diyarbakırspor etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
diyarbakırspor etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Aralık 2010 Cuma

Reklam Arası

Disiplin kurulu olaylı maçın cezasını kesti.Beşiktaş'a tarafsız sahada seyircisiz oynama cezası verdi.Bu seyircisiz ve tarafsız sahada oynanacak maçladan bir tanesi Gaziantepspor maçına diğeri ise kupa maçına denk geliyor.Ligde Gaziantepspor maçının İnönü'de oynanaması ile tarafsız sahada seyircisiz oynanaması arasında çok fark olacaktır.Çok iyi giden ve bir seri yakalama peşinde olan takımımız bundan inşallah olumsuz etkilenmez.

Kararın açıklanmasından sonra taraftar sitemizde bir konu başlığı açıldı.Seyircisiz maçın Diyarbakır'da oynanması yönünde bir tartışma açıldı.Aslında konu olarak güzel ve mantıklı olan bu davranışın arkasında biraz reklam kokan bir durum var gibi.Bir Beşiktaşlı olarak bu saçma durumun inşallah olmamasını temenni ederim.Beşiktaş taraftarı ırkçılığa sürekli olarak karşı çıkmış bir taraftar grubu.Bu konuda kimsenin bir şüphesi yok.Ama seyircisiz oynanacak bir maçın neden Diyarbakır'da oynanmasını isterler ayrı bir soru işareti.Irkçılık yada başka nedenlerden dolayı maç Diyarbakır'a almak istemek reklamlık bir hareket gibi geliyor.O bölge insanına bir mesaj vermek isteniyorsa bunun verilmesi için başka yollar denenebilir.Taraftarlar arasında olan bir durumu koca Beşiktaş'ı alet etmeye gerek yok.İlla mesaj vereceksen bir maç öncesinde Diyarbakırlıları alır kazanda iki bira içer maça götürürsün ve biz dostuz dersin.Bu istegin Bursa maçından sonra olmasıda çok ilginç bir durum oluşturdu.Bursa seyircisine bir mesaj vermek için mi isteniyor acaba...


17 Mart 2010 Çarşamba

Federasyon'un Sınavı

Galatasaray-Ankaragücü maçı sonrası kapalı tribünde yaşanan bir olay sonucu bir taraftar tribünden düşerek yaralanmıştı.O günden sonra olay daha taze iken düşen şahsın Beşiktaş'lı olduğunu ve düşürülmediğini aksine kendisini aşağıya attığını söylemişti.Böylelikle ortalıkta bir bilgi karmaşası oluşmuş ve sanki yaşanan olay doğal bir tribün olayı gibi yansıtılmıştı.Büyük medyamızın koca adamları nedense bu olaya gerektiği gibi önem vermediler.Tribün olaylarından sürekli bahseden medyamız ve spor programlarımız nedense bu olayı es geçmeyi tercih ettiler.Halbu ki bu olaya gerekli önem verilmeliydi.Ne olur ise olsun sonuç itibari ile tribünde yaşanan bir olay.Şahsın hangi takımlı olduğunun bir önemi olmadığı bir ortam.Kaldı ki ailesinin yağtığı açıklamada şahsın uzun zamandır Galatasaray maçlarına gittiğini ve Beşiktaş'lı olmadığını söylemesi olayı biraz daha dikkatli araştırmak gerektiğini gösteriyor.

Beşiktaşlı veya olmaması olayın üstünü örtmeye ve gerekli cezayı vermeyi değiştirecek bir unsur mu? Galatasarayalı taraftarların olaya bakış açısı tamamen kendilerine gelebilecek olan muhtemel bir cezayı örtbas etmekten öte birşey değil.Birçok yerde düşen şahsın alkollü , akli dengesinin yerinde olmadığına kadar ileri gedebilecek söylemler dolaşıyor.Ortada bir araştırma yok iken şahsa yapılan bu ithamlar olayı başka yerlere çekmeye yönelik ifadeler.

Federasyon bu son zamanlarda aslında çok büyük bir sınav veriyor.Önce Diyarbakırspor-Bursaspor maçı ile başlayan bu sınav yine Diyarbakırspor-İBB maçı ile devam etti ve son olarakta Sami Yen'deki bu olay ile tavan yaptı.Şimdi federasyon bu olaya adli bir olay deyip geçiştirecek mi yoksa bu tribünde olan olay ile ilgili bir ceza verebilecek mi bekleyip göreceğiz.

15 Mart 2010 Pazartesi

Federasyon Göreve

Yine Diyarbakırspor yine olaylı bir maç.İki haftadır gündemi meşgul eden olayların merkezinde bir takım , herkes pür dikkat acaba bu maçta bir olay çıkar mı beklentisi içinde.Diyarbakırspor için iyi niyetli insanlar birşeyler yapmak istiyor.İnsanlar o bölge için iyi birşeyler olsun diye adım attıkça yine kendileri kendi iplerini çekiyor.Diyarbakırspor'un şuan içinde bulunduğu durumdan vazife çıkarmaya çalışanlar ise ekranlarda polyanacılık oynuyorlar.Hakem eskileri durumdan vazife çıkarıp maçın tamamlanması gerektiğini söylüyor.Diyarbakırspor'un oynayacağı hiçbir maç artık bir futbol maçı gibi olmayacak.Altından sürekli birileri çıkacak ve işleri pisletecek.Diyarbakırspor başkanı iki haftadır kanalların aradığı bir başkan.Gündem de kimin şampiyon olacağından daha çok acaba Diyarbakırspor ne olacak diye konuşuluyor.Devletin isteği ve sağduyulu Diyarbakırlıların isteği takımın ligde kalması ancak bazılarıda Diyarbakırspor'un bu durumundan yaralanıp kendilerine durum çıkarma peşinde.

Eski devlet adamlarımızdan birisi yasalar bir kere delinse ne olacak demişti , benim memurum işini bilir demişti işte aynı durum.Diyarbakırspor özelinde özel kararlar verilecek şimdi.Devletin valisi bir spor programında hakemi suçlayabilicek durumda kalıyor.Aslında orada sorulması gereken o kadar insanın sahaya inmesine olanak sağlayan güvenlik durumu.Geçen hafta ki olaylı maçtan sonra verilen ceza gerçekten çok hafif bir cezaydı.Bu cezanın daha ağır olması gerekmekteydi.Şimdi ise iki haftadır maçları tamamlanmayan bir takım var ortada.Burada futbolcular en günahsız kesim.Sezon başından beri alın terleri birileri yüzünden heba oluyor.

Kaos ortamlarında işini iyi yapan insanlar , bu durumu en iyi şekilde yöneten insanlar gerçek yöneticilerdir.Ama ne yazık ki bizler hala yönetici kavramını kavrayamamış bir toplumuz.İlk maçın üstünden çok zaman geçti üstüne ikinci bir maç oldu.Eğer ceza ilk maçın hemen akabinde verilseydi belki bu açıklanacak ceza caydırıcı olabilecekti.Ama cesaretli bir yönetim ve yönetici olmayınca ikinci bir vakaa olabiliyor.

Futbol federasyonu bir teknik adam için aylarca bekledi şimdi bu iki maçın kararını vermek için ne kadar bekleyecek.

12 Mart 2010 Cuma

Turkcell Süper Açılım Ligi

Diyarbakırspor'un cezası belli oldu.Diyarbakırspor'a 3 maç seyircisiz ve tarafsız sahada oynama cezası bunun yanı sıra 40bin lira para cezası verildi.Şimdi bu cezanın kimine göre hafif kimine göre ağır olduğu tartışılacaktır.Diyarbakırspor'a konumu nedeni ile özel bir uygulama yapıldığı açık.Devletin yaptığı açılımın futbol versiyonu Diyarbakırspor üzerinden uygulanmaya çabalanıyor.

Diyarbakır'da ki olayların futbol ile alakası olmadığını düşünenlerden biriyim.Oradaki olayların çıkmasında taraftardan daha çok bazı kesimlerin (bu kesimin ne olduğu belli)işine yarayacağı belliydi.Bütün şehir aslında bu maça kilitlenmişti.Ama her ne olursa olsun sahada hiç bir suçu olmayan futbolculara taşlar atmak , onları yaralayacak hareketlerde bulunmanın da cezası bu kadar hafif olmamalıdır.

Türkiye liglerinde her şehirde bizim bilmediğimiz televizyon ekrenlarından veya gazetelerden okuma şansımızın olmadığı bir çok maçta olaylar olabiliyor.Verilen cezalara baktığımızda ise bu ceza ile uzaktan yakından ilgisi yok.Galatasaray-Fenerbahçe maçından sonra Galaatsaray'a 5 maç ceza , İnönü'deki bir maçta sahaya atılan bir kar topu yüzünden sahanın kapanması veya bazen toplasanız süresi bir dakika bile olmayacak küfürlü tezahürat karşısında verilen ağır para cezaları gibi cezaları verende bu yönetim Diyarbakırspor'a 3 maç ceza verende bu yönetim.Kararlarının neye göre alındığı belli değil.Ama bu durumda Diyarbakırspor'un cezasının hafifleyeceği ve itiraz ile belkide 2 'ye inme ihtimali var.

Maç biteli neredeyse bir hafta gibi bir süre olacak.Bu kadar zaman içinde maç ile ilgili bir karar neden verilmez.Federasyonun birinci gündemi olması gereken bir maç ile ilgili karar bu kadar süre içinde verilmeliydi.Uefa ve Fifa kendi organizsayonlarında yapılan hatalar için cezaları maçın üzerinden 48 saat geçtikten sonra bile verirken bizim federasyonumuz sanki olayları görmemiş gibi bir tavırla sadece olan biteni seyrediyor.Ortalıkta çıkması muhtemel kararların dolaştığı ve insanların kafalarının karışmasına neden olacak haberlerin dolaştığı bir ortamda daha erken karar vermeleri gerekiyor.

7 Mart 2010 Pazar

Süper Lige Süper Koruma




Dünkü olaylı maçtan sonra Bursaspor kafilesi bu şekilde havaalanına doğru götürüldü aslında kaçırıldı demek daha doğru bir ifade olur.

Maçtan sonra bir kaç kanalda bu maç ile ilgili yorumlar vardı.Yorumların hepsi ilk maçta birleşiyordu.İlk maçta çıkan olaylardan dolayı her iki tarafıda suçlayanlar oldu.Ama nedense hiçbir ulusal kanalda ve internet sitelerinde maç başında istiklal marşımızın ıslıklandığı haberi yoktu.Bilinçli bir şekilde bu haberin atlandığını düşünüyorum.Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde bir memlekette milli marş ıslıklanması bazıları tarafından bilinçli şekilde gösterilmiyor.

Dün akşam bazı yorumcular Diyarbakırspor'un ligde kalmasını istediklerini çümkü devletin bunu istediğini en üst kademeden en alt kademeye kadar bunun böyle olduğunu söylediler.Futbola siyasi olayların karıştırılmasının sonuçları bundan daha ağır olabilir.Dünkü maçtan sonra artık Anadolu'da oynayacakları hiçbir maçta Diyarbakırspor taraftarı olamayacaktır.Dün kendi iplerini kendileri çektiler.

Hele yöneticilerin ve Güvenç Kurtarın söyledikleri çok komikti.Daha üç gün önce göreve gelmiş birisi yeni camiasına yaranmak için olsa gerek atılan taşlardan benim futbolcuma da geldi ne olmuş yani demeye getirdi laflarını.Bu lafı edebilmek için baya bir taraflı olmak lazım yada kör olmak lazım.

6 Mart 2010 Cumartesi

Artık Çektirin Gidin


Diyarbakırspor - Bursaspor maçı çıkan olaylardan dolayı tatil edildi.Tribünlere gelenler maç izlemek için gelmemiş resmen savaşa gelmişler.Maç öncesi milli marşımızı ıslıklamak ile işe başladılar.Amaçlarını en baştan belli etmişlerdi.Diyarbakırspor için artık bu lig bitmiştir.Artık gelecek sene bank asya liginde birbirlerini yesinler dursunlar.Hatta bu kulübün kapısına kilit vurulsun.Bu lige yakışmayan takımların en başında gelen takım Diyarbakırspor.İlk yarıda Fenerbahçe maçında da vukuatları vardı.

Kendileri ligin ilk yarısında ligden çekiliriz tehtidi yapmışlardı artık bir zahmet çekilin.

5 Mart 2010 Cuma

Diyarbakır'da Gerginlik



Ligin ilk maçında Bursa'daki olaylardan sonra Diyarbakır ile Bursaspor arası açılmıştı.Bir şekilde federasyon ve yöneticilerin devreye girmesi ile bu olay unutulmuş ve yatışmış gibi duruyordu.Ama ne yazık valiler eli ile bu sefer deplasmana gidecek olan Bursa seyircisi şehire alınmayak.Bu olayın kaçış kısımı , çözüm olarak görülmemesi lazım.Diyarbakır cephesi iyi bir organize ile şehirlerine gelecek Bursalı taraftarları karşılayıp misafir edebilirlerdi.Onlarda işin diğer kısmını şiddet kısmını seçmişler ve hazırladıkları pankart ile yarın ki maça hangi niyet ile gideceklerini göstermişler.

4 Mart 2010 Perşembe

Yasak Şehirler

Tribünlerde bazen istenmeyen olaylar olabiliyor.Bazen maçın heyecanı ile bazen ise tahrik edilen insanlar yüzünden bir takım olaylar çıkabiliyor.Bunun sonucunda ise cezalar veriliyor.Ama cezalar nedense toplu halde veriliyor.Olayları çıkaran veya tahrik edenlere değilde nedense suçu olmayan ve tek amacı maç izlemek olan insanlarda arada cezaya maruz kalıyor.

Ülkemizde bazı tribünlerin birbirleri ile geçinemedi hatta varlıklarından bile hiç hoşnut olmadıkları durumlar oluyor.Yöneticiler çareyi deplasmana taraftar götürmeyerek bulup geçiştiriyorlar.Örneğin Bursaspor taraftarı yıllardır İnönü'ye gelemiyor Bşiktaş taraftarıda aynı şekilde Bursa'ya gidemiyor.Koskoca şehri yöneten insanlar o maçlara gelecek ikibin kişiyi koruyamamaktan bahsediyor.Güvenlik tedbirleri alınırken katı davranılıyor ve kestirme yollardan taraftarlara yasaklar konuyor.Bir insanın seyahat etme hakkı insan haklarında bile ilk maddeler arasında yer alırken bir şehire gitmesi yasaklanan taraftar bu şekilde bir sonraki maça daha bir hırs ile hazırlanıyor.

Son olarak Bursaspor taraftarına Diyarbakır deplasmanı valilik kararı ile yasaklanmış.Nedeni ise olay çıkması ve can güvenliği zırvalığı.Sanırsınız ki Diyarbakır güllük gülüstanlık bir şehir , olay nedir bilmezler.Bursaspor için çok kritik bir deplasmana giderken yanında taraftarı olmaması çok kötü bir durum.Son iki haftadır seyircisiz oynamış olacaklar.Şehirin yöneticileri hangi akıl ile bu kararı aldılar ise inşallah vazgeçerler.İlk maçta istenmeyen bir takım olaylar yaşanmış olabilir.Ama bu durumu unutturacak en güzel olay bu maça Bursaspor'lu taraftarların alınıp Diyarbakır'lı sporseverlerin onları karşılaması ile olacaktır.Bir sonra ki sene ne olacak peki.İnsanlar bu durumu unutacak mı?Yöneticilerimiz günü kurtarmak adına bazen işte böyle kararlar alabiliyor.

23 Şubat 2010 Salı

Ziya Doğan İstifa Etti

Diyarbakırspor hocası Ziya Doğan bugün kulübünden istifa ettiğini açıkladı.Sezon öncesi bir haftada takımı kurdu zor şartlar altında olmasına rağmen yinede takımı bir yerlere getirdi.Mücadele eden , pes etmeyen bir takım yarattı.Ekonomik olarak ligin en kötüsü olan Diyarbakırspor ligde aldığı puanlar ile aslında bir çok kişiyi şaşırtmıştı.Tamamen toplama bir takım olan Diyarbakırspor , Ziya Doğan'ın özverili çalışması ile bu günlere geldi.Bu kadar sıkıntılı günler geçiren bir takımda yapabileceğinin maksimumunu yaptı.Ama bu istifa haberinden sonra forumlarda ve bir kaç gazete haberinde bazı Diyarakırsporlu taraftarlar Ziya Doğan'a sallamaya başlamışlar bile.Onlara göre Ziya Doğan olmasa bu takım ligin 8. veya 9. sıralarında yer alacak bir takımmış,Ziya Hoca bu işi becerememiş.İnsanlar nankör olurda bu kadar olur.Bir teşekkür etmek dururken böyle saçma konuşmak ne diye.Bizim atalarımız her duruma göre bir söz söylemiş ya Diyarbakırsporlu bazı taraftarlar içinde aç tavuk kendini buğday ambarında sanarmış lafı cuk diye oturuyor.

2 Şubat 2010 Salı

4 Günlük Transfer




Euloge Ahodikpe , Diyarbakır takımı ile 1,5 yıllık mukavele imzalamıştı.Ama Diyarbakır macerası daha maça çıkmadan bitti.Yanlızca 4 gün süren bir macera.Diyarbakırspor , Ankaragücü'nden Bebe ile anlaşınca Euloge Ahodikpe ile olan sözleşmesini fesh etti ve kendisine yol verdi.Transfer konusunda yapılan bu acemilik ve Diyarbakırspor'un diğer takımların kapı önüne koyduğu futbolculara böyle iştahlı saldırması ve alayını kadrosuna katması çok garip.Süper ligde mücadele edeceksin ve böyle komedi transferler yapacaksın olur iş değil.

Diyarbakırspor'un sezon başından beri yaşadığı sıkıntılar ortada.Ziya Doğan'ın üstün gayreti ile gelebildikleri en üst seviyeye gelmiş durumlar.Ama yinede yapılan bu acemilikler ve gözden düşmüş ne kadar topçu var ise kadroya katma mantığı açıklanabilir bir durum değil.

Yayın ihalesi sonrası tonla para alacak kulüplerin bu paraları nasıl heba ettiklerinin ve edeceklerinin canlı bir örneği Diyarbakırspor.

11 Ocak 2010 Pazartesi

Diyarbakırspor'dan İngiltere Açılımı



Diyarbakırspor İngiltere'de Tottenham takımı ile alt yapı gelişimi için bir dizi görüşmeler yapmış ve karşılıklı görüşmelerde sözler alınmış.Tottenham kulübü Diyarbakırspor'a destek vermekten gurur duyacağını söylemiş.Ülkemizde açılım olurda bunun yurt dışı ayağı olmaz mı.Tottenham takımıda İngiltere'de yaşayan kürt gençleri takıma kazandırmak için çabalayacaklarmış.Ulen sövermisin yoksa sabaha mı bırakırsın.Kendi alt yapını oluşturamayacaksan gidip ingilizden yardım istersin sonra.Elinde forma ile dilenci gibi dolaşırsın kapı kapı aman yardım edin diye.Acaba Tottenham takımına söylemişler mi biz sene başı onlarca adam aldık ama beş kuruş para vermedik,sıkıştığımızda ligden çekiliriz dedik ama yemedi çekilmedik bunlarıda söylemişler mi?