14 Mart 2010 Pazar

Hertha Taraftarının Sabrı Taştı



Hertha Berlin Bundesliga2nın son sırasına demirledi.15 puan ile ligin son sırasında ki Herta Berlin sahasında oynadığı Nürnberg maçınıda kaybedince taraftarlar çılgına döndü.Taraftarların hedefinde oyuncular ve teknik kadro vardı.



13 Mart 2010 Cumartesi

Abdullah Avcı'nın Küfürleri


Abdullah Avcı son oynanan maçta ağzından çıkanlara hakim olamadı.Önce herkes o küfürlerin maçın hakemine yönelik olduğunu düşündü.Ama daha sonra kendisi itiraf etti ve o küfürlerin hakeme değil Tello'ya yönelik olduğunu söyledi.Özrü kabahatinden büyük bir davranıştı bu.Abdullah Avcı kendisi için yapılan tezahüratların ne için yapıldığını aslında anlamamazlıktan geliyor.Abdullah Avcı'nın savunması da bir garip oldu.Kendi çocuğunun Beşiktaş futbol okullarından birinde futbol oynadığını söyledi.Böyle bir savunmada çocuğunu kullanması ve bir şekilde bakın bende sizden sayılırım demek mi istedi acaba.

Aslında futbol camiasında efendi kişiliği ve doğru duruşu ile ön plana çıkan Abdullah Avcı önce Trabzonsporlu Engin Baytar için bir kaç kelam etti ardından Tello'ya küfürleri saydırdı.Engin içinde aslında bir teknik direktörün söylememesi gereken laflar sarf etmişti.Engin konusunda bir teknik direktörün tercihi olabilir ve o tarz futbol oynayan biri ile birlikte olmak istemeyebilir ama Tello'ya ettiği küfürlerin hiç bir açıklaması ve mazur görülen bir kısmı olamaz.

Abdullah Avcı şimdiden bir daha ki sezon oynanacak maçlara hazırlıklı olmalı ve şimdiden bahaneler bulmaya başlamalı.Kendisi bu ateşe su dökmek yerine benzin ile müdahale etti ve ateş daha çok alev aldı. 

Messi ve Unicef



Unicef Barcelona'nın yıldız oyuncusu Messi'yi kendi projelerine dahil ettiler.Barcelona takımı 111 yıllık tarihinde formasına reklam almayana bir kulüp.Ama formalarına Unicef reklamı aldılar ama üstüne para ödeyerek.Her yıl Unicef'e yaklaşık 1,5 milyon dolar gibi bir para ödeyerek Unicef'in dünya çocukları için yaptığı projelere katkıda bulunuyorlar.Messi'de çocukların çok sevdiği bir yıldız futbolcu.Messi ile birlikte Unicef'in dünya çocuklarına daha yararlı işler yapacaklarını tahmin ediyoruz.

12 Mart 2010 Cuma

Haftasonu Futbol



12 Mart Cuma
20.00 Gaziantepspor – Trabzonspor (LİG TV)
21.30 Schalke – Stuttgart (TRT 3)
21.45 Catania – Inter (NTVSPOR)

13 Mart Cumartesi
13.30 Boluspor – Altay (D SPOR)
14.45 Tottenham – Blackburn (SPORMAX)
16.30 Mönchengladbach – Wolfsburg (TRT 3)
17.00 Chelsea – West Ham (SPORMAX)
19.00 Gençlerbirliği – Fenerbahçe (LİG TV)
19.30 Hull City – Arsenal (SPORMAX)
22.00 Lyon – St. Etienne (KANAL A)
23.00 Sevilla – Deportivo (NTVSPOR)

14 Mart Pazar
13.30 Karabük – Orduspor (D SPOR)
15.00 Bursaspor – Manisaspor (LİG TV)
15.30 Mancester United – Fulham (SPORMAX)
16.00 Juventus – Siena (NTVSPOR)
16.30 Hoffenheim – Werder Bremen (TRT 3)
18.00 Lille – Grenoble (KANAL A)
18.00 Sunderland – Manchester City (SPORMAX)
18.30 Bayer Leverkusen – Hamburg (TRT 3)
19.00 Galatasaray – Ankaragücü (LİG TV)
20.00 Barcelona – Valencia (NTVSPOR)
22.00 Valladolid – Real Madrid (NTV)
22.00 Santos – Palmeiras (SPORMAX)
22.00 Toulouse – Marseille (KANAL A)

15 Mart Pazartesi
20.00 Denizlispor – Beşiktaş (LİG TV)
20.00 Samsunspor – Bucaspor (D SPOR)
22.00 Liverpool – Portsmouth (SPORMAX)

Taraftar Pellegrini Dedi



Her teknik adamın kaderidir alınan kötü sonuçlardan sonra gönderilmek.Real Madrid şampiyonlar liginden elenmenin ardından işe önce teknik adamdan başlayacaktır.Futbolun yazılı olmayan kuralı gibi ilk olarak işe Pellegrini'den başlayacaklar.Ama gazeteler taraftarlara sormuş ve hangi teknik adamın real'i çalıştırmasını istersiniz diye sormuş.Sonuç çok ilginç.Taraftarlar bu elenmenin ardından bile Pellegrini'ye sahip çıkmış gibi gözüküyor.

Ama belkide oyları verenlerin çoğu Barcelona taraftarıdır ve Pellegrini takımda kalsın istemiştir.

Turkcell Süper Açılım Ligi

Diyarbakırspor'un cezası belli oldu.Diyarbakırspor'a 3 maç seyircisiz ve tarafsız sahada oynama cezası bunun yanı sıra 40bin lira para cezası verildi.Şimdi bu cezanın kimine göre hafif kimine göre ağır olduğu tartışılacaktır.Diyarbakırspor'a konumu nedeni ile özel bir uygulama yapıldığı açık.Devletin yaptığı açılımın futbol versiyonu Diyarbakırspor üzerinden uygulanmaya çabalanıyor.

Diyarbakır'da ki olayların futbol ile alakası olmadığını düşünenlerden biriyim.Oradaki olayların çıkmasında taraftardan daha çok bazı kesimlerin (bu kesimin ne olduğu belli)işine yarayacağı belliydi.Bütün şehir aslında bu maça kilitlenmişti.Ama her ne olursa olsun sahada hiç bir suçu olmayan futbolculara taşlar atmak , onları yaralayacak hareketlerde bulunmanın da cezası bu kadar hafif olmamalıdır.

Türkiye liglerinde her şehirde bizim bilmediğimiz televizyon ekrenlarından veya gazetelerden okuma şansımızın olmadığı bir çok maçta olaylar olabiliyor.Verilen cezalara baktığımızda ise bu ceza ile uzaktan yakından ilgisi yok.Galatasaray-Fenerbahçe maçından sonra Galaatsaray'a 5 maç ceza , İnönü'deki bir maçta sahaya atılan bir kar topu yüzünden sahanın kapanması veya bazen toplasanız süresi bir dakika bile olmayacak küfürlü tezahürat karşısında verilen ağır para cezaları gibi cezaları verende bu yönetim Diyarbakırspor'a 3 maç ceza verende bu yönetim.Kararlarının neye göre alındığı belli değil.Ama bu durumda Diyarbakırspor'un cezasının hafifleyeceği ve itiraz ile belkide 2 'ye inme ihtimali var.

Maç biteli neredeyse bir hafta gibi bir süre olacak.Bu kadar zaman içinde maç ile ilgili bir karar neden verilmez.Federasyonun birinci gündemi olması gereken bir maç ile ilgili karar bu kadar süre içinde verilmeliydi.Uefa ve Fifa kendi organizsayonlarında yapılan hatalar için cezaları maçın üzerinden 48 saat geçtikten sonra bile verirken bizim federasyonumuz sanki olayları görmemiş gibi bir tavırla sadece olan biteni seyrediyor.Ortalıkta çıkması muhtemel kararların dolaştığı ve insanların kafalarının karışmasına neden olacak haberlerin dolaştığı bir ortamda daha erken karar vermeleri gerekiyor.

Son Gözde Necip


Necip Uysal Beşiktaş orta sahasının yeni gözdesi olma yolunda emin adımlar ile ilerliyor.İ.B.Belediye maçında orta sahada ki performansı ile herkesin begenisini kazandı.Taraftarın Beşiktaş içinden yetişmiş genç ve yetenekli futbolcu hasreti Necip ile bitecek gibi duruyor.1991 doğumlu olan Necip aslında bu genç yaşına rağmen milli takımın çeşitli kademelerinde çok kez görev yapmış aslında tecrübeli sayılabilecek bir oyuncu.Son milli maçta son dakikalarda oyuna dahil olması ile ilk defa A milli formayı da giymiş oldu.Orta sahada çalışkan ve hırslı oyunu ile göze çarpıyor.İlerleyen yıllarda hem milli takımda hem Beşiktaş'ta çok başarılı olacaktır.İnşallah yönetimin yanlış tercihleri ile kiralık verilme veya değmeyecek bir oyuncu transferinde takas oyuncu olarak kullanılmaz.

11 Mart 2010 Perşembe

Rooney Milanı Ezdi




Manchester United her iki maçtada rakibini yenerek çeyrek finale çıktı.Bu iki maçın tek bir yıldızı var o kişi Rooney.Rooney hem San Siro'da hem Old Trafford'da Milan'a gollerini atmayı bildi.

Milan takımı dün akşam ki maçta sanki turu geçmek gibi bir mecburiyeti yokmuş gibi bir oyun oynadı.Maç içinde hiç etkili bir oyun oynayamadı.Ronaldinho'nun kafa şutu ile buldukları pozisyon haricinde ilk yarıda etkili olamadılar.Buna karşılık M.United ise maçın başından itibaren gol kovalayan ekip oldu.Maçın başında buldukları gol ise Milan'ın az olan tur ümidini hepten yıktı ve gardlarının düşmesine neden oldu.

Kanatları çok etkili kullanan M.united Milan kalesine bu şekilde yüklendi.Milan takımı yaş ortalaması çok yüksek bir takım.Takımın kalecisi , defansı , orta sahası yaşı ilerleşmiş futbolculardan kurulu.Milan yedek kulübesinde de aynı durum vardı.Seedorf , Beckham gibi yaşı ilerlemiş oyuncular şans bekledi.

M.United geçen sene kupayı finalde kaybetmişti bu senede finalin en büyük adayı olduğunu bu iki maçtada gösterdi.

Real Madrid Şokta



Real Madrid şoka girdi.Sezon öncesi yapılan transferler harcanan o kadar para yine sonuç vermedi.Şampiyonlar liginde 2004 yılından beri çeyrek final yüzü göremeyen Madrid yine çeyrek finale kalamadan elendi.Dün akşam ki sonuç ile kendi sahalarında oynanacak olan final maçını tribünden seyredecek Madrid'li oyuncular.

Madrid için hayal kırıklığı içinde geçen şampiyonlar liginde alınan bu sonuçlardan sonra Pellegrini'nin o koltukta oturması artık çok zor.

Maç genelde Real2in üstünlüğü ile geçti.Maçın daha başında buldukları gol ile umutlanan Madrid Higuain ile kendisini çeyrek finale çıkaracak skoru bulma fırsatını yakalamıştı.O pozisyonda futbol şansı Higuain'den ve Real Madrid'lilerden yana değildi.Maçın kırılma anı o pozisyondu.Eğer o pozisyon gol olsaydı durum daha farklı olabilirdi.İkinci yarıda da aynı şekilde gol bulmak için Lyon kalesine yüklensede skoru değiştirecek golü bulamadı.

Lyon'nun genç oyuncusu ve belkide bu sene Avrupa'da genç futbolcular içinde öne çıkan futbolcu Pjanic ile beraberliği yakalamasının ardından Real defans kontrolünü bırakıp tamamen rakip sahada oynamaya başladı.Bu andan itibaren Lyon iki net pozisyondan yararlanamadı.Önce Lisandro Lopez ve ardından Delgado ile fırsatları kaçırdı.

Tur öncesi Real'in favori çıktığı iki maçtada rakibine yenilmeyen Lyon şampiyonlar liginin gediklisi olduğunu bir kez daha gösterdi.Kendi liginde şampiyonluk kovalayan ve ligde kötü sonuçlar alan Lyon herzaman ki gibi şampiyonlar liginde çeyrek finale yükselmesini bildi.

10 Mart 2010 Çarşamba

GE-Lİ-YO-RUZ


Belediye sendorumunu bu gece üstümüzden attık.Maç öncesinde aslında çekindiğimiz bir maçtı.Belediyenin bizden güçlü olduğundan değil ama herzaman bize ters gelen bir takım olmasından dolayı.Belediye karşısında orta sahada Ersnt'siz bir orta sahanın ne yapacağını merak ediyorduk.Ama genç Necip , Fink ve Toraman bu işi iyi götürdüler.Orta sahada yaratıcı bir oyuncumuz olmadığı için ilk yarıda belli zamanlarda sıkıntı çektik.Belediyenin kilidini açmak için 43. dakikaya kadar bekledik.Bobo'nun alıştığımız gol vuruşu ile öne geçtik.İlk yarıda ve son dakikalarda bu golü bulmamız ikinci yarıda Belediye defansının biraz daha önce çıkması ve maçın daha tempolu geçeceğinin bir işareti oldu.Belediye ekibi eğer ilk yarıda o golü yemeseydi direnci devam edecek ve belkide daha sıkıntılı bir maç olacaktı bizim açımızdan.

İkinci yarıda aslında yine çok fazla gol pozisyonu bulamadık ama Ferrari'nin yerinde müdahalesi ve Holosko'nun usta vuruşu ile fark ikiye çıktı.Holosko gol vuruşunda riskli bir vuruş yaptı , daha garanti bir vuruş yapabilirdi.Golde kaleci Hasagiç pozisyon alamadan şutu görünce kımıldayamadı.Aslında bu dakikadan sonra farkı açarız diye tahmin ediyordum.Müthiş bir taraftar gücü vardı bugün İnönü'de.Hafta içi olmasına karşılık yine tribünler doluydu ve muhteşem bir koro vardı.Bu inanış ve bu güç bizi hedefe götürecek gibi duruyor.

Meksika Rallisi

Beşiktaş - İ.B.Belediye



Ligin ikinci yarısında ilk hafta oynanması gereken maç bu akşam oynanacak.Belediye takımı bize herzaman ters gelen bir takım.Onlara karşı ne içerde ne Olimpiyatta bir üstünlüğümüz yok.Başka bir maç olsa insan biraz rahat oluyor ama bu maç sanki stresi biraz daha arttırıyor.Bu akşam ki maç bizim açımızdan çok önemli.Alacağımız 3 puan ile ligin zirvesinden kopmayacağız ve puan farkını biraz daha azaltacağız.

Ernst'in bu maçta oynamayacağı söyleniyor.Bu maçta Ernst'in görevini büyük bir ihtimal ile genç Necip yapacaktır.Necip içinde iyi bir sınav olacak ve inşallah başarılı olacaktır.

Orada Ne Oluyor

Gecenin Adamı Robben



Bayern çeyrek finale çıktı maçın adamı Robben oldu.

9 Mart 2010 Salı

Şampiyonlar Ligi Finali




Şampiyonlar liginin 22 Mayıs günü Bernabeu'da oynanacak final maçının topu tanıtıldı.

O Nasıl Bir Kol

Süper Ligde Zirve Yarışı

Süper ligde 24.haftayı geride bıraktık.İkinci yarı başlamadan önce herkesin hem fikir olduğu ve fikstür avatanjı ile ikinci yarıda zirvede olmasını beklediği Fenerbahçe şuan ligin 3.sırasında.Ligimiz ikinci yarı ile birlikte geçen sene ki gibi birbirine yakın puanlara sahip takımların çekişmesi içinde geçecek gibi.Fikstür avantajı elinde olan Fenerbahçe üst üste puan kaybı yaşayınca hesapları bir anda değişti.Hiç hesapta olmayan yenilgiler ve beraberlikler sıralamada geriye itti.Aslında Galatasaray hiç beklemediği bir anda liderliği eline geçirdi.İnönü'deki beraberlikten sonra Galatasaray kendisini şanslı hissetti ama bu hafta ki puan kaybı onlarıda bir strese sokacaktır.Beşiktaş ise aslında bir çok futbolsever ve Beşiktaşlılar tarafından bile ikinci yarı yarıştan kopar düşüncesindeydi.Ama şuan ki puan tablosunda bir kopma yok aslına erteleme maçında alınacak bir üç puan üst sıralarda ki takımlar üzerinde stres yaratabilir.Mustafa Denizli'nin herkesi şaşırtan hesaplamaları ikinci yarı ile birlikte böyle giderse tutabilir.Çünkü üst sıralarda ki takımlar stresi daha çok hissediyor ve puan kayıpları yaşayabiliyor.

Bursaspor gerçeğini unutmamak lazım.Şuan iki maçları eksik olmasına rağmen ligin zirvesindeler.Kasımpaşa maçından büyük bir ihtimal ile alınacak bir 3 puan ve Diyarbakırspor maçında sonra federasyonun büyük ihtimal ile vereceği 3-0 hükmen galip kararı ile ligimizin yeni lideri olacaktır.Bursaspor için tarihi bir olay olacak liderlik.Fikstür avantajı her ne kadar boş bir laf olsada yinede Bursaspor avantajlı bir konumda.Sahasında oynayacağı son maç olan Beşiktaş maçı gerçekten çok ilginç olacak.Eğer iki takımda son haftaya kadar yarıştan kopmaz ve bir hedef için oynarlarsa gerçekten son yılların en güzel maçı olmaya aday.

Ligimizin marka değeri üzerine çok yazılar yazılıyor.Ligin marka değeri bir tarafa çekişmeli bir lig olması aslında herkesin istediği birşey.Ligimizde şuan ilk altı basamakta ki tüm takımların şampiyonluk şansı var.Matematiksel olarak bu şans devam ettikçe ligin zirvesinde heyecan daha çok artacaktır.Son haftalara doğru ise bu stresli ve zor günleri en iyi şekilde yönetenler karlı çıkacaktır.

Alt sıralarda ise bu hafta ile birlikte düşen diğer takım Diyarbakırspor olacak gibi.Kendi sahasında oynamayacak veya seyircisiz oynayacak büyük bir ihitmal ile.Ve bu olayların kendilerine zarar verdiğini o günlerde daha iyi anlayacaklardır.Denizlispor şansını sürdürmeye devam ediyor.Son 4 haftadır biri hükmen galip sayılmak üzere yenilgi yüzü görmediler.Topladıkları 10 puan morallerini arttırmış ve rakiplerinin puan kayıpları şanslarını arttırmış olabilir ama çok geç kaldılar toparlanmak için.Bu saatten sonra ligde kalmaları zor görünüyor.Eğer ligde kalmayı başarırlar ise gerçekten büyük bir mucize yapmış olacaklardır.

Yılın Spor Adamı


Zaman gazetesi geleneksel olarak yaptığı sporda geçtiğimiz yılın en iyilerine ödüllerini verdi.Ödüller içinde en ilginci Yıldırım Demiröre'e verilen yılın spor adamı ödülü.Bu ödül hangi kriterlere göre verildi acaba.Yıldırım Demirören'in başkanlığı dönenimde yaptığı hangi icraat bu ödülü almasına olanak sağladı.

Ergenekon İngiltere'de


İngiltere milli takımı dinleme skandalı yaşıyor.Ntvspor'un haberine göre İngiltere milli takımı Mısır maçı öncesi Capello'nun futbolcuları ile yaptığı görüşmelerin dinlendiği ve kayıt edildiği ortaya çıktı.Böyle bir dinlemenin ne gibi bir anlamı olabilir ki.Bir hazırlık maçında olmasıda taiktiksel olarak bir anlam ifade etmiyor.İngiltere milli takımı son zamanlarda futbolcuların özel hayatı ve sakatlıklar ile çalkantılı günler geçiriyor.Dünya Kupası öncesi sıkıntılı günler geçiren İngilizlerin başına birde bu dinleme olayı geldi.

Hafta İçi Futbol Ekranı



9 Mart Salı
21:45 Arsenal-Porto / Futbolsmart & Rustavi 2
21:45 Fiorentina-B.Munih / Euro Futbol
21:45 Sunderland-Bolton / Spormax

10 Mart Çarşamba
16:00 Kasımpaşa-Bursaspor / Lig TV
20:00 Beşiktaş-İBB / Lig TV
21:45 M.United-Milan / Star TV
21:45 Real Madrid-Lyon / Futbolsmart
21:45 Burnley-Stoke City / Spormax

Serdar Özkan Sorunu


Ligin bitimine sayılı haftalar kala transfer dönemi heyecanı yeniden başlayacak.Beşiktaş önceliği iç transferde sezon sonu sözleşmesi bitecek olan futbolcular ile anlaşma zemini arıyor.Sezon sonu sözleşmesi bitecek olan futbolculardan Rüştü , Hakan Arıkan , İbrahim Toraman ile ilgili bir sıkıntı olacağını düşünmüyoruz ama Serdar Özkan için aynı şeyi söyleyemiyeceğiz galiba.Bir kaç gündür kendisi ile ilgili transfer teklifleri olduğu ve Beşiktaş'tan çok yüksek bir para istediği söyleniyor.Gazetelerin yazdıklarına göre kendisine Portekiz'den bir çok teklif varmış.Eğer bu haberler doğru ise Serdar Özkan bu tekliflere hiç burun kıvırmasın ve kendisini isteyen takımlardan birine imzayı atsın.

Beşiktaş alt yapısından yetişen ve daha sonra yepyeni bir yetenek olarak A takıma çıkan Serdar o zamanlar istediği şansı bulamamış ve kiralık olarak bir çok takımda devam etmişti.Serdar son 3 senedir Beşiktaş A takımında zaman zaman forma şansı bulan ve bazen bu şansı iyi değerlendiren ama çoğunlukla saç baş yolduran bir isim.Birçok kez bu şansını iyi kullanamadı.Elinden gelenin en iyisini yapmaya çalıştığından şüphemiz yok ama sahada istediğimiz Serdar'ı bir türlü bulamadık.

Arda'ya çalım atmayı öğreten adam olarak ayrı bir özellik ekledi kendisine.Ama şuan Arda nerede Serdar nerede demek geliyor insanın içinden.Arda takımının yıldızı , kaptanı ve maçı çevirebilecek bir kaç oyuncusunundan biri.Ama Serdar ne yazık ki bu özelliklerden hiç birine sahip değil.Sezon başında hazırlık döneminde ve ilk yarıda oynadığı bir kaç maç ile aslında Serdar için bu sezon bir parlama yılı olabilecek diye düşünüyorduk.Ama o şansını iyi kullanamadı.Beşiktaş kanatlarında hızlı ve dikine gidebilen bir oyuncu eksikliği var iken Serdar'ın yeteneklerini kullanıp o formayı alıp kimseye vermemesi gerekiyor.

Sezon sonu takımda kalır mı kalmaz mı zamanla göreceğiz ama şuan ki görüntüsü ile kalması halinde bile bu takımda forma giyemeyecek gibi duruyor.

İlginç Gol Sevinci

8 Mart 2010 Pazartesi

Bu Nasıl Bir Saç Modeli


7 Mart 2010 Pazar

Real Madrid'den Muhteşem Dönüş



Real Madrid'ten muhteşem geri dönüş.Sevilla gibi La Liga'nın güçlü bir takımı karşısında 2-0 geriye düşüp maçı çevirmek kolay iş değil.Real Madrid sahasında 13. maçında 13. galibiyetini alarak sahasında kolay kolay puan vermeyeceğini göstermiş oldu.Barcelona'nın puan kaybettiği haftayı kazanarak puan farkını kapattı ve gol averajı ile ligde liderliğe yükseldi.Şuan avantajı eline geçiren takım Real oldu.Barca'yı sahasında ağırlayacak olması ve sahasında şuan kadar puan kaybetmemesi Real'in en büyük avantajı.

2-0 ' ın Uğursuzluğu


Kasımpaşaspor ikinci devre oynadığı maçlarda 2-0 öne geçmesine rağmen bu skoru bir türlü koruyamadı.Dün oynanan maçta Kayserispor'a karşıda yine aynı olay oldu ve son dakika golü ile berabere kaldılar.Maçın ilk dakikasında ve son dakikasında gol oldu.Atılan ilk gol ligimizin bu sene atılan en erken golü oldu.Kasımpaşaspor maçın genelinde çok üstündü aslında maçın skoru daha farklı olabilirdi ama 2-0'dan sonra bir türlü topu kaleye sokamadılar.Kayserispor ligin ilk yarısında liderlik koltuğuna oturmuş ve iyide top oynayan bir takımdı.İlk yarıda sahasında oynadığı Antalyaspor maçından sonra bir düşüş içine girdiler.Kolay gol yemeyen bir takım olmalarına karşın defansta işler pek iyi gitmiyor.Ali Turan'ın olmayışı defans kurgusunu olumsuz etkilediği görülüyor.

Maçın son dakikalarında hakemin verdiği yanlış bir karar ile maç berabere bitti.Golden önce ve sonra Yılmaz Vural'ın tepkileri alışık olduğumuz Yılmaz Vural hareketleriydi.Sahaya girmeye çalıştı , yerinde duramadı ve sonunda da göz yaşlarına hakim olamadı.Aslında Yılmaz Vural verdiği tepkilerde çok haklıydı bir haftanın emeği ve alınteri bir yanlış hakem hatası ile heba olmuştu.Kasımpaşa alacağı 3 puan ile ligde çok daha rahat bir konumda olabilirdi.

Süper Lige Süper Koruma




Dünkü olaylı maçtan sonra Bursaspor kafilesi bu şekilde havaalanına doğru götürüldü aslında kaçırıldı demek daha doğru bir ifade olur.

Maçtan sonra bir kaç kanalda bu maç ile ilgili yorumlar vardı.Yorumların hepsi ilk maçta birleşiyordu.İlk maçta çıkan olaylardan dolayı her iki tarafıda suçlayanlar oldu.Ama nedense hiçbir ulusal kanalda ve internet sitelerinde maç başında istiklal marşımızın ıslıklandığı haberi yoktu.Bilinçli bir şekilde bu haberin atlandığını düşünüyorum.Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde bir memlekette milli marş ıslıklanması bazıları tarafından bilinçli şekilde gösterilmiyor.

Dün akşam bazı yorumcular Diyarbakırspor'un ligde kalmasını istediklerini çümkü devletin bunu istediğini en üst kademeden en alt kademeye kadar bunun böyle olduğunu söylediler.Futbola siyasi olayların karıştırılmasının sonuçları bundan daha ağır olabilir.Dünkü maçtan sonra artık Anadolu'da oynayacakları hiçbir maçta Diyarbakırspor taraftarı olamayacaktır.Dün kendi iplerini kendileri çektiler.

Hele yöneticilerin ve Güvenç Kurtarın söyledikleri çok komikti.Daha üç gün önce göreve gelmiş birisi yeni camiasına yaranmak için olsa gerek atılan taşlardan benim futbolcuma da geldi ne olmuş yani demeye getirdi laflarını.Bu lafı edebilmek için baya bir taraflı olmak lazım yada kör olmak lazım.

6 Mart 2010 Cumartesi

Artık Çektirin Gidin


Diyarbakırspor - Bursaspor maçı çıkan olaylardan dolayı tatil edildi.Tribünlere gelenler maç izlemek için gelmemiş resmen savaşa gelmişler.Maç öncesi milli marşımızı ıslıklamak ile işe başladılar.Amaçlarını en baştan belli etmişlerdi.Diyarbakırspor için artık bu lig bitmiştir.Artık gelecek sene bank asya liginde birbirlerini yesinler dursunlar.Hatta bu kulübün kapısına kilit vurulsun.Bu lige yakışmayan takımların en başında gelen takım Diyarbakırspor.İlk yarıda Fenerbahçe maçında da vukuatları vardı.

Kendileri ligin ilk yarısında ligden çekiliriz tehtidi yapmışlardı artık bir zahmet çekilin.

5 Mart 2010 Cuma

Diyarbakır'da Gerginlik



Ligin ilk maçında Bursa'daki olaylardan sonra Diyarbakır ile Bursaspor arası açılmıştı.Bir şekilde federasyon ve yöneticilerin devreye girmesi ile bu olay unutulmuş ve yatışmış gibi duruyordu.Ama ne yazık valiler eli ile bu sefer deplasmana gidecek olan Bursa seyircisi şehire alınmayak.Bu olayın kaçış kısımı , çözüm olarak görülmemesi lazım.Diyarbakır cephesi iyi bir organize ile şehirlerine gelecek Bursalı taraftarları karşılayıp misafir edebilirlerdi.Onlarda işin diğer kısmını şiddet kısmını seçmişler ve hazırladıkları pankart ile yarın ki maça hangi niyet ile gideceklerini göstermişler.

Şanssız Michael Owen


Owen sakatlığı nedeni ile sezonu kapattı.Owen için şansız mı desek bilmiyorum ama bu adamın kariyeri böyle inişli çıkışlı olmamalıydı.Henüz 18 yaşında parlayan bir yıldızdı.Daha sonra ne olduysa oldu ve hiçbirşey eskisi gibi olmadı.İspanya deneyimi fiyasko oldu sonra döndü İngiltere'ye ama yine ya sakatlık ya formsuzluk yakasını bırakmadı.

M.United aslında yeni bir kariyer açısından Owen'e tanınmış bir şanstı ama sezon başından beri yine belli bir istikrar yakalayamadı ve yine sakaltlandı.Sakatlığı ciddi olmalı ki sezonu kapatmış dünya kupası kadrosunda bile olmayabilir.

Haftasonu Futbol


6 Mart Cumartesi
13:30 Giresunspor-Boluspor / D Spor
15:00 Diyarbakırspor-Bursaspor / Lig TV
16:30 Köln-B.Münih / TRT 3
17:00 Rangers-St.Mirren / Euro Futbol
17:00 N.Forest-Swansea City / Futbol Smart
17:00 Arsenal-Burnley / Spormax
19:00 Fiorentina-Juventus / NTV Spor
19:00 Trabzonspor-Gençlerbirliği / Lig TV
19:30 Borussia Dortmund-Borussia M'Gladbach /
19:30 Wolves-Man United / Spormax
21:00 Almeria-Barcelona / NTV
21:45 Roma-Milan / NTV Spor
21:45 Nac Breda-PSV / Futbol Smart
22:00 St Etienne-Lille / Kanal A
22:00 Palmeiras-Sertaozinho / Spormax
23:00 Real Madrid-Sevilla / NTV

7 Mart Pazar
13:30 Samsunspor-Adanaspor / D Spor
13:30 S.Rotterdam-Ajax / Futbol Smart
16:30 Nurnberg-Leverkusen / TRT 3
18:00 Everton-Hull City / Spormax
18:00 Marseille-Lorient / Kanal A
18:30 Hoffenheim-Mainz / TRT 3
19:00 Fenerbahçe-Antalyaspor / Lig TV
21:45 İnter-Genoa / NTV Spor
22:00 Bordeaux-Montpellier / Kanal A
22:00 Sao Caetano-Corinthians / Spormax

4 Mart 2010 Perşembe

Terim'in Kalıntıları


Dün akşam oynanan Honduras maçı milli takım üzerinde hala Terim izlerini hatırlattı bize.Kadro seçimini her ne kadar Oğuz Çetin kendim yaptım demiş olsada ortaya çıkan kadro Terim'in prenslerinden oluşan bir kadroydu.Dün oynadığımız rakibimiz dünya kupasında mücadele edecek bir takımdı.Dünya kupasında sadece tursitlik bir gezi yapacak görünümünde olan Honduras karşısında çıkan on biri iyi analiz etmek lazım.Sistem olarak , futbolcu kalitesi olarak değerlendirmek lazım.


Kalede her zaman ki gibi Volkan ile başladık.Hazırlık maçı , resmi maç ayırımı olmaksızın kaleyi koruyan kalecimizi bir kez daha izledik.Ama onun yerine kadroda yedek kaleci olan Onur'u izlemeyi tercih ederdim.Yeni biz yüz ve yeni milli olmuş bir oyuncuyu denemek için herhalde Euro2012 elemelerinin başlamasını bekleyeceğiz.Volkan'ın çok ciddi bir sakatlığı olmadığı sürece her ne şart altında olursa olsun kalede olacak.Alternatiflerine şans dahi verilmeden kaleyi emanet edeceğiz.

Defans hattı için bakıldığında son zamanlarda takımında oynamayan Sabri ve Servet göze çarptı.Servet son zamanlarda Rijkaard tarafından kesik yiyen bir oyuncu.Neill'in gelişi ile birlikte Rijkaard'ın kızağa çektiği bir oyuncu.Belli ki Hollandalının sisteminde güvenmediği bir oyuncu.Yeni hocamızın da bir Hollandalı olduğunu düşündüğümüzde orada yine bir süpriz ile karşılaşabiliriz.Emre Güngör'ü gördükçe İbrahim Toraman neden yok diye daha çok düşünüyorum.Onun kadar futbol oynamıyor mu Toraman.Bu maç arada varlığı sezilen sorunları çözmek için bir fırsat olabilirdi.Ama teknik heyet nedense Toraman'ı ve diğer oyuncuları görmezden geliyor.

Orta alanda ise Emre son ayların formda ismi olarak dün akşamda maçın en iyisi oldu.Hazırlık maçı olmasına rağmen hırsı belli oluyordu.Birşeyler yapma derdindeydi.Orta alanda diğer elemanlar Marco Aurello uzun sakatlık dönemi geçirdi ve takımına yeni yeni dönmeye başladı.Ağzı ile kuş tutsa sevemeyeceğim ve takımda görmek istemeyeceğim bu adama ne yazık ki bizi mahkum ettiler.Koskoca ülkede bir tane adam gibi orta saha elemanı yoksa bu ayıp bize yeter.



İleri uçta Mevlüt benim çok beğendiğim bir futbolcu.Fransa liginde iyi işler yapıyor.Geçen seneden beri yükselen bir garfiği var.Kendisini milli takımad akabul ettirdi.Artık milli takımın bir numaralı forveti olacaktır.Ama alternartifleri konusunda bir çok isim olmasına rağmen sıkıntılı günlerden geçiyorlar.Semih , kendi takımında forma bulamıyor oynayamıyor ; Tekke'yi zaten kadroda düşünmüyorlar şuan içinde başka bir ismin milli takımda forvet olarak oynaması mümkün değil gibi.Forvet hattı Mevlüt ve alternatifi Semih olacaktır.

Dün akşam yeni milli olan bir kaç oyuncuyu izlemek imkanımızda oldu.Bursaspor'un başarısında pay sahibi olan Ozan İpek ve Volkan Şen dün akşam milli formayı giydiler.Gerçi maç içinde pek oyunda gözükmediler ama sonuçta ilk kez baraber oyandığı kişiler ve ilk kez milli olmanın heyecanı ile dün geceyi öyle geçtiler.Buri Şahin Almanya'da kendi takımında güvenilen ve sürekli forma verilen bir isim ama nedense milli takımda onbir oyuncusu olarak güvenilmiyor,oyunun sıkıştığı anlarda oyuna dahil oluyor.Keşke güvenebilsek ve şans versek o zaman belki takım için daha yararlı bir isim olacak.

Sonuçta Temmuz ayından sonra Hiddink'in gelişi ile daha sağlam ve oturaklı yorumlarda bulunabileceğiz.Ama tahmöinlerimiz artık milli takımı izlerken zevk alacağız ve hak edenin forma giyeceği , kendi takımında forma giyemeyen adamların milli takımda banko olma devrinin kapanacağı bir takım izlemek en büyük dileğimiz.

Tevez'den Terry'e Rajon



John Terry bu aralar gündemden düşmüyor.Terry'nin yaşadığı yasak aşk olayı le ilgili herkes bir kaç kelam etti ama Terry'nin yaşadığı yasak aşk olayı ile ilgili Tevez rajonu sağlam kesmiş.""Terry bu yaptıklarının Arjantin'de yapsa ölmüştü. Benim memleketimde bunu yaptığında ayaklarını kaybedersin ya da ölürsün" diyerek olaya noktayı koymuş.

Yasak Şehirler

Tribünlerde bazen istenmeyen olaylar olabiliyor.Bazen maçın heyecanı ile bazen ise tahrik edilen insanlar yüzünden bir takım olaylar çıkabiliyor.Bunun sonucunda ise cezalar veriliyor.Ama cezalar nedense toplu halde veriliyor.Olayları çıkaran veya tahrik edenlere değilde nedense suçu olmayan ve tek amacı maç izlemek olan insanlarda arada cezaya maruz kalıyor.

Ülkemizde bazı tribünlerin birbirleri ile geçinemedi hatta varlıklarından bile hiç hoşnut olmadıkları durumlar oluyor.Yöneticiler çareyi deplasmana taraftar götürmeyerek bulup geçiştiriyorlar.Örneğin Bursaspor taraftarı yıllardır İnönü'ye gelemiyor Bşiktaş taraftarıda aynı şekilde Bursa'ya gidemiyor.Koskoca şehri yöneten insanlar o maçlara gelecek ikibin kişiyi koruyamamaktan bahsediyor.Güvenlik tedbirleri alınırken katı davranılıyor ve kestirme yollardan taraftarlara yasaklar konuyor.Bir insanın seyahat etme hakkı insan haklarında bile ilk maddeler arasında yer alırken bir şehire gitmesi yasaklanan taraftar bu şekilde bir sonraki maça daha bir hırs ile hazırlanıyor.

Son olarak Bursaspor taraftarına Diyarbakır deplasmanı valilik kararı ile yasaklanmış.Nedeni ise olay çıkması ve can güvenliği zırvalığı.Sanırsınız ki Diyarbakır güllük gülüstanlık bir şehir , olay nedir bilmezler.Bursaspor için çok kritik bir deplasmana giderken yanında taraftarı olmaması çok kötü bir durum.Son iki haftadır seyircisiz oynamış olacaklar.Şehirin yöneticileri hangi akıl ile bu kararı aldılar ise inşallah vazgeçerler.İlk maçta istenmeyen bir takım olaylar yaşanmış olabilir.Ama bu durumu unutturacak en güzel olay bu maça Bursaspor'lu taraftarların alınıp Diyarbakır'lı sporseverlerin onları karşılaması ile olacaktır.Bir sonra ki sene ne olacak peki.İnsanlar bu durumu unutacak mı?Yöneticilerimiz günü kurtarmak adına bazen işte böyle kararlar alabiliyor.

Uçan Kaleci



Alman kaleci Adler kalecilikte yeni teknikler deniyor...

Deve-Cüce

3 Mart 2010 Çarşamba

Türkiye :2 Honduras : 0

Euro 2012 elemelerine farklı bir yapılanma içinde gidecek olan milli takım 2010 yılının ilk maçında zayıf bir rakip karşısında 2-0 lık bir sonuç aldı.Maç belli dakikadan sonra çok sıkıcı bir hal aldı.Maç öncesinde milli takım aday kadrosunu eleştirmiştik.Yine aynı şekilde eleştirilere devam edeceğiz.Çünkü sonuç itibari ile bir hazırlık maçı ve sahaya sürülen kadroda diğer maçlara oranla pek bir değişikilik yok.Bu maçı farklı kazansak veya farklı kaybetsek kim ne diyecek.Amaç kadroda ileriki zamanlarda düşünülen oyuncuları görmek ve tanımak ise neden sahaya hala eski oyuncular ile çıkılıyor.Kaldı ki karşımızda ki rakip dünya kupasında oynayacak olmasına rağmen çok basit top oynayan ve gücü belli olan bir ekip.

Rakibimiz bizi zorlayacak bir pozisyon üretemedi.Maçın tamamında kaleci Volkan idmanda yorulduğundan daha az yoruldu.Buna rağmen enazından ikinci yarıya başlarken bir kaleci değişikliği yapılabilirdi.Bu kaleyi tapuladı mı Volkan.Hazırlık maçında banko resmi maçta banko.Diğer kaleciler kadroya süs olsun diye mi davet ediliyor.

Aslında milli maç 80.dakikandan sonra benim için izlenir oldu.Sahada olan tek Beşiktaşlı Necip'i izlemek ve onu o forma ile görmek güzeldi.Yaşı daha çok genç ilerleyen yaşlarında hem Beşiktaş'ın hem milli takımın banko adamı olacaktır.Bizler bu gece Necip ile gurur duyduk.İnşallah devamını getirir ve başarılı olur.

Çocuk Olmak



Fotograf Şili'den.Geçtiğimiz günlerde 8.8'lik bir depremle ile sarsılan bir ülkeden bu kare.Çocuk olmak çok güzel.Ülkesi yerle bir olmuş , belki evi yıkılmış ama o yine topun peşinde koşturuyor.

Eküriler İş Başında


Yılmaz Özdil ve Uğur Dündar son zamanların ekürileri oldular.Her yerde yanyanalar.Futbol,siyaset,sinema artık ne bulurlarsa konuşup yorum yapıyorlar.Futbol söz konusu oluncada her ikiside enaz Hıncal gibi ulema kesiliyor.Uğur Dündar bir ara Diyarbakırspor forması iel haber bülteni sunmuştu.Hangi mantıkla yaptıysa artık.Reyting yükseltmek için Diyarbakırspor forması giydiğini düşündüğümüz Uğur Dündar'ın bir zamanlar Fenerbahçe'de yönetici olduğunuda unutmayalım.

Bu gün Hürriyet gazetesinde Ercan Saatçi sormuş ve bizim eküriler cevaplamışlar.Ercan Saatçi zaten damatlıktan konduğu koltukta ele avuca dokunur bir haber bulamamış ki bu iki "futbol üstadına" ligi değerlendirmiş.

Soru 1 :Geçtiğimiz iki sezon Sivasspor’un yapamadığını Bursaspor yapabilir mi? Yani şampiyon olabilir mi?

Uğur Dündar cevap vermiş büyük bir bilgelikle.

"Türkiye’de futbol sadece sahada oynanmış olsa, şampiyon adayım banko “Bursaspor” diyebilirdim. Bursaspor güzel futbol oynayarak sağladığı başarıyı, futbola karşı oynanan oyunları engellemede de gösterebilirse, şampiyonluk ipini göğüsleyebilir! Ancak bu alandaki oyunun futbola benzer bir yanı yok. Çünkü bu oyunun adı, Bizans Oyunu!.. Bu nedenle Bursaspor’un işi çok zor!"

Ya Allah aşkına bu laf ne demek.Bu sözlerin anlamı ne demek.İlla birilerine iyi , şirin gözükeceksiniz diye kullanılan tabirler iyice aşağıya iniyor.Tribünlerde kullanılan lugatı beğenmezsiniz ama işinize gelince aynen oradakiler gibi olmaya başladınız.Ayrıca ne demek Bizans Oyunu.Daha bir kaç sene öncesine kadar yöneticilik yapmış biri bu sözü söylüyor.Demek ki alınan şampiyonluklar temiz değil.Bizans kim ve bu oyunu oynayanlar kimler.Araştırmacı gazeteci olarak bari bunu da yazıverin.

Soru  2 : İbrahim Toraman, “Milli Takım’a seçilme kriteri nedir anlamıyorum. Milli Takım bana yasak mı?” diyor. Haklı mı?

UĞUR DÜNDAR İbrahim Toraman maçlarda sürekli konuşuyor. Ağzının kapandığı zamanlarda da eli, kolu çalışıyor. Galatasaray derbisinde Mehmet Topal’ı, Fırat Aydınus’a göstere göstere, el enseyle “tuş”a getirmesi, hala gözümün önünde. Futbolu el kol yerine sadece ayaklarıyla oynadığı zaman, hakikaten iyi futbolcu. Aksi taktirde Beşiktaş’ta yıllarca oynayamazdı. Bence bu haliyle milli olabilir, ama grekoromen güreş takımında! 
YILMAZ ÖZDİL Çenesi kadar ayakları çalışsa, Milli Takıma da alırlardı herhalde… Ağlayacağına topunu oynasın.

Soruya verilen cevaplar bunlar.Futbol sohbetinde mevzu nerelere gelmiş.Yılmaz Özdil'i severiz yazılarınıda okuruz ama artık futbol hakkında yazdıkları söyledikleri kabak tadı vermeye başladı.Toraman bu formayı diğerlerinden daha çok hak ediyor ama nedense alınmıyor.Almasınlar bizim için Toraman'ı Beşiktaş forması ile görmek yeter.



Düdük Astıranlar

Fenerbahçe camiası yenilgiyi hazmedeyen bir camia.Enson İ.B.B maçından sonra yine başladılar asıp kesmeye.Hakemi Fenerbahçe düşmanı olmakla suçladılar , vermediği golü ve kartı söylerken nedense kendilerine yarar sağlayan kırmızı kartlık pozisyonları atladığını söylemediler.Fenerbahçe camiası kendi eleştirisini yapamayan bir camia.Her yenilgiden sonra muhakkak bir suçlu ararlar ve nedense bunu hep dışarda ararlar.Bu gün bir internet sitesi aracılığı ile Fırat Aydınus'a düdük astıracaklarını ilan etmişler.Belki başarabilirler,böyle güçleri olabilir.Ama son altı , yedi haftadır kazanamayan bir takım bir maç ile mi bu hale geldi.Kendi kapılarının önünü süpürmeye cesaret edemeden komşunun çöpüne laf ediyorlar.

Yaptıkları dandik transferlere toz kondurmuyorlar , korkak bir teknik dikrektöre sahip olduklarını söylemiyorlar , yanlızca bir adama bağlı bir takım olduklarını kabul etmiyorlar.İstediklerine düdük çaldıracaklar , istemediklerine düdük astıracaklar.Bazıları iyi alıştı son zamanlarda düdük astırıp düdük çaldırmaya.Ama işte bu nedenle bir adım ileri gidemiyoruz.Edirne'den öte köy yok bizim için.

Hakem hatalı ise cezasını verecek olan kurumlar zaten mevcut.Ama hatalı olan yönetimlere ve teknik adamlara yada oyunculara cezasını verecekler mevcut mu?Günü kurtarmak için yapılan teknik adam tercihleri,isim olsun diye alınan ama verim alınamayan yabancı oyuncuları kimse konuşmuyor.

Fırat Aydınus düdük assın maçları Aziz Yıldırım yönetsin...

2 Mart 2010 Salı

Dünya Kupası Hatıra Parası




Dünya Kupası'nın başlamasına 100 gün kala CapeTown'da bastırılan hatıra paralar tanıtıldı.Dünya kupası için henüz herşey hazır değil fakat şimdiden hatıra ürünler satışa çıktı bile.

Mekanın Cennet Olsun Şevket Belgin

Beşiktaş camiasının önemli isimlerinden rahmetli Şevket Bilgin mirasının bir bölümünü Beşiktaş kulübüne isminin verileceği bir tesis yapılması karşılığında bırakmış.Bu yolla kulübe 860 bin liralık bir giriş oldu.Bir yanda kalbi Beşiktaş için atan bir Beşiktaşlı ve gözünü kırpmadan mal varlığını bağışlayacak kadar Beşiktaşlı , bir diğer yanda başkanlık seçiminde ne verdiysem seçilmezsem ertesi gün alırım diyen bir başkan.

Eskiden değerleri olan bir Beşiktaş şimdi ise gözünü hırs büyümüş ve her fırsatta duruştan bahseden ama o Beşiktaşlılık duruşuna yakışmayan yönetimler ve yöneticiler.

Ruhun bir kez daha şaad olsun Şevket Belgin...

Ofsayt Kalkıyor Mu?

İnternette siteler arası dolaşırken ntvspor.com'da bir haber gözüme çarptı.Haberde FİFA başkanı Blatter'in ofsayt kuralı ile ilgili bir çalışması olabileceğinin haberi vardı.Habere göre FİFA başkanı Sepp Blatter Uluslararası Hokey Federasyonu başkanı Leandro Negre ile görüşmüş ve ofsayt kuralının kalkabileceğine yorumlanmış bu durum.

Aralarında ne konuştular bilemiyoruz ama artık futbolun şeklini değiştirmeye kafa koymuş gibi bazı kesimler.Futbolun oyun kuralları zamanla değişime uğradı bazen radikal denilebilecek kurallar  ilave edildi veya var olan kurallar kaldırıldı.Bunların hepsi saha içinde herhangi bir sıkıntıyı gidermek ve tartışmalı kararların oranlarını düşürmek için yada bazen oyunu hızlandırmak içindi.Ama futbolun belkide can damarı gibi olan ofsayt kuralının kaldırılması yada düşünülmesi çok garip olur.Futbol çok çekilmez bir hal alır ve heyecanı kalmaz.

UEFA'nın bu sene denemeye başladığı 6 hakemli maç yönetimleri bile bariz hataları gidermeye yetmiyor.Enson Galatasaray maçında olduğu gibi ceza sahasında neden durduklarıni bilmeyen hakemler o penaltıyı vermedi yada göremedi.Futbolun heyecanını kaçırmak için birileri yeni fikirler üretmeye başladılar.Ama işin içinde sponsorlar ve büyük uluslararası firmaların olduğu bir ortamda futbola yön verenler futbol dünyasımı yoksa bu çevreler mi düşünmeden edemiyor insan.

Bir gün  biri çıkıp tartışmalı pozisyonları azaltmak için topun içine çip takılmasını gündeme getirdi, daha sonra bilgisayar yardımı alıp topun çizgiyi geçip geçmediğine bakılmasını önerdi yakın zamana kadar.Futbol maçından çok bir tenis yada basketbol maçı havasında olacak gibi öneriler çıktı ortaya.Ama bunların uygulanması demek heyecanın ortadan kalkması anlamına geliyor.Tribünlere koşan insanlar futboldan bu şekilde tat almaz.

Futbolun kurallarını değiştirdikten sonra inşallah bir sivri zekalı çıkıpta futbol topunun şeklini değiştirmeyi önermez.İş git gide oraya kadar gidecek gibi.

Deloitte Money League 2010



Real Madrid tüm branşlarda en çok gelir kazanan ekip oldu.Barcelona-Madrid kapışması burada da gözüküyor ve Barcelona ikinci sırada.Geçen sene bu listeye giren Fenerbahçe bu sene bu listede yer alamamış.Listenin en ilginç olan kısmı ise geçen sene Premier Lig'den düşen NewCastle United takımının listeye girmiş olması.

Yaradana Sığınan Fink

Beşiktaş Dergisi'nin Mart sayısı piyasaya çıktı.Bu ay ki konuk Fink olmuş.Güzel bir röportaj olmuş.Sorulara verdiği cevaplar Fink'i daha yakından tanımamıza yardımcı oluyor.Ama sorulardan biri Fenerbahçe maçı ile ilgili ve cevap çok ilginç.
İşte o soru ve Fink'in cevabı;

Peki ya Fenerbahçe’ye attığın muhteşem gol… O anı kafanda canlandırsan, neler söylersin?

Fink : Çok önemli bir maçtı. O ana kadar golü bulamamıştık, stresliydi. İkinci yarıydı. Seyircimiz gol bekliyordu, bizler gol atmak istiyorduk. Öyle bir atmosfer vardı. O anı anlatmak gerekirse de; İbrahim Üzülmez soldan topla geliyordu, ben de pozisyonu takip ediyordum. Sonra bir baktım, bütün arkadaşlarım markajda ve ben orada boşum. Elimi kaldırdım, Üzülmez de beni gördü. Ortalayınca top öyle bir geldi ki, yaradana sığınarak vurmam gerekiyordu. Ben de gözümü karartıp tüm konsantrasyonumla vurdum. Takım için de, taraftarımız için de çok güzel bir andı.

Ali Sami Yen Kokuyor



Kasımpaşaspor futbol şube sorumlusu Süha Sidal'ın Radyospor'da ki konuşması ;

“Ali Sami Yen’in içinde bayanlar tuvaleti bile yok. Koridorlarda ve soyunma odası civarlarında eski binalardaki gibi ağır bir koku var. Ali Sami Yen’de de böyle bir durum söz konusu ve kokuyor”

Naklen Yayınlar



2 Mart Salı
14:00 Türkiye-Slovakya (U21) / NTV Spor
22:00 Brezilya-İrlanda / NTV Spor
00:10 Velez S.-Boca Juniors / NTV Spor
3 Mart Çarşamba
20:00 Türkiye-Honduras / NTV Spor
21:00 Hollanda-Amerika / Futbol Smart
21:45 Almanya-Arjantin / Kanal A
21:50 İtalya-Kamerun / Rai Uno
22:00 Fransa-İspanya / TV8

Puro İle İdman



Maradona alem adam.Ağzında puro ile idman sahasında kalecisi Mariano Andujar'a birşeyler anlatmaya çalışıyor.Futbol dünyasının unutulmaz yıldızı teknik adamlık kariyeride de ilginçliklere devam ediyor.Dünya kupasında Arjantin'den çok Maradona'nın neler yapacağını merak ediyoruz.

1 Mart 2010 Pazartesi

Şili'de Deprem

Suazo

Tello

Milli Takım ve Beşiktaş

Bu ülkede Beşiktaş forması giyiyorsanız milli takımda oynamak için fazla ümitlenmemek lazım.Bir nevi ambargo uygulanıyor.Fatih Terim döneminde forma şansı bulamayan İbrahim Toraman yine milli takım aday kadrosuna çağırılmadı.İbrahim Toraman bu ülkenin değerli oyuncuları arasında.Mevkisinde de en iyileri arasında.Ama nedense bir türlü milli takım formasını düzenli olarak giyemiyor.En iyi olduğu zamanda uzak bırakıldı milli takımda.Hiddink'in gelişi ile aslında hak edenin forma giyeceği bir dönem başlıyacak diye düşünüyorduk.Ama henüz göreve başlamadığı için bu aday kadroyu muhtemelen Oğuz Çetin eski dönem futbolculardan oluşan ve aralara serpiştirilmiş bir kaç yeni futbolcu ile oluşturdu.İnsan düşünmeden edemiyor Sabri kaç maçtır sahalarda yok.Ne işi var aday kadroda.Bazıları yine çıkıp milli takım oyuncusu olmak ve takım oyuncusu olmak ayrı zırvalıklarına ama bu kadar da bariz şekilde birileri kayırıldığı zaman işte bu tez çürüyor.

Kadroya alınan oyuncuların içinde gerçekten bu dönemi en iyi şekilde geçiren ve hak eden insanlar var.Ama nedense Beşiktaşlı bir oyuncunun bu formayı giymesi çok zor gibi gözüküyor.Toraman nezdinde bakıldığında çok iyi bir performans gösterip kadroda yer alamayan oyuncular çoğunlukta.Fatih Terim'in gölgesi düşmüş gibi kadroya.İnsan kendi milli takımından soğuyor böyle durumları görünce.Toraman'ın ağzı ile kuş mu tutması lazım o formayı giymesi için.

Kayserispor maçı sonrası verdiği röportajda bu konuda ki düşüncelerini açıkladı Toraman.Sözleri gerçekten çok ilginçti.Konuşurken gözlerine dikkat ettim ve gerçekten milli takım konusunda çok dolu.O formayı hak ettiği ortada iken böyle bir durumla karşılaşması kendisini çok üzmüş.Sabri gibi Emre Güngör gibi futbolcular kadroda iken Toraman yoksa bu işte bir terslik vardır demektir.Birde Kazım var ki ayrı bir komedi.Bu adam buradan giderken söylediği sözler hiç birilerinin kulağına gitmemiş demek ki hala bu formayı ona teslim ediyoruz.

Hiddink dönemi ile inşallah bu adam kayırmaca dönemi biter ve hak edenin forma giyeceği bir dönem başlar.Aksi halde milli takımdan insan uzaklaşmaya başlıyor.

Geçmişten Bir An

Ramsey'in Şansız Anı