanlık bir şehir , olay nedir bilmezler.Bursaspor için çok kritik bir deplasmana giderken yanında taraftarı olmaması çok kötü bir durum.Son iki haftadır seyircisiz oynamış olacaklar.Şehirin yöneticileri hangi akıl ile bu kararı aldılar ise inşallah vazgeçerler.İlk maçta istenmeyen bir takım olaylar yaşanmış olabilir.Ama bu durumu unutturacak en güzel olay bu maça Bursaspor'lu taraftarların alınıp Diyarbakır'lı sporseverlerin onları karşılaması ile olacaktır.Bir sonra ki sene ne olacak peki.İnsanlar bu durumu unutacak mı?Yöneticilerimiz günü kurtarmak adına bazen işte böyle kararlar alabiliyor.

1 Mart 2010 Pazartesi

Haftanın Panaroması

Turkcell Süper ligde 23.haftayı geride bıraktık.Bu haftada lider değişmedi.Galatasaray 4-1'lik Kasımpaşaspor galibiyeti ile liderliğini devam ettirdi.Ligin ikinci sırasına ise Bursaspor yerleşti.Haftayı Sivasspor galibiyeti ile geçen Bursaspor bir maçı eksik olmasına rağmen ligin ikinci sırasına çıktı.Haftanın süpriz sonucuna ise İstanbul Büyükşehir Belediyespor imza attı.Sahasında herzaman büyük takımlara karşı iyi sonuçlar alan Belediye takımı bu haftada Fenerbahçe'yi devirdi.Bu sonuçla kendi adına rahat bir nefes aldılar ve rakiplerini muhtemel bir kaosun içine attılar.

Haftanın öne çıkan olayları ise ;

  • Ankaragücü'nün haftalar sonra galibiyet ile tanışması.Beş haftadır süren beraberlik serisi başkent derbisinde Gençlerbirliği'ni yenerek uzun bir aradan sonra 3 puan aldılar.
  • Bursaspor'un seyircisiz ve tarafsız bir sahada Sivasspor'u 3-0 gibi net bir skor ile devirip yoluna emin adımlar ile ilerlemesi haftanın olayları arasında yer alıyor.
  • Tello'nun haftası oldu bu hafta.Geçen seneki oyununu bir türlü ligin bu haftasına kadar gösteremeyen Tello , Kayserispor maçında attığı gol ve oyunu ile haftaya damga vuran oyuncu oldu diyebiliriz.
  • Denizlispor bu haftayı maç oynamadan geçti.Böylelikle Denizlispor bu hafta ile birlikte üst üste 3.maçından 3 puan olmış oldu.
  • Şenol Güneş dönemi ile birlikte seri galibiyetler alan Trabzonspor bu haftayıda beraberlik ile kapattı.Aldıkları üst üste beraberlik ile zirve yarışından uzaklaştılar.

Haftanın Takımı : İstanbul Büyükşehir Belediyespor

Sahasında her zaman büyük takımları zorlayan Belediye ekibi bu haftayı galibiyet ile kapattı.Mütevazi kadrosu ile ligin herzaman orta sıra takımı haline gelen belediye takımı büyük takımların oynamaktan çekindikleri Olimpiyat Stadı'nda yine bir büyük takımı yenmeyi başardı.

Haftanın Teknik Direktörü : Abdullah Avcı

Ligimizin şüphesiz en iyi teknik adamlarından biri.Elinde ki mütevazi kadro ile iyi işler yapmayı hedefleyen ve her sene üstüne koyan bir teknik adam.Bu haftayı sahasında kazanarak geçirdi.Birçoğumuzun ismini dahi duymadığı oyuncu kadrosu ile iyi işler yapan Abdullah Hoca bu haftanın teknik adamı oldu.

Haftanın Futbolcusu : Rodrigo Tello

Tello bu sene bu haftaya kadar kayıp bir yıl geçirdi.Geçen sene çok iyi bir oyun çıkaran ve şampiyonluk yolunda önemli bir isim olan Tello bu yıl pek ortalıkta olmadı.Kayserispor maçından önce Şili'deki deprem nedeni ile moralsiz olmasını beklediğimiz Tello attığı gol haricinde ki oyunu ile de haftanın oyuncusu oldu.

Haftanın Golü : Keita

Aslında ligimizde her zaman böyle güzel gollerin atıldığı bir hafta olmaz.Sıradan goller güzel gol gibi gelir bize.Ama bu hafta öyle olmadı.Birbirinden güzel goller vardı.İçlerinden en iyisi ve en güzeli Keita'nın Hagi vari golü oldu.Bu golün yanı sıra Tello , Alex ve Batalla'nın golleride güzel goller arasında.






27 Şubat 2010 Cumartesi

Kayserispor :1 Beşiktaş : 2



Maç öncesinde zorlu geçmesini beklediğimiz bir maçtı.Maçın başında bulduğumuz gol bizi rahatlattı aynı şekilde Kayserispor'un planlarını değiştirdi.Maça çok iyi başladık.İlk yarıda aslında maçı koparacak pozisyonlarıda bulduk.Tello bu sene ilk kez bu kadar öne çıkdığı bir maç oynadı.Geçen seneki performansını ligin bu zamanına kadar sergileyememişti.Tello iyi oynayınca organizasyonda sıkıntı çekmedik.Attığı gol ve verdiği paslar ile maçın adamı oldu.Bobo yine formundaydı bu maçta.Kaçırdığı pozisyonları gol yapabilseydi hem kendi moral bulacak hem takım olarak rahatlayacaktık.

Defansta Ferrari'nin oluşu gerçekten çok fark ediyor.Gelişi ile birlikte takım defansında bariz bir düzelme var.Hatasız götürdüğümüz maçta tek bir anlık hata ile bir gol yedik.Son dakikaları sıkıntılı izlediğimiz maçlardan biri oldu.Çok uzun zaman oldu zaten şöyle keyifle bir maç izlemeyeli.

Sonuç olarak bu galibiyet bizi moral olarak üst sıralarda tutacaktır.Artık rakiplerin kaybetmesini bekleyeceğiz.Gaziantep deplasmanında kaybedilen 3 puan olmasa belki şuanda daha farklı bir noktada olacaktık.Mücadele ettiğimiz , koştuğumuz her maçı kazanıyoruz.Bundan sonra içerde ve dışarda kaybedilecek her puan bizi hedeften çok uzağa atar.Biz kazanacağız ve rakiplerimizin kaybetmesini bekleyeceğiz.Çok zor belki ama yine Mustafa Hoca şapkadan bir tavşan çıkarır.

Kayserispor-Beşiktaş



Ligde umudumuz az olunca maç ile alakalı post girmeyi bile son güne bırakıyoruz.Heyecanımız kaybolduğundan mıdır yoksa takımdan bir beklentimiz olmadığından mı bilinmez ama artık maç günlerini ayrı bir havada beklemiyoruz.

Bu gün çok zor bir maça çıkacağız.Kayserispor sahasında bize karşı iyi top oynayan bir ekip.Kayserispor'da tıpkı bizim gibi az gol yiyen ve az gol atabilen bir takım.Cangele bu gün oynamayacak.Kim ne derse desin bizim için avantajlı bir durum.Çünkü çok tehlikeli bir adam ve ne yapacağı belli olmuyor.Makukula bir durgunluk dönemine girdi.Ligin hala gol kralı ama ilk yarıda ki gibi performansı yok.Bazı futbolcular durup durup bizim maçlarda yıldız oluyor ya yine aynı şey olabilir.Defansımızı zorlayacağı kesin.

Bizim açımızdan artık her maç final ve her maç kazanılması gereken bir maç.Gerçi bizim kazanmamız birşeyi değiştirmiyor.Rakiplerimizinde kaybetmesi lazım.Yani kendi işimizi kendimiz göremiyoruz malesef.Nobre oğlunun hastalığından dolayı kadrodan çıkarıldı.Başka bir eksiğimizde yok.Yani mazeretimiz yok.Alınacak üç puan ve rakiplerin kaybedeceği puanlar bizi umutlandırabilir.Unutmayalım ki Kayserispor puan olarak şuan bizden üstte.Bu maçıda kazanıp arayı açmak isteyecektir.Kolay maç olmayacak.

23 Şubat 2010 Salı

Ziya Doğan İstifa Etti

Diyarbakırspor hocası Ziya Doğan bugün kulübünden istifa ettiğini açıkladı.Sezon öncesi bir haftada takımı kurdu zor şartlar altında olmasına rağmen yinede takımı bir yerlere getirdi.Mücadele eden , pes etmeyen bir takım yarattı.Ekonomik olarak ligin en kötüsü olan Diyarbakırspor ligde aldığı puanlar ile aslında bir çok kişiyi şaşırtmıştı.Tamamen toplama bir takım olan Diyarbakırspor , Ziya Doğan'ın özverili çalışması ile bu günlere geldi.Bu kadar sıkıntılı günler geçiren bir takımda yapabileceğinin maksimumunu yaptı.Ama bu istifa haberinden sonra forumlarda ve bir kaç gazete haberinde bazı Diyarakırsporlu taraftarlar Ziya Doğan'a sallamaya başlamışlar bile.Onlara göre Ziya Doğan olmasa bu takım ligin 8. veya 9. sıralarında yer alacak bir takımmış,Ziya Hoca bu işi becerememiş.İnsanlar nankör olurda bu kadar olur.Bir teşekkür etmek dururken böyle saçma konuşmak ne diye.Bizim atalarımız her duruma göre bir söz söylemiş ya Diyarbakırsporlu bazı taraftarlar içinde aç tavuk kendini buğday ambarında sanarmış lafı cuk diye oturuyor.

18 Şubat 2010 Perşembe

Derbi Öncesi Değerlendirme

Pazar günü bizim için çok önemli bir maç var.Lige devam yada tamam maçına çıkacağız.Bu maçın sonucunu bekleyen yanlızca Beşiktaş ve Galatasaray taraftarları değil.Ligin zirvesini ilgilendiren bu maçın sonucunu üst sıralara oynayan diğer takım taraftarlarıda merakla bekliyor.Her iki takımında bariz sıkıntıları ve çözemediği sorunları var.

Kaleciler açısından baktığımızda Rüştü ve Franco arasında yetenek ve tecrübe olarak çok fark var.Kaleci açısından üstün olduğumuz ortada.Ama birde ilk maçta olduğu gibi Rüştü'nün inanılmaz hataları var.Rüştü , Beşiktaş forması giydiği günden beri derbi mücadelelerinde kalede kağıt üzerinde güven veren bir isim olmasına rağmen maç içinde bir anda sonucu etkileyen haraketler yapabiliyor.İlk maçta yediği goller maçın sonucunu bir anda değiştirmişti.Franco,Galatasaray'ın belkide en hassas noktası.Kalede pek güven veren bir kaleci değil.Ani çıkışları,dengesiz çıkışları ile heran ceza sahasında bir tehlike olmasına neden olabiliyor.Top sektirmeleri ve yan toplarda ki zaafiyeti ortada.Bunu sonuca çevirebilmek adına top takibinin iyi yapılması gerekmekte.

Defans hattına baktığımızda ise sezonun en az gol yiyen ekibi olarak defans hattımızda Ferrari'nin dönüşü ile bir sorun kalmayacaktır.Ferrari ile çıktığımı maçlarda ki güven ve topu oyuna dahil etmemiz ile Ferrari'siz çıktığımız maçlarda ki durum ortada.Ferrari defansı toparlayan ve kontrol eden bir oyuncu.O yüzden defansımız bu maçta Ferrari ile iyi performans sergileyecektir.Gerçi uzun zamandır maç yapmıyor , maç eksiği var.Ama yinede ligin ilk yarısında ki performansı ile Ferrari'nin ismini bile görmek bir güven veriyor.Aynı pozisyonda ise Galatasaray'da Neil ve Servet ikilisi var.Şuna kadar beraber oynadıkları maç az sayıda.Servet ağır ve dağınık bir futbolcu olmasına karşılık hava toplarında hakim ve gerektiğinde topla rakibe sert müdahaleler yapan bir oyuncu.Servet,topu oyuna sokmakta zorlanan ve baskı yapıldığı anda topu kaybedebilecek bir oyuncu.
Defans hattının kanatlarına baktığımızda ise malesef uzun zamandır bir kronik hastalık olan kanatsız kartal sendromu yine göze çarpıyor.Defansın sağında ve solunda Beşiktaş olarak bizim rakibimize göre eksikliğimiz var.İbrahim Üzülmez'in sol kanattaki yerini alacağını düşündüğümüzde sağ kanattada büüyk ihtimal yine Ekrem Dağ olacaktır.Bu ikili yetenekleri kısıtlı ama özveri ile oynayan iki oyuncu.Gününde olurlar ise takıma katkıları süper ama değiller ise işte ozaman sorun başlıyor.Galatasaray'da ise Sabri bu maça yetişecek gibi gözüküyor.Sabri her ne kadar saha içinde çirkef bir oyuncu olsada takımı için önemli bir oyuncu.Sürati,topla driplingleri ve sert şutları olan bir oyuncu.Kendisi uzun zamandır sakat ve maç eksikliği var.O yüzden tam performans gösteremeyebilir.

Orta sahaya baktığımızda ise teknik oyuncular bakımından ve oyunun seyrini değiştirecek yetenekte oyuncular bakımından Galatasaray'ın üstünlüğü var.Arda,Elano gibi oyuncular orta alanda oyunu ileri taşıyan ve her an tehlike yaratacak oyuncular.Bizde ise bu yükü Tabata üstlenecek gibi.Tabata'nın son maçlarda gösterdiği performans umut versede asıl önemli olan bu maçta neler yapabileceği.Ernt ve Fink ikilisi ise dinamo gibi çalışan ve oyunun her iki yönünü oynayan oyuncular.Ama malesef her ikiside performans olrak düşüş içindeler.Orta alanda bu maçta çok daha fazla çalışmaları gerekecek.

Forvet hattı aslında her iki takımında sıkıntılı olduğu bir bölge.Galatasaray yaptığı trasfer ile güçlendirmeye çalıştığı forvet hattında şuan oyuncu bulamıyor.Gol yükünü omuzlayacak bir oyuncuları yok.Gerçek anlamda bir forvet olmayınca ilk yarının ilk haftalarında gördüğümüz bol gollü maçlar çıkaramıyorlar.Beşiktaş açısından ise işler zaten sezon başından beri iyi gitmiyor forvet hattında.Bobo,Nobre,Nihat,Holosko ne yazık ki gol yollarında ilaç olamadılar.Bu maçta farklı bir durumun olacağını sanmıyoruz.Yine tek forvet ve Bobo ile başlanacaktır maça.Daha sonra oyun sıkıştığı anda Nobre girecektir.Nobre'den gol atmasını bekleyeceğiz.Bu çok acı bir durum.Forvet hattında her iki takımda bu maçta eşit gibi gözüküyor.Şans kimden yana olursa golü o bulacaktır.