22 Şubat 2010 Pazartesi

Gol Atamayan Takım

Sezon öncesi transfer döneminde bolca isim dolaştı Beşiktaş etrafında.Bir çoğu isim yapmış ve ünlü futbolculardı.Hergün birini transfer ediyor hergün biri ile görüşüyorduk.Bilgisayar başında sabahlayıp her an bir haber olur diye bekliyorduk.O zamanlar bir çok kişi bu transferlerin yerine takıma bir golcü lazım dediği zaman tartışmalar çıkıyor ve susturulmaya çalışılıyordu.Şimdi gelinen durumu gördükçe o zaman ki tartışmalarda golcü değil yıldız lazım , on numara lazım diyenleri görmek istiyorum.

Son bir kaç senedir penaltı atamamaktan şikayet ediyoruz.Suçu bazen hakeme atıyoruz bizlere karşı yanlı olduklarını düşündüğümüz için.Bir yerde bu durum doğru olabilir.Ama genele baktığımızda rakip ceza sahasında tehlikeli pozisyon oluşturamadıktan sonra , rakibi hataya zorlayamadıktan sonra değil penaltı frikik bile kullanamayız.Rakip ceza sahası önüne gelmeyen toplar orta alanda iki ileri bir geri pas trafiği ve kanatlardan atılan şişirilme ortalar ile futbol oynamaya çalışıyoruz.

Forvetlerimize bakıyoruz hangisi iş yapar diye bir tane isim sayamıyoruz.Nobre , Bobo , Nihat , Holosko ve oynamayan Batuhan bu takımın forvetleri olarak gözüküyor.İki hafta önce oynanan Gençlerbirliği maçında bizi kandıran bu takım son iki haftadır gözümüüz açtı.Bu takım gol atamıyor,karambole bir pozisyonda Sivok vuracak gol olacak , Toroman kafa vuracak gol atacak , Fink bir şut çekecek gol atacak diye bekliyoruz.

Ligde 21 maçta 26 gol atabilmişiz.Bu gollerin üçünü Ankaraspor maçından olduğunu düşünürsek sayı 23'e iniyor.Yaklaşık maç başı bir gol ortalaması ile oynuyoruz.Rakiplerimizin kırklı sayıları çoktan geçtiği ligde bizler hala bu durumdayız.Bu çok acı bir durum gerçekten.

1-1 Azalan Umutlar

Dün akşam ki maçın bizler için ne kadar hayati bir öneme sahip olduğunu biliyorduk.Ligin devamında birşeylerin olması ve umutların devamı açısından çok önemli bir maçtı.Dün akşam ki skor ile birlikte artık umutlarımız azaldı ve şampiyonluktan bir adım daha uzaklaştık.

Maça gelicek olursak Mustafa Denizli2nin maça Nobre ile başlaması gerçekten çok anlamsız geldi bize.Nobre sezon başından beri ilk onbirde sahaya çıkmayan yada çok az çıkan bir oyuncu.Bunun yanısıra formsuz bir oyuncu.Dün akşam maçın onbiri açıklandığında Nobre'nin ismini duymak süpriz oldu.Her maç öncesi şapkasından tavşan çıkaran Mustafa Hoca bu kez Nobre'yi tavşan olarak sundu bizlere.İleri uçta aslında aradığımız ve bulabileceğimiz pozisyonlara ilk yarıda girdik.Ama hem şans hem beceri olmayınca topu içeri sokamadık.Sezon başında bu takımın muhakkak bir golcüye ama tam anlamı ile bir golcüye ihtiyacı var diyenleri topa tutanlar şimdi dizlerini dövüyorlar.Rakibi korkutacak ve baskı altına alacak bir forvet oyuncumuz yok malesef.Takım içinde kısıtlı yeteneklere sahip oyuncuların çokluğu takımın hücüm gücünü ve saha içinde ki organizasyonlarınıda etkiliyor.Ekrem Dağ çok özveri ile oynamasına karşılık topu aldığında ne yapacağını merakla izliyoruz.Önce bir kendi ekseni etrafında dönüyor sonra pas atacak yeri arıyor sonra pası verene kadar bir zaman geçiyor.Tabi doğal olarak rakip takımın işine geliyor.İbrahim Üzülmez ve Ekrem Dağ aynı kanatta aynı yeteneklere sahip iki oyuncu olarak oynadı.Bir kanatta iki Üzülmez durumu vardı.Ekrem Dağ kaptanı gibi topu sürüyor ve ne yapacağını kestirmek zor oluyor.

Maçın ilk yarısında hakemin Barış'ı ikinci sarı karttan atması gerekiyordu.Daha maçın başında Neil'in yaptığı arkadan hareketi sarı kart ile cezalandırmadı.Maçın başı olması ve sonu olması kart çıkartmakta bir kriter mi oluyor acaba.

İkinci devrenin başlaması ile birlikte aslında umutluyduk.İkinci yarılarda daha iyi top oynayan bir takım izlenimi veriyorduk sezon genelinde.Dün akşamda aslında aynısı oldu.Rakibi kalemize yaklaştırmadık.Uzaktan atacakları şutlar ile etkili olmaya çalıştılar.Elano'nun şutu ve gol olan pozisyon dışında ceza sahamızda etkili olamadılar.Koskoca Galatasaray korkak bir aslan gibi kapandı.Hani o övünülen aslan sahasından çıkarken iki pas yapamadı.Karambol bir gol bulunca dahada geriye çekildi.Süper yıldız denilen ve Messi ile kıyaslanan Arda sahada "fink" atamadı.

Yediğimiz golde Sivok'un büyük bir hatası olmadı aslında.Topun nereye geleceğini tahmin edemedi ve kontrolsüz bir biçimde top ile buluştu ve hata sonucu golü yedik.

Bundan sonra lig bizim için daha önemli.Alttan Trabzonspor geliyor ve biz puan kaybettikçe umutlanıyorlar.Üstümüzdeki takımlar ile puan farkı açıldı.Mustafa Hoca ligin tayin edici takımı biz olacağız demişti.Öyle de olacak gibi.Trabzonspor'a üst sıraları yakalama şansı verdik ve üstümüzdeki takımları sevindirdik.

20 Şubat 2010 Cumartesi

Batuhan Döndü


Batuhan A2'de erteleme maçında Boluspor'a karşı forma giydi ve iki gol attı.Bu sevindirici bir haber.Artık akıllanmalı ve futbola dönmeli.Kendisinden çok şey bekleyen bir camia ve taraftarı var.Fifa'nın geleceğin yıldızları arasında gösterdiği bir oyuncu Batuhan.Bu seneyi A takımda geçirmesi bekleniyordu.Ama kendisi için kayıp bir yıl oldu.Henüz futbolunun başında olduğu için pek önemsenecek birşey değil.Kendisini futbol olarak ve karakter olarak olgunlaştırması gerekiyor.Sonuçta büyük bir takımda ve beklentilerin herzaman üst seviyede olduğu bir camianın gözbebeği oldu kısa zamanda.Daha futbolcu olarak kendisini kanıtlamadan aslında adına yıldız denildi.Bu durum kendisi belki biraz şımartmış olabilir.

Galatasaray Derbisi

İnönü stadı'na ne zaman gitsem veya ne zaman yanından geçsem aklıma hiç unutamayacağım bir Galatasaray maçı gelir.Halilagiç'in geri pasında Fevzi'nin topa vuramayıp topun aheste bir biçimde gol olmasını unutamam.O unutamadığım maçı 4 arkadaş izlemiştik.Arkadaşlardan biride hasta bir Galatasaraylıydı.O maça beraber gidebilmek için uzun süre dil dökmüştüm arkadaşıma.O sezon bir hafta İnönü bir hafta Samiyen'deydik zaten.Futbol hastası iki dostun ve iki farklı renge gönül vermiş iki dostun güzel anılarıydı o günler.

Maça girmeden önce arkadaşıma giydirmeye çalıştığım siyah-beyaz montum , boynumda ki atkım maçı saatler önce yaşamaya başlamıştım.Stadın önündeki uzun kuyrukta beklerken arkadaşımın bana ısrarla Galatasaray gol atarsa ben ne yapacam diye sorularına karşılık cevabım yeni açık ikinci kattan kapalıya uçarsın cevabım hala dün gibi aklımda.

Maçı çok iyi hatırlamıyorum ama o kendi kalemize attığımız golü çok iyi hatırlıyorum.O andan itibaren sanki dünya bir başka hal almıştı.Yanımda atılan gole sevinemeyen hırsını dönüş yolunda otobüste çıkaracak olan dostum , yanımda ağlamaklı olan bir başka hüzünlü kartal.Maçın sonlarına doğru gelen o golden sonra yaşadıklarım çok farklı duygulardı.Yanı başımda ağlayan yaşça bizden epey büyük olan bir abimiz vardı.Salya sümük ağlıyor bir yandan da Fevzi'ye sesini duyurmaya çalışıyordu.Resmen yıkılmıştı.Bir ana boynuma doğru elini attı omuzuma kafasını koydu ve çığlık çığlık bağırıyordu.Şuan bile o anları yaşar gibiyim.Ben bir yandan kaçıncısını içtiğimi bilmediğim sigaramı içiyor bir yandan da ağlamaklı abiye birşeyler söylüyordum.Maçın bitiş anı ile birlikte koltuğa düşüp orada kaldık.Polis gelip hadi beyler yürüyün bakalım diyene kadar orada öyle kalmıştık.

Unutamadığım bir Galatasaray derbi maçıydı bu.Bir daha da zaten o dostum ile bir Galaatsaray maçı izlemek imkanımız olmadı.Yarın inşallah son gülen biz oluruz.Anılarımıza bir stat anısı daha eklenir ve statdan eve dönüş yolunda eğlenceli anları yazarız.

19 Şubat 2010 Cuma

Chatman'siz Olmadı



Hafta içinde Chatman'da doping tespit edilmesi sonrası sözleşmesi fesh edilmişti.Chatman'sız çıktığımız Teknosa Türkiye Kupası çeyrek final maçında Bornova Belediye'ye yenilerek elendik.Aslında şanslı bir kura çekmiştirk.Efes ve Ülker Fener'i kurada çekmeyerek avantajlı gibiydik.Ama olmadı.

BEŞİKTAŞ COLA TURKA: 80 - BORNOVA BELEDİYESİ: 92

Salon: Yüreğir
Hakemler: Recep Ankaralı, Serdar Ünal, Halil Demir
Beşiktaş Cola Turka: Likholitov 4, Muratcan 14, Engin 7, Newley 18, Arın 11, Haluk 6, Baxter Jr. 16, Adem 4, Flecer, Kerem
Bornova Belediyesi: Shipp 32, Umutcan 7, Mert 1, Brown 14, İhsan 5, Can, Orhan, Çağdaş 1, Elegar 12, Serdar 12, Samet, Nagys 8
1. Periyot: 22-27
Devre: 42-48 (Bornova Belediyesi lehine)
3. Periyot: 53-74

Sergen'den İnciler

Sergen Yalçın medya dünyasına girdiği günden beri antipatik bir hal aldı.Her demecinde Beşiktaş'ı biraz daha yaralıyor.Beşiktaş A2 takımında hocalık yaparken görevi bıraktığında bazı açıklamaları olmuştu.Gençlere önem vermeyen bir Beşiktaş takımı ve teknik heyeti var demişti.Bu söyleminde haklı olduğu yönleri vardı elbette ama ne olursa olsun orada kalıp savaşmalıydı.Savaşmayı değil ama paranın sıcak yüzünü sevdi ve medyaya girdi.

Ntv'de bir programda söyledikleri gerçekten çok ilginçti.İstifa nedenlerini açıklarken gazete , televizyon , idman , maç derken çok yoruluyorum demişti.Bu söylemleri ile aslında işin kolay kısmına kaçtığını itiraf etmişti.

Mustafa Denizli'ye sallamalarına alıştık.Yine sezon sonu görevi bırakmalı demiş.Ama Mustafa Hoca Sergen gibi değil.Türk futbolunda hocalığı , futbolculuğu ve bilgisi ile çok şey katmış bir insan.Sergen gibi birinin her fırsatta Mustafa Denizli'ye sallaması çok garip.Ya yerinde gözü var ya da laf olsun diye konuşuyor.

Geçen gün yine Ntv'de yayınlanan "spor aşkı" programında Arif ile arasında geçen bir diyalogdan bahsetti.Dördüncü sarı kartını görüp tatile erken çıkmak niyetindeymiş koca maç.Aklında takımın galibiyeti yok ama tatile erken çıkmak var.Futbolculuğunda yapmadığı kalmamış , canı istediğinde yıldız bir futbolcu gibi oynamış ama canı istemeyince oynamamış bir oyuncu.

Artık Beşiktaş hakkında ki laflarına bir ara vermeli.Sergen için şuan kimin şampiyon olacağının bir önemi yok.O yüzden şampiyon kim olur diye ahkam kesmemeli.Şampiyon kim olacağını düşünmektense idda kuponu doldursun.

Ben Tek Siz Hepiniz

Atletico Madrid:1 - Galatasaray:1



Süper ligde son haftalarda formsuz bir grafik çizen Galatasaray ve geçen hafta sahasında Barcelona'yı yenen A.Madrid maçından galip çıkmadı.

Aslında eleme usulu maçlarda deplasmanda alınan bir beraberlik ve gol atılarak alınan bir beraberlik iyi bir sonuç olarak görülebilir.

Maç içinde Galatasaray çok tutuk bir görüntü çizdi.Pozisyonlara giren ve değerlendiremeyen A.Madrid ekibi oldu.Sahaya sürecek bir forvet oyuncusu yokluğunda çakma forvetler ile oynamak zorunda kalan Galatasaray takımı ileride top tutamadı ve dolayısı ile pozisyon üretemedi.Buna karşılık forvet hattı çok güçlü olan ve gol yollarının en tehlikeli isimlerine sahip A.Madrid takımı pozisyon buldu ama atamadı.Leo Franco yediği golde hata yapmış olmasına karşılık bir çok pozisyonda kalesinde devleşti.Beklenmedik şekilde iyi bir maç çıkardı.

Caner'in acemi bir şekilde faul yapması sonrası kazanılan atış gol oldu.Rijkaard bu pozisyondan sonra Caner'i cezalandırdı.Oyundan çıkararak yerine Dos Santos girdi.Dos Santos maç boyunca sahada gezinip durdu.Aslında Caner belkide daha verimli olabileceği bir maçta bir hatasından dolayı cezalandırıldı gibi.

Dos Santos genç yaşına rağmen Barcelona takımında oynamasından dolayı isim yapmış bir oyuncu.Ama sahada varlığı ile yokluğu anlaşılmıyor.İsmini duyamadık bile.Her hangi bir şekilde Galatasaray'ın kurtarıcısı olacak bir oyuncu değil.

Bu maçı izlerken hafta sonu oynanacak derbi maçınıda göz önüne alarak izledik.Hafta sonu oynanacak maç bu maçtan çok daha farklı bir maç olacak.Kesin kazanması gereken iki tarafın mücadelesi olacak.Beraberlik her iki takımada yarar sağlamayacağı için bir takım üstünlük kurma çabasında olacak.Mustafa Hoca bu maçı izlerken notlarını sağlam almıştır.Kafasında dolaşan tilkileri pazar günü sahaya sürecektir.

Hafta Sonu Futbol


20 Şubat Cumartesi
13:30 Bucaspor-Kartalspor / D Spor
13:30 Göztepe-Şanlıurfaspor / Yeni Asır TV
14:45 Everton-Man United / Spormax
15:00 Eskişehirspor-Gençlerbirliği / Lig TV
16:30 Nurnberg-Bayern / TRT 3
17:00 Wolves-Chelsea / Spormax
19:00 Trabzonspor-İstanbul BB / Lig TV
21:00 Barcelona-Santander / NTV
21:45 İnter-Sampdoria / NTV Spor
22:00 Paris-Toulouse / Kanal A
23:30 Corinthians-Rio Branco / Spormax
21 Şubat Pazar
13:30 Altay-Rizespor / D Spor
16:00 Aston Villa-Burnley / Spormax
16:00 Bologna-Juventus / NTV Spor
16:30 Freibourg-H.Berlin / TRT 3
17:00 Man City-Liverpool / Spormax
18:00 Marseille-Nancy / Kanal A
19:00 Beşiktaş-Galatasaray / Lig TV
19:30 Portsmouth-Stoke City / Spormax
21:00 Palmeiras-Sao Paulo / Spormax
21:45 Bari-Milan / NTV Spor
22:00 Rennes-Lille / Kanal A
22:00 Real Madrid-Villareal / NTV
22 Şubat Pazartesi
20:00 Dardanelspor-Karabükspor / D Spor
20:00 Fenerbahçe-Bursaspor / Lig TV
22:00 Blackburn-Bolton / Spormax (Premier League)
22:00 Valencia-Getafe / (La Liga)

18 Şubat 2010 Perşembe

Reklam Yıldızı

Milan-Manchester United


Porto-Arsenal



Bu Ne Hal



Song'u bu hali ile kimse tanıyamaz herhalde.Bir reklam flimi için saçlarını boyatmış begenmiş üstüne birde sakallarıda sarı yapmış.Fotodaki duruşu çok anlamlı olmuş gibi.Yanındakilerde baya korkmuş gibi bakıyorlar.

Fabianski Arsenal'i Yaktı



Dün akşam ki Porto-Arsenal maçında tam bir kaleci komedisi vardı.Arsenal kalecisi Fabianski hayatında unutamayacağı bir maç yaşadı.Yediği ilk golde imkansızı başardı.Golü Porto değilde Fabianski kendi elleri ile attı sanki.Ama yediği ikinci golde ki hatası gerçekten komedi oldu.Sol Campell'ın pasını eline alarak geri pasa neden oldu.Bu bir anlık hata kabul edilebilirdi.Ama Fabianski bununla yetinmedi topu kendi elleri ile hakeme verdi ve oyunu başlattı.Kimse ne olduğunu anlamadan gol olmuştu zaten.Portolu oyuncular akıllıca bir iş çıkardılar.Bu gol ve dün gece için Fabianski'ye teşekkür etmeliler.

Derbi Öncesi Değerlendirme

Pazar günü bizim için çok önemli bir maç var.Lige devam yada tamam maçına çıkacağız.Bu maçın sonucunu bekleyen yanlızca Beşiktaş ve Galatasaray taraftarları değil.Ligin zirvesini ilgilendiren bu maçın sonucunu üst sıralara oynayan diğer takım taraftarlarıda merakla bekliyor.Her iki takımında bariz sıkıntıları ve çözemediği sorunları var.

Kaleciler açısından baktığımızda Rüştü ve Franco arasında yetenek ve tecrübe olarak çok fark var.Kaleci açısından üstün olduğumuz ortada.Ama birde ilk maçta olduğu gibi Rüştü'nün inanılmaz hataları var.Rüştü , Beşiktaş forması giydiği günden beri derbi mücadelelerinde kalede kağıt üzerinde güven veren bir isim olmasına rağmen maç içinde bir anda sonucu etkileyen haraketler yapabiliyor.İlk maçta yediği goller maçın sonucunu bir anda değiştirmişti.Franco,Galatasaray'ın belkide en hassas noktası.Kalede pek güven veren bir kaleci değil.Ani çıkışları,dengesiz çıkışları ile heran ceza sahasında bir tehlike olmasına neden olabiliyor.Top sektirmeleri ve yan toplarda ki zaafiyeti ortada.Bunu sonuca çevirebilmek adına top takibinin iyi yapılması gerekmekte.

Defans hattına baktığımızda ise sezonun en az gol yiyen ekibi olarak defans hattımızda Ferrari'nin dönüşü ile bir sorun kalmayacaktır.Ferrari ile çıktığımı maçlarda ki güven ve topu oyuna dahil etmemiz ile Ferrari'siz çıktığımız maçlarda ki durum ortada.Ferrari defansı toparlayan ve kontrol eden bir oyuncu.O yüzden defansımız bu maçta Ferrari ile iyi performans sergileyecektir.Gerçi uzun zamandır maç yapmıyor , maç eksiği var.Ama yinede ligin ilk yarısında ki performansı ile Ferrari'nin ismini bile görmek bir güven veriyor.Aynı pozisyonda ise Galatasaray'da Neil ve Servet ikilisi var.Şuna kadar beraber oynadıkları maç az sayıda.Servet ağır ve dağınık bir futbolcu olmasına karşılık hava toplarında hakim ve gerektiğinde topla rakibe sert müdahaleler yapan bir oyuncu.Servet,topu oyuna sokmakta zorlanan ve baskı yapıldığı anda topu kaybedebilecek bir oyuncu.
Defans hattının kanatlarına baktığımızda ise malesef uzun zamandır bir kronik hastalık olan kanatsız kartal sendromu yine göze çarpıyor.Defansın sağında ve solunda Beşiktaş olarak bizim rakibimize göre eksikliğimiz var.İbrahim Üzülmez'in sol kanattaki yerini alacağını düşündüğümüzde sağ kanattada büüyk ihtimal yine Ekrem Dağ olacaktır.Bu ikili yetenekleri kısıtlı ama özveri ile oynayan iki oyuncu.Gününde olurlar ise takıma katkıları süper ama değiller ise işte ozaman sorun başlıyor.Galatasaray'da ise Sabri bu maça yetişecek gibi gözüküyor.Sabri her ne kadar saha içinde çirkef bir oyuncu olsada takımı için önemli bir oyuncu.Sürati,topla driplingleri ve sert şutları olan bir oyuncu.Kendisi uzun zamandır sakat ve maç eksikliği var.O yüzden tam performans gösteremeyebilir.

Orta sahaya baktığımızda ise teknik oyuncular bakımından ve oyunun seyrini değiştirecek yetenekte oyuncular bakımından Galatasaray'ın üstünlüğü var.Arda,Elano gibi oyuncular orta alanda oyunu ileri taşıyan ve her an tehlike yaratacak oyuncular.Bizde ise bu yükü Tabata üstlenecek gibi.Tabata'nın son maçlarda gösterdiği performans umut versede asıl önemli olan bu maçta neler yapabileceği.Ernt ve Fink ikilisi ise dinamo gibi çalışan ve oyunun her iki yönünü oynayan oyuncular.Ama malesef her ikiside performans olrak düşüş içindeler.Orta alanda bu maçta çok daha fazla çalışmaları gerekecek.

Forvet hattı aslında her iki takımında sıkıntılı olduğu bir bölge.Galatasaray yaptığı trasfer ile güçlendirmeye çalıştığı forvet hattında şuan oyuncu bulamıyor.Gol yükünü omuzlayacak bir oyuncuları yok.Gerçek anlamda bir forvet olmayınca ilk yarının ilk haftalarında gördüğümüz bol gollü maçlar çıkaramıyorlar.Beşiktaş açısından ise işler zaten sezon başından beri iyi gitmiyor forvet hattında.Bobo,Nobre,Nihat,Holosko ne yazık ki gol yollarında ilaç olamadılar.Bu maçta farklı bir durumun olacağını sanmıyoruz.Yine tek forvet ve Bobo ile başlanacaktır maça.Daha sonra oyun sıkıştığı anda Nobre girecektir.Nobre'den gol atmasını bekleyeceğiz.Bu çok acı bir durum.Forvet hattında her iki takımda bu maçta eşit gibi gözüküyor.Şans kimden yana olursa golü o bulacaktır.

17 Şubat 2010 Çarşamba

Tırnak Kontrolü



Bugün güzel fotolardan gidiyoruz bir yeniside bu tırnak kontrolü yapılan an.Bir bayan rugby maçı öncesi hakemin bayan oyuncuların tırnaklarını kontrol etmesi görüntülenmiş.Rugby maçlarında ellerin kolların nereye geleceği pek kestirilemediği için bu kontrolün olması iyi.

Öpeyim de Geçsin



Alman Kicker dergisinin en güzel foto oylamasında bu foto birinci seçilmiş.

9 mayıs 2009 Dortmund-Karlsruhe macindan bir an.Maçın 76.dakikasından sakatlanarak oyundan çıkmak zorunda kalan Nelson Valdez sakatlığını oğluna gösteriyor.Ufaklığın yüz ifadesi harika.Öpeyim de geçsin der gibi bakıyor.

Euro 2016 Statlarımız

Türk Telekom Arena

Eskişehir

Eskişehir

Bursa

Bursa

Olimpiyat Stadı

Konya

Konya

Kadir Has

İzmir

İzmir

Antalya

Antalya

Ankara


Hiddink Resmen Açıklandı



Aylardır teknik adam arayışlarında olan federasyon Hollandalı teknik adam Hiddink ile 2 yılı opsiyonlu 4 yıllık bir anlaşma sağladı.Yardımcılıklarını Oğuz çetin ve Engin İpekoğlu'nun yapacağı Hiddink yanında birde Hollandalı yardımcı getirecek.

Hollandalı teknik adam dünya kupasında daha önce bir çok takım ile başarıya ulaşmış kariyeri başarılar ile dolu bir teknik adam.Bizim için iyi bir tercih oldu.

Sakatlar Ordusu



Barcelona takımı revire döndü.Takımda sağlam oyuncu kalmadı.Bu sakatlara en son Xavi eklendi.Yaklaşık 15 gün boyunca oynayamayacak oyuncu bu dönemde bir lig ve bir şampiyonlar ligi maçında oynayamayacak.Son oynanan A.Madrid maçında daha ilk dakikalarda Keita sakatlanıp oyundan çıkmıştı , ondan önceki hafta ısınma hareketleri öncesinde Dani Alves sakatlanıp oynayamamıştı.

Barcelona her konuda bir ekip olduğunu gösteriyor.Hastalıkta , sağlıkta birarada olan bir ekip oldu Barcelona...