
George Best futbol dünyasının efsanelerinden biri.1960'lı yıllarda bir butikte çekilmiş bir fotograf.



Geçen haftanın verdiği gaz ile çıktığımız deplasmandan ne yazık ki boynu bükük ayrıldık.Takım dün akşam tanınmayacak bir haldeydi.Gaziantepspor forvetleri biraz akıllı ve becerikli olsa fark daha da büyüyebilirdi.Takımın en iyisi Rüştü olduğuna göre bu tezimizde çok haklıyız.Sezon başından beri güven veren ve ligin enaz gol yiyen ekibi olmamızı sağlayan defansımız ne yazık ki ilk yarıdaki performansından oldukça uzak.Akıl almaz hataların yapıldığı bir defans oldu.Ferrari'nin olmayışı defans anlayışımızı oldukça kötü etkiledi.
Yenilen ilk golde Ekrem ile başlayan hatalara Sivok2un yer tutamayışı eklendi ve golü kalemizde bulduk.Ekrem gibi yetenekleri kısıtlı ve yanlızca mücadele gücü ile ön plan çıkan bir oyuncunun böyle bir hata yapması açıklanabilir bir durum değil.Rakip kendi defans önünden bir hava topu atıyor ve zamanlamayı iyi yapamiyorsunuz.Kısıtlı olan yetenekleriniz burda bari işe yarasın.Beşiktaş'a yakışmayan oyuncuların içinde yer alıyor malesef Ekrem Dağ.
Orta alanda Ernst ve Fink ikilisi artık eski güçlerinde değiller.Ernst orta alanda yükü tek başına omuzluyor.Ernst makine gibi işleyen bir takımda ancak yıldız olabiliyor.Geçen sene ki gücü ve performansı ne yazık ki ligin ikinci devresinde yok.Fink içinde aynı şeyler söylenebilir.Fink , Ernst ile iyi bir ikili oldu ama ne yazık ki yetenekleri bir yere kadar olan bu oyuncu bir yerden sonra düşüş içine girdi.Bu ikili Beşiktaş orta alanı için kritik iki isim.Bu iki oyuncu iyi olduğunda takım gerçekten farklı bir havaya bürünüyor.
Forvet çokluğu var aslında takımda.Ama yanlızca kartvizitlerinde golcü yazan isimler bunlar.Forvetler içinde en golcüsü Bobo,diğerleri bir gol atabilmişler ligin bu kadar geçen haftasında.Nobre diye bir oyuncu nasıl olurda bu takımda forma buluyor şaşılacak bir iş.Sanki normal bir gol atabiliyorda artistlik vuruşları kusur kalmış gibi vuruşlar deniyor.Saha içinde arkadaşlarını televizyonda bizleri deli ediyor.Bu kadar basit golleri kaçır ve üstüne milyon dolarları al.Ne ala memleket be.Kıt adamlardan oluşan bir kadromuz var ne yazık ki.Gol atamayan golcüler ile ligin en az gol atan takımı olacağız.Geçen senenin en çok gol atan takımı bu sene gol atamıyor.
Artık önümüzde derby maçı var.Bu maç kaderimizi bellirleyecek bir maç.Herşey gelecek hafta belli olacak.Ya tamam diyeceğiz ya da az da olsa devam eden şansımızı kullanacağız.



Sinan Engin , Yıldırım Demirören'nin bir numaralı adamı gibi.Ne zaman başı sıkışsa Sinan Engin konu koru altına alıyor ve gündemi başka yerlere çekiyor.Transferde hata yapılır suçlu yönetim ve başkan değil hoca olur , tribünden tepki gelir tribünler ile oynamaya başlar.Sinan Engin , Beşiktaş tribünlerinin büyük bir bölümü tarafından sevilmeyen bir adam.Televizyon programında bile mevzu Beşiktaş iken araya Aziz abisini sıkıştırmayı bilir.Şimdi durduk yere Sinan Engin muhabbeti nerden çıktı diyeceksiniz.Beyefendi gazetelere konuşmuş."“Siyah-Beyazlı camiada istediğim zaman görev alabilirim"demiş.
Bizlerde Sinan Engin gelse bizi kurtarsa diye yanıp tutuşuyorduk.

Fifa'nın resmi sitesinde yayınlanan bir yazıda Batuhan geleceğin umut veren genç futbolcuları arasında gösteriliyor.Bu durum hem futbolcu hem Beşiktaş için güzel bir haber.Ama ne yazık ki işin bir başka tarafı var.Ne yazık ki Batuhan kendisinden beklenenlerin aksi yolda gitmeye ısrarla devam ediyor.
Kendisini yetiştirmek adına yapılan o kadar emeğe ihanet edercesine vurdumduymaz tavırlar içinde.Sezon öncesi kiralık verildiği takımdan geri geldi,daha sonra geçirdiği sakatlık sonrası uzun süre idman dahi yapamadı , takımda yeterli forma şansını bulamadı.Bazı yaşadıkları olaylar kendi şansızlığı olabilir.Ama bir yerde artık Batuhan futbolcu olduğunu hatırlamalı ve kendisinden beklenenleri yapmalı.En azından bu yolda bir gayret içine düşmeli.
Geçen sezon Mustafa Denizli'nin göreve gelişi ile söylediği sözlerin pişmanlığını yaşıyor olabilir.Sezonu Eskişehir forması ile aslında iyi bir performans ile tamamlamıştı.Rıza Hoca'nın yanında iyi bir dönem geçirdi.Herkes bu sene Batuhan'ın çok farklı olacağını ve takımda kalıp en azından oyunun sıkıştığı bölümlerde oyuna dahil olmasını bekliyordu.
Batuhan , Beşiktaş'ta oynadığını ve buranın diğer takımlardan farklı olduğunu bilmeli.Rıza,Metin,Sergen,Ali gibi yıldızların çıktığı alt yapımızın umut bağladığı bu kardeşimiz inşallah Fifa'nın yazısında bellirtiği gibi önemli bir futbolcu olur.Ama bir an önce bu kaprisli ve vurdumduymaz tavırların içinden sıyrılması gerekiyor.

Sezon öncesi geçirdiği sakatlık sonrası sözleşmesi önce devre arasına kadar dondurulan Delgado'nun daha sonra fayda sağlanamayacağı için sözleşmesi sezon sonuna kadar dondurulmuştu.
Delogado bu günlerde süpriz bir transfer haberi ile gündemde.NTVSPOR'un haberine göre Delgado Katar'ın Al-Wasl takımı ile anlaştı.Menajeri olan babası sayesinde bu transferi gerçekleştirdiği söyleniyor.
Bu adam madem oynayabilecek bir durumda neden kadroda yer almıyor.Sakat ise neden kiralık olarak bir takıma gitmesine izin veriliyor.


Belki de şansı tutmuyor.(sabah gazetesi)
Bu yazıdan sonra insan ne desin ki.Ülke futbolunda temiz kalmayı başarmış ender futbolculardan biri olan Şifo Mehmet'e karşı olan bu cümleler ne anlama geliyor diye kendisine sormak lazım.Şifo Mehmet'ten sonra iki camia Beşiktaş ve Antalyaspor zan altında bırakılmıyormu.Fikri neyse zikri de oldur misali Levent Tüzemen içindekileri döküvermiş bir çırpıda.Ne yazık ki açık açık yazacak yürek bulamamış kendinde.Bir nevi şike iddası biçiminde olan bu cümleler neyi ve kimi hedef alıyor ortada.
Kupa maçına onca eksikle gelen ve buna rağmen turu geçen Antalyaspor'u tebrik etmek ve başarısını övmek duruken kuyuya taş atıyor.Kim çıkarırsa çıkarsın diyor.İşlerine gelince Anadolu kulüpleri başarılı olsun işlerine gelmeyince kendi takımlarının kalemşörlüğünü yapsınlar.Medya artık değişmeli.


Copyright © teknik diktatör. All rights reserved. Blogger templates created by Templates Block
Powered by Blogger. Designed by ![]()