Pedro Rodriguez 22 yaşında bir efsane oldu.Bu akşam Dünya Kulüpler Kupasında attığı gol ile kulup tarihinde 6 turnuvada da gol atan tek oyuncu oldu.Pedro 16 Ağustos 2009'da Athletic Bilbao'ya, İspanya Süper Kupası'nda attığı golle seriye başladı. Ardından Süper Kupa'da Shakhtar Donetsk , 29 Eylül'de Dinamo Kiev'e attığı golle Şampiyonlar Ligi'nde de ilk golüne ulaştı. Ardından 3 Ekimdeki La Liga mücadelesinde Almeria ağlarını sarstı,daha sonra Cope del Rey'de Leonasa'ya 2 gol salladı. Tarihe geçmesini sağlayan golüde bu akşam Atlante kalesine yolladı.
16 Aralık 2009 Çarşamba
Genç Yaşta Efsane
Pedro Rodriguez 22 yaşında bir efsane oldu.Bu akşam Dünya Kulüpler Kupasında attığı gol ile kulup tarihinde 6 turnuvada da gol atan tek oyuncu oldu.Pedro 16 Ağustos 2009'da Athletic Bilbao'ya, İspanya Süper Kupası'nda attığı golle seriye başladı. Ardından Süper Kupa'da Shakhtar Donetsk , 29 Eylül'de Dinamo Kiev'e attığı golle Şampiyonlar Ligi'nde de ilk golüne ulaştı. Ardından 3 Ekimdeki La Liga mücadelesinde Almeria ağlarını sarstı,daha sonra Cope del Rey'de Leonasa'ya 2 gol salladı. Tarihe geçmesini sağlayan golüde bu akşam Atlante kalesine yolladı.
İnönü Teksas'a yasak
İstanbul İl Güvenlik Kurulu'nun aldığı karar ile Bursaspor seyircisi İnönü'deki maçta olamayacak.Bu durum artık sıkmaya başladı.Bir yerde artık komediye dönüştü.Koskoca İstanbul polisi yada güvenlikle alakalı kim varsa İstanbul'a gelecek 1000 kadar Bursalıyı koruyamayacak mı?Beşiktaş taraftarıda ikinci devre Bursa'ya gidemeyecek ve bu böyle daha ne kadar sürüp gidecek.Şampiyonluk yoluna giren bu yolda aldığı sonuçlar ile taraftarını yanında görmek isteyen Bursaspor için bu karar gerçekten kötü oldu.
Ne diyelim artık umutlar bir daha ki seneye.Bu komedi inşallah bir daha ki sene biter.
İddaa Tahminleri
UEFA EUROPA LEAGUE
Avrupa Liginde son maçlar bugün ve yarın oynanacak.Bizler için önemli olan nokta her iki takımımızında bu maçlarının formaliteden ibaret olması.Gönül rahatlığı ile maçları seyredeceğiz.Stres yok sıkıntı yok gruptan çıkmak için kendi maçı dışında başka takımların maçlarınıda takip etmek gibi bir dert yok.Keşke her yıl böyle olsa.Bu yıl ilk kez oynanan Avrupa Liginde kalite tartışılır ama yinede gruplarından lider olarak çıkmayı garantileyen iki takımımızda yoluna devam ediyor.
Şimdi yapılması gereken şey bu son maçta takımların genç oyuncularını görmek için onlara forma şansı vermeleri.Böylesi sonucu önemsiz maçlarda denenmez ise bu genç oyucular acaba hangi maçlar beklenecek.Galatasaray Teknik Direktörü Frank Rijkaar Graaz maçında forma şansı bulamayn oyuncuları görmek için bizlere bir fırsat dedi.Ve sahaya büyük bir ihtimal ile genç oyunculardan kurulu bir kadro ile çıkacak.A2 takımından da takviye yapılacak kadroda gençleri görmek ve ilerisi için fikir edinmek güzel olacak.Hem genç oyuncular için büyük bir deneyim olacak.
Fenerbahçe ise kadrosunda pek genç futbolcu olmayan bir takım.Bakalım onlar sahasında oynayacakları bu son maçta nasıl bir kadro ile çıkacaklar.Daum'un bu konuda her hangi bir demeci olmadı.Ama Daum'u tanıdığımız için aslında biraz fikrimiz var.Yine sahaya ideal ve kadroda bulunan oyuncular ile çıkacak.Belki Abdülkadir'i bu maçta izleme fırsatı bulabiliriz.Genç yetenek diye geçen sene transfer edilen oyuncu daha forma şansı bulamadı.Bu maçta bir ihtimal oynayabilir.
Her iki takımımız içinde hayırlısı olsun diyelim ve ileri ki turlarda başarılar dileyelim.
Delgado'nun dönüşü
Delgado sakatlığından kurtulmuş görünüyor.Takımla birlikte çalışmalara başladı.Muhtemelen Ocak ayında takımdaki yerini alacak.Ondan sonra ise kıyamet kopacak takımda.Acaba hangi yabancı oyuncu gözden çıkarılacak.Bir kaç hafta öncesine kadar gözden çıkarılacak ilk isim Fink olarak düşünülüyordu.Ama oynadığı oyunla artık yerini garantiledi.Ernst ile birlikte orta sahanın değişmez ismi oldu bir anda.Böyle oluncada O'nu göndermek şu aşamada büyük risk olur.
Diğer yabancılarıda incelediğimizde ne Tello'dan ne Bobo'dan vazgeçilebilecek durumda değil takım.Defansın sigortası olan Sivok ve Ferrari ise takımda daha uzun yıllar kalacak gibi.Geriye Holosko ve milyon dolarlık Tabata kalıyor.Holosko önümüzdeki yaz Afrika'da dünya kupasında oynayacak.Bu durumda piyasası daha artacak ve gözden çıkarılması olasılıklar arasında yok.Hem genç olmasıda bunda bir etken.Geriye bir tek milyonluk Tabata kalıyor.
Hangi mantıkla alındığı bilinmeyen 10,5 numara Tabata gözden çıkarılacak gibi duruyor.Ama bu durumda da ortaya bir çok sorun çıkacak.Kulubün kasasından çıkan milyonlar ,futbolcuya ödenen paralar büyük bir beklentiye giren taraftar derken içinden çıkılmaz bir durum olacak.Sezon başında Decolar Quresmalar derken havanda su döven yönetim çareyi Tabata'da gördü.Görüldü ki Tabata bu takımın oyuncusu olamayacak kapasitede.Çok forma şansı bulamadı.Şampiyonlar ligi için alınan bir oyuncu şampiyonlar liginde forma giyemedi.Lig için ise zaten yeterli bir kadrosu olan Beşiktaş'ın bu transferden hem maddi hem manevi olarak büyük bir darbe aldığı ortada.
Şimdi en az zararla bu işin içinden çıkılması gerekiyor.Anlamsız transferler yapılacağına takım içerisinden bu mevkiye oyuncu bulunabilirdi.Ama artık iş işten geçti ve devre arasında olacaklar merakla bekleniyor.
Delgado'nun dönüşü takımda kaptanlık olayınını yeniden gündeme getirecek.Geçen sezon kaptanlık Delgado ve Nobre'ye verilmişti.Ama sezon başından beri kaptanlık bandı İbrahimlerin kolunda.Takım içinde bir sorun olmadan bu kaptanlık olayıda çözülür inşallah.Yabancı bir oyuncuya kaptanlık bandının verilmeside komik bir durum.İbrahimlerin yerine Delgado tekrardan inşallah o bandı almaz.
Carlos Corinthians'ta
Carlos Corinthians'ta.Carlos 4 Ocak'ta Corinthians'a imza atacak ve aynı gün taraftara tanıtılacak.Carlos'un giyeceği 6 numaralı forma bile satışa çıkarılmış.
15 Aralık 2009 Salı
Felipe Melo
Felipe Melo İtalya'da yılın bidonu yani en kötüsü seçilmiş.Allah başarılarının devamını getirsin...Böyle bir ödüle layık görülmek nasıl bir duygu acaba.Ödül töreni için davetiye yollamışlarmıdır acaba..
2010 Dünya Basketbol Şampiyonası Grupları
2010 Dünya Basketbol Şampiyonası Grupları belli oldu.
Ülkemiz C Grubunda Yunanistan , Çin , Rusya , Portoriko ,Fildişi Sahili ile mücadele edecek.Amerika takımının maçlarını İstanbul'da oynayacak olması ayrı bir güzel.O maçlara bilet bulmak baya zor olacak gibi.
Türkiye Ligleri ve Teknik direktörler
Türkiye liglerinde teknik direktörlerin ömrü genelde az olur.Başına geçtikleri takımlarda çok uzun süre kalamazlar.Alınan bir yenilgi sonrası ilk suçlu olarak teknik adamlar görülür ve hemen yollanırlar.Durum böyle oluncada istikrardan dem vuran yöneticiler takımlarında kalırken teknik adamların takımda kalması mucizelere kalır.
Bu gün gazetelerde bir haber vardı , Werder Bremen takımı hocası Thomass Schaaf'ın sözleşmesini 2012 yılına kadar uzattı diye.Thomass Schaaf 1999 yılında Bremen takımının başına geçmiş bir hoca.Yani tam 10 yıldır bu takımın başında.Bu geçen süre içerisinde Bremen takımının Alman liginde bir çok başarısı var.Başarısının yanı sıra başarısız geçen süreleride mevcut.Ama inanılan bir teknik adam , hocasına güvenen bir yönetim ve takımını her durumda destekleyen bir taraftar topluluğu olunca işte böyle uzun süre bir takımı çalıştırmak mümkün olabiliyor.
Ülkemiz ne yazık ki bu konuda sınıfta kakan ülkeler grubunda.Bremen takımı gibi 10 yılı aşan bir süredir takımının başında aynı hoca ile çalışan bir kulubümüz yok.İstenilen başarıya bir kaç maç ile ulaşılabileceğine inanmanın getirisi bu durum.Sezon başı verilen iddalı demeçler sonrası alınan yenilgilerin acısıyla hedef seçilen hocaların yollanması ile tekrar bir hedefe ulaşacağını sanan yönetici profili var ülkemizde.Bazı zamanlar ise işi daha çok abartıp hocaların işine karışıp kadro yapan , aslında takım böyle oynamaz farklı bir taktikle oynamalı diye ukalalık yapan yönetici profili ile dolu bir memleketiz.
Ülkemizde 10 yılını doldurmuş hoca bulmak daha uzun yıllar sonra olabilecek bir durum belkide.Sürekli teknik adam sirkülasyonu yaşanan ülkemizde ismi geçen yerli ve yabancı hocalarda aynı.Başı sıkışan bir büyük takımımızın aklına vizyonu daha geniş tutup farklı bir isim yerine daha önceden takımı çalıştırmış bir isime yönelmeksi ayrı bir tartışma konusu.
Bu sezon başında herkesin malumu olan bir olay yaşanmıştı.Denizlispor başkanı takımın teknik direktörünü oyuncularının yanında eleştirmişti.Başkan yanlış bir adım attığını sanırım şimdi daha iyi anlıyordur.Sezona yeni bir hoca ile başlamak daha sonra onu begenmeyip yerine birini getirmek onuda oyuncularının yanında eleştirmek ve şimdi düşülen durum.Bu konuda düşünmesi gereken kişiler yöneticiler.Yönetici profilimiz değişmek zorunda.Aksi takdirde ne istediğini bilmeden sadece günü kurtarmak adına yapılan hoca değişikliği takımlara yaradan çok zarar veriyor.Bunun örnekleri ligimizde mevcut.
Avrupa'da kulupler bir kurumsal şirket mantığıyla hareket ediyor.Ülkemizde ise tamamen duygusal olarak kulüplerimiz yönetiliyor.Hatayı sürekli başkalarında aramakla zaman kaybeden kulüp yöneticileri gerçekleri böylelikle gizleyebildiklerini düşünüyor.
Thomas Schaaf Almanya liginden sadece bir örnek , Avrupa liglerinde bunun bir çok örneğini görebiliriz.İngiltere ligi bize bu konudaen somut örneklerin verileceği ligdir.
Teknik adamların çoğu zaman eleştirldiği en önemli konu gençlere gerekli önemi vermediği konudur.Başarıyı hemen isteyen kulupler bu konuda teknik adamlara haksızlık yapıyor.Eğer bir oyuncuyu kazanmak için ona yeterli zamanı vermezseniz o oyuncuyu kazanamazsınız.Ama ilk hedefi şampiyonluk olan büyük kuluplerimize bakınca görüyoruz ki alt yapısından yetişip kulüplerinde forma giyen oyuncumuz az.Bu konuda en az suçlu olanlar teknik adamlar.Eğer o genç oyuncuyu oynatsa takım yenilse ayrı bir eleştiri , oynatmasa ayrı bir eleştiri.
Bir Barcelona gerçeği var ortada.Aslında bir belgesel tadında bir takım.Alt yapısından yetişen oyuncular , uzun süre takımda forma giymiş ve daha sonra takımın başına getirilmiş genç bir hoca ve inanmanın verdiği başarılar ortada.Düşünmek lazım acaba hangi büyük takımımız böyle bir riske girerdi.Hangisi takımın başına böyle deneyimsiz ama kendisine inanılan bir hocayı takım başına getirirdi.Denenen bir durum aslında ülkemizde ama yeterli zaman ve fırsatlar verilmedi hocalarımıza.Rıdvan Dilmen , Oğuz Çetin , Rıza Çalımbay vs gibi hocalar ülkemizde büyük takımlarımızda hocalık yaptı ama ömürleri bir kaç hafta ile sınırlı kaldı.Kendilerine güvenilmedi.Sanki her yıl şampiyon olan bu takımlar sabredmeyi beceremedi.
Uzun lafın kısası ; ülkemizde teknik adamlara ne yazık ki yeterli süreler verilmiyor.Onları aldıkları bir galibiyetle yüceltip daha sonra aldıkları bir yenilgi ile yerin dibine sokuyoruz.
Fatih Altaylı'nın deyimiyle ; ne zaman adam oluruz , teknik adamlarımıza güvendiğimiz ve onlara yeterli zamanı tanıdığımız zaman...
Nihatı Gören Var mı?
Beşiktaş ta 6 sezonda çıkmış olduğu toplam 144 lig maçında 65 gol attı ve bu performansının sonucu olarak ispanyanın orta sıra takımlarından olan Real Sociedad takımına transfer oldu. Transfer olduğu ilk sezonda fazla forma şansı bulamadı ama diğer sezonlarda takımda ilerde ki partneri Kovacevic ile birlikte yakalamış olduğu uyumla birlikte socieadad ın en önemli futbolcusu oldu ve burada 4 sezonda 145 maçta 71 gol attı ve bu zaman içerisinde 2004 yılında İspanya da yılın futbolcusu seçildi. 2006 yılında sözleşmesinin bitmesiyle birlikte Villarreale transfer oldu ve daha önce yaşamış olduğu sakatlıktan dolayı burada eskiye nazaran çok başarılı olamadı ve çıkmış olduğu toplam 54 maçta 34 gol attı.
Buraya kadar Nihat Kahvecinin kariyerinden bahsettik geçmişi bu kadar başarılı olan Nihat Beşiktaşa transfer olduğu zamandan beri 16 hafta da sadece 1 gol kaydetti. Performansının kötü olmasının sebebini ilk olarak sezon başında yapmış olduğu 28 günlük askerliğe bağladılar kondisyonun yeterli olmadıgını söylediler ama aradan geçen 16 hafta da Nihatta değişen hiç birşey yok sanki gol atma özelliğini kaybetmiş ve maç oynanırken 1 gol atayımda üzerimde ki baskı kalksın diye aceleci davranması, sanki ilk defa büyük bir takımda oynuyormuş gibi bir görüntü çizmesi Nihata olan güvenin ve sabrın günden güne azalmasını ve takımda ki Beşiktaşın çocuğu sıfatını kaybetmesine dogru gidiyor. Nobre için söylenen bir söz var: '' Metin,Ali,Feyyazın olmadığı yerde Nobre ye golcü derler'' diye aman Nihat artık kendine gel ve sen de böyle sözler duyma sana yakışmıyor bu halin.
14 Aralık 2009 Pazartesi
Katalonya-Arjantin
Johan Cruyff bildiğimiz gibi geçtiğimiz günlerde Katalonya milli takımının başına geçti.Aslında FİFA tarafından tanınmayan bir takım Katalonya takımı.Ancak özel maç yapılmasına izin veriliyor.Johan Cruyff 22 Aralıkta oynanacak bu maç için kadroya bir çok ünlü futbolcuyu davet etmiş.
Katolonya takımının kadrosu şu isimlerden oluşuyor ;
RCD Espanyol: Corominas, Verdú ve Moises Hurtado.
FC Barcelona: Valdes, Carles Puyol, Xavi Hernandez,
Gerard Pique, Sergio Alves ve Bojan Krkic.
Deportivo: Sergio Gonzalez ve Albert Lopo.
Getafe: Jordi Codina.
Valencia: Bruno Saltor.
Sevilla: Fernando Navarro.
Racing: Oscar Serrano.
Real Betis: Sergio García.
Villarreal Joan Capdevila.
Arsenal: Cesc Fabregas.
Ajax: Gabri ve Oleguer Presas.
Turkcell Süper Lig 16. Haftaya Bakış
Turkcell Süper Lig'de 16.hafta maçlarını da tamamladık.İlk yarının bitimine az kaldı.Oynanan maçların analizini birde biz yapalım kendimizce.
Liderden başlamak gerekirse Kayserispor bu haftayıda lider kapattı.İstanbul deplasmanından yenik duruma düşmesine rağmen 3 puan almayı bildi Kayserispor.Golcüsü Makukula yine sahneyi çıktı ve gol sayısını 13 yaptı.Makukula'nın bu yükselişi Kayserispor'un geçen senelerde olan gol sıkıntısını çözmüş görünüyor.
Fenerbahçe seyircisiz oynadığı Ankaragücü maçını zorda olsa almayı bildi ve 3 haftadır alınan yenilgilerin üstü örtülmüş oldu.Hakemin göremediği birde Ankaragücünün golü var ki o gol verilse şuan durum daha farklı olurdu Fenerbahçe için.Ankaragücü ise maça baya diri başladı ve gollerde buldu ama biraz şansızlık birazda beceriksizlik eklenince puan veya puanlarla dönme şansını tepmiş oldu.
Galatasaray için işler şimdilik istenilen gibi gitmiyor.Alınan 2-3 lük galibiyet sadece günü kurtarmış gibi duruyor.İleri uçta Baros'un olmayışı takımı gerçekten olumsuz etkilemiş gibi duruyor.Defansının ve kalecisinin acemice hataları bu hafta Galatasaray'a pahalıya patlayabilirdi.Antalyaspor açısından ise 2-0 öne geçilen ve sonunda kaybedilen bir dramatik maç olarak hafızalara girdi.Tıpkı geçen sene ki Beşiktaş maçı gibi bir maç oldu.Mehmet Özdilek ve oyuncuları ligin kısıtlı imkanlarla birşeyler yapmaya çalışan mütevazi takımı.Ama buna rağmen geçen seneden daha iyi bir performans sergiliyorlar.
Trabzonspor için güneş doğmaya devam ediyor.Şenol Hoca yönetiminde çıkılan ikinci maçtanda 3 puan alan Karadeniz ekibi için bu haftaki Fenerbahçe maçı daha bir önemli oldu.Şenol Hoca'nın takıma bir özgüven verdiği ve devre arasında işlerin Trabzon için daha iyi olacağını umut ediyoruz.Denizlispor açısından işler hiç iyi gitmiyor.Teknik direktör değişikliğide takıma her hangi bir fayda sağlamamış durumda.Ligden düşmeye en büyük aday konumununda horozlar.Devre arası onlar içinde artık lige asılma ve alınacak her puanın altın değerinde olacağı bir ikinci devre olacak gibi.Ama yukarıda takımlarla şimdiden ciddi sayılabilecek puan farkları oldu.
Sivasspor haftayı galibiyetle kapatan bir diğer takım oldu.İlk yarısı başka bir mevsimde ikinci yarısı karlar altında oynanan maçta Eskişehiri yenmeyi başardı.Sivasspor için altın değerinde bir üç puan oldu.Geçen seneki yükselişinden sonra böyle sıkıntı çekmeleri onlar açısından alışık olunmayan bir durum olabilir ama Sivas takımı artık bir düzen içine girecektir.Muhsin Hoca'nın devre arasında bizlerin ilgiyle izleyeceği bir Afrikalı genç yetenekleri takıma katmasıda şaşırılmaması bir durum olur.Eskişehirspor ise ligin inişli çıkışlı grafik çizen takımı.Galibiyet seriri yakalama amacıyla gittiği deplasmandan yenik ayrıldı.Maç sonunda Rıza Hoca forvetlerin yetersiz olduğundan bahsetmiş.Ama kadrosunda Ümit , Mehmet ,Youla gibi forvetler var.Bu oyuncuların yanı sıra Burak ve genç oyunculardan kurulu bir takım.Ligin sıradan bir takımı olmak yerine daha dişli ve üst sıralar için oynayan bir takım olmasını bekleriz Eskişehirden.
Gençlerbirliği-G.Antep maçı ise tipik bir beraberlik maçıydı ve maçta böyle bitti.Thomass Doll yönetiminde ki Ankara ekibi ligin dişli takımlarından oldu.Alman Hoca'nın takıma katkısı çok fazla.Buda sezon başında ne kadar doğru karar verildiğini gösteriyor.Antep takımıda çıkış arayan ve devrenin sonuna gelindiği şu haftalarda daha üst basamaklarda yer almak isteyen bir takım.Ancak Antep ekibinde Brezilyalı oyuncuları dışında fark yaratan pek bir oyuncusu yok.Bu durumda onların daha farklı bir takım olmasını engelliyor.
Beşiktaş'a gelince ; artık yeni bir seri yakalama peşindeler.Sekiz hafta süren galibiyet serisinden sonra üst üste ikinci beraberlik maçı oldu.Yine umulmadık takımlara kayvedilen puanlar ve yanlış çıkan hesaplar.Gol yollarında kısır bir takım ve hala gol atamayan golcülerden medet uman bir hoca.Artık birileri bu futbolculara golcü olarak bu takıma alındıklarını ve onlardan beklentileri anlatmalı.Manisaspor açısından bit büyük takımdan alınmış bir puan değerli bir puandır.Manisa ekibi geçen haftayı bay geçen bir takımdı.Yorgunluk falan yoktu üstlerinde ama Beşiktaş özellikle ilk yarı Manisasporu boğdu.Manisaspor için ligde pek tehlike çanları şuan için çalmıyor ama bu futbol ile sezon sonu nerde olurlar bilinmez.
Diyarbakır-Kasımpaşa maçı için denilecek tek şey Kasımpaşa için yazık oldu.Maçın bitimine az süre kala öne geçip daha sonra acemice bir hareket sonucu penaltıdan gol yemek.Penaltıda kaleci biraz şanslı olsa o top gol olmayacaktı.Diyarbakır maçları bu sezon olaylı geçecek anlaşıldı.Kartlar havada uçtu.Bu kadar sinire ne gerek var anlamak mümkün değil.Hele rakibine tokat atmak anlamsız bir durum.Cenk İşler için söylenecek çok söz var aslında.Ligin Evliya Çelebisi oldu çıktı.Ama her gittiği takımda da gollerini atmaya devam ediyor.Aktif futbolcular içinde en golcü futbolcu konumumda ve bu haftada bir gol atmayı başardı.
HAFTANIN TAKIMI
Kayserispor
HAFTANIN TEKNİK DİREKTÖRÜ
Tolunay Kafkas
HAFTANIN EN GÜZEL GOLÜ
Bobo
HAFTANIN OLAYI
Antalyasporun 2-0'dan maç kaybetmesi
Valencia Dominguez ile anlaştı...
Valencia ilk transfer bombasını patlattı.Rubin Kazan'dan Dominguez'i renklerine kattı.Valencia forvete dönük orta saha oyuncunu bugün sağlık kontrolünden geçirdi.
Dominguez Rubin Kazan formasıyla şampiyonlar liginde iyi maçlar çıkarmıştı.Ama La Liga Rusya ligine göre daha cazip gelmiş olacak ki apar topar İspanya'nın yolunu tuttu.
Barcelona Dubai'de
Dünya Kulüpler Şampiyonası için Dubai'ye gelen Barca bu kupayıda alıp yeni bir dünya rekoru kırma peşinde.Turnuvanında bir numaralı favorisi zaten Barcelona.Turnuvaya yarı finalden itibaren katılacak Barcelona.
Sporting Gijon-Sevilla meydan savaşı *2




Holigan her yerde aynı.Sadece maç izlemek için statlara akın eden insanları tribünlerden soğutmaktan başka bir şeye yaramıyor bu olaylar.

Daha önceki konumuzda olayların haberini vermiştik.Şimdi ise olayların çıktığı yerde ki fotograflarla konunun ciddiyetini görebiliyoruz..